Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2804 E. , 2022/7162 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2804
Karar No : 2022/7162
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacılar): 1- S.S. … Taksiciler Mot. Taş. Koop.
2- S.S. … Taksiciler Mot. Taş. Koop.
3-S.S. … Taksiciler ve Minibüsçüler
Mot. Taş. Koop.
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/12/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Davalı büyükşehir belediyesi sınırı içinde ticari taksicilik faaliyeti yürüten davacılar tarafından, ticari taksilerin model değişikliğinde 9 yaş sınırı getiren … tarihli ve … sayılı UKOME kararının iptali istemiyle açılan davada; İdare Mahkemesinin dava konusu işlemin iptali yönündeki … tarih ve K:… sayılı kararının Danıştay Sekizinci Dairesinin 23/03/2021 tarih ve K:2021/1752 sayılı kararı ile bozulması üzerine, Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 7. maddesinin (f) bendinde; “Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek,” Büyükşehir Belediyesinin görevleri arasında sayılmış, 9. maddesinde ise; “Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla, büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılacağı ulaşım koordinasyon merkezi kurulur… Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır…” hükmü bulunmaktadır.
5216 sayılı Kanun’un 8. ve 9. maddelerine dayanılarak İçişleri Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan 15/06/2006 günlü Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği’nin 18. maddesinin (d) bendinde ise; UKOME’nin; karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle görevli ve yetkili olduğu; 29. maddesinde ise; büyükşehir belediyeleri dahilinde daha önce il trafik komisyonları ya da valiliklerce alınan karar veya izinlerle elde edilmiş hakların saklı olduğu düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıya alıntısı yapılan hükümlerin değerlendirilmesinden, büyükşehir belediyesi hudutları içerisinde ihtiyaç ve şartlara göre trafik güvenliği ve düzeninin sağlanması için alt yapı hizmetleri, ticari araçların güzergahları, çalışma şekil ve şartları başta olmak üzere kamu yararı ve trafik hizmetlerinin gerekleri doğrultusunda tedbirler almak UKOME’nin görev ve yetkileri olarak belirlenmiştir.
Toplu taşıma araçlarının ulaşımdaki yeri ve önemi dikkate alındığında bu taşıma araçlarından yararlananlar açısından belli bir konforun sağlanmasının ötesinde yararlansın yararlanmasın herkesin can ve mal güvenliği için bir risk oluşturacak nitelikte olmaması gerektiği tartışmasızdır. Bu açıdan, bu araçların teknik özelliklerinin her zaman kontrol edilip gerekli önlemlerin alınması belediyelerin asli görevi olan ulaşım hizmetinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Belediyelerin ulaşım hizmetine yansıyacak her türlü olumsuzluğu giderebilmesi bakımından toplu taşıma işinde kullanılacak araçların teknik özelliklerini dikkate alarak bir yaş sınırı getirebilmesi mümkün ise de, bu sınırın neye göre belirlendiğini ortaya koyan somut bir tespite dayanması yapılan düzenlemenin hukukiliğinin irdelenmesi bakımından önem arz etmektedir. Aksine bir kabul, varsayımlara dayalı bir düzenleme yapılmış olduğu sonucunu doğuracağından hukuken kabul edilebilir değildir.
Olayda, davalı idare tarafından mevcut taksilerin model değişimi için belli bir yaş sınırı getirildiği ve bu konuda idarenin yetkili olduğu açık olmakla birlikte; bu düzenlemeyi gerekli ve zorunlu kılan hususlar ile 9 yaş üstü araçların ulaşımda kullanılmasının ne gibi sakıncalar yaratacağını gösteren bilimsel ve teknik bir raporun işlem gerekçesinde yer almadığı görülmektedir.
Bu durumda, idarenin takdir yetkisini eşitlik ilkesi, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun şekilde kullanıp kullanmadığını somut bir şekilde bilimsel ve teknik bir tespite dayandırmamış olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen kararın bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.