Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6020 E. , 2022/6792 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6020
Karar No : 2022/6792
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği Defterdarlık … Milli Emlak Daire Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacıların babası müteveffa …’ya ait tapunun iptal edilerek Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş olduğundan bahisle taşınmazın iadesine ilişkin 6292 sayılı Yasa çerçevesinde yapılan başvurunun reddine dair … günlü ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; 6292 sayılı Kanunun 7. maddesi ile üçüncü kişiler adına tapuda kayıtlı olup, orman vasfında iken Hazinece orman alanı dışarısına çıkarılarak Hazinenin mülkiyetine geçirilen yerler için ilgililerin başvurmaları ve hak sahipliklerini ispatlamaları halinde bu taşınmazların tapuda eskiden malik görülenlere iade edileceğinin hüküm altına alındığı, davacıların da babalarına ait taşınmazın tapusu mevcut iken anılan taşınmazın Hazinece orman alanı kapsamından çıkarıldığı ve taşınmazın mülkiyetinin öncesinde orman vasfında olması nedeniyle Hazineye devredildiği, dolayısıyla davacıların anılan Yasanın 7. maddesinin 1/a fıkrasının, son kısmında belirtilen “…Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.” hükmü kapsamında hak sahibi olduklarının açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince istinaf başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Dairemizin 11/02/2021 tarih ve E:2017/6132, K:2021/843 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak dava konusu taşınmazın bulunduğu 87100 m² yüzölçümlü parsel … adına kayıtlı iken … Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucu yüzölçümünün 215.160 m²’ye çıkarıldığı ve aynı şahıs adına tapuya kaydedildiği, yapılan parselasyon işlemi sonrası alandaki taşınmazların şahıslar adına kaydedildiği, 1974 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında Göztepe Devlet Ormanı zabıt kaydındaki miktarı üzerinden sınırlandırılarak tapu kütüğüne orman vasfıyla tescil edildiği, bu kadastro çalışmasından sonra da orman sınırları içerisinde kalan parsellerin alım satım işlemlerinin devam ettiği, daha sonra yapılan orman kadastrosu sonrası 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesine göre Göztepe Devlet Ormanının iadesi talep edilen taşınmazların da bulunduğu kısmının orman sınırları dışarısına çıkarıldığı, bu çıkarma işleminden sonra bölgede tekrar arazi kadastrosu çalışmaları yapılarak taşınmazların kadastro ekipleri tarafından eski kayıt malikleri adına tespit edildiği, kadastro mahkemelerinde açılan davalarda yapılan bu kadastronun ikinci kadastro olup yapılan kadastronun yok hükmünde olduğu yönünde kararlar verildiği anlaşılmış olup, hata ile ikinci kere kadastrosunun yapılarak yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı, orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 sayılı Kanunun 45. maddesi hükümlerinin Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün, 1987/31-13 ve 14.03.1989 gün 1988/35-13, 13.06.1989 gün, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edildiği ve T.M.K.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açık olup, bu tür kayıtlarda T.M.K.’nun 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da hukuken uygulama olanağının bulunmadığı, öte yandan; 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinin 1. ve 2. fıkralarındaki düzenlemelere göre iade edilecek taşınmazların; hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazlar olduğu, uyuşmazlıkta ise, önceki kayıt maliklerinin tapu iptal gerekçelerinin 2/B olmadığı ve evveliyatı orman tahdit hudutları içinde olan ve 3116 sayılı Kanun uyarınca Devlet ormanı olarak Hazine adına tescil edilen bir yerin eski tapu kaydına dayandırılarak kadastro tespiti suretiyle evvelki malikleri adına (mükerrer) tapu tesis edilmesinin hukuki değer ifade etmediğinden, taşınmaz 6292 sayılı Yasanın 7. maddesi kapsamında iade edilebilecek taşınmazlar kapsamında bulunmadığından, 6292 sayılı Yasanın 7. maddesi kapsamında iade edilebilecek taşınmazlar kapsamında bulunmayan taşınmazın bedelsiz iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline yönelik İdare Mahkemesi kararında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne ve dava reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, taşınmazın rayiç bedelinin taraflarına ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 23/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.