Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3498 E. , 2022/5242 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3498
Karar No : 2022/5242
DAVACI : … Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU :
Ortaöğretim kurumları arasındaki nakil ve geçişlerin, açık kontenjan bulunması ve öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun sınıf seviyesindeki yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılması yolundaki … Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı “Taban Puanı Uygulaması” konulu yazısında belirtilen Bakanlık işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 38. maddesinde düzenlenen nakil ve geçişlerde taban puanın kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin iptali istemiyle Danıştay Sekizinci Dairesi’nin E: 2014/10087 sayılı esasına kayıtlı olarak açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesi’nin ilgili Yönetmelik düzenlemesinin, yarışma esasına dayanan sınav usulünün özünü zedeleyeceği ve adaletsiz uygulamalara yol açarak, ortaöğretim kurumlarındaki sınav usulü ile oluşturulmak istenilen homojen yapının bozulmasına neden olacağı gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği; bu kararın gereğini yerine getirmek amacıyla idare tarafından, ortaöğretim kurumları arasındaki nakil ve geçişlerin, açık kontenjan bulunması ve öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun sınıf seviyesindeki yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılması yolundaki işlemin tesis edildiği, ancak dava konusu bu işlemin Danıştay Sekizinci Dairesi’nin E: 2014/10087 sayılı esasına kayıtlı davada verilen yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kararının amacına ve gerekçesine uygun olmadığı, idarece yargı kararı ile hukuka aykırılığı kabul edilen uygulamaya anılan Bakanlık kararı ile devam edildiği, hukuka ve mevzuata aykırı olan bu düzenlemenin iptali gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Yargı kararı uyarınca işlemin tesis edildiği, taban puanın kural olarak o sınıf seviyesinde öğrenim gören en düşük puanlı öğrencinin puanına tekabül ettiği, Mahkeme kararının uygulanmasına yönelik olarak; taban puan belirlenmesinde Mahkeme kararının uygulanma tarihinin esas alınarak nakil ve geçişlerin yapılmaya başlandığı, bununla birlikte anılan Mahkeme kararına kadar geçen sürede yapılan nakil ve geçişlerde 13/09/2014- 24/03/2015 tarihleri arasında 9. ve 10. sınıf seviyelerinde toplam 376.672 öğrencinin taban puan uygulanmaksızın nakil ve geçiş yaptığı, bunlardan 108.618 öğrencinin son yerleştirme işleminden daha düşük puanlarla okullara yerleştirildiği, o yıl 11. ve 12. sınıf öğrencilerinin şuan mezun oldukları, kimi durumlarda Mahkeme kararının uygulanmasının fiilen ya da hukuken imkansız hale gelebileceği, olayda öğrenime devam eden öğrencilerden en düşük puanı olan öğrencinin puanından daha yüksek taban puanı belirlenirse bu öğrencilerin hukuki durumunun belirsizleşeceği, uygulama ile okullarda kontenjan olmasına rağmen puan yetmemesinden kaynaklanan kontenjanların boş kalmasının önüne geçildiği, kaldı ki; yapılan nakil ve geçişlerin puan üstünlüğüne göre yapıldığı, düzenleme ile öğrenci menfaatinin ön planda tutulduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bozma kararına uyularak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : … Anadolu Sağlık Meslek Lisesi olarak faaliyette bulunan davacı şirket tarafından, ortaöğretim kurumları arasındaki nakil ve geçişlerin, açık kontenjan bulunması ve öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun sınıf seviyesindeki yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılması yolundaki İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı “Taban Puanı Uygulaması” konulu yazısında belirtilen Bakanlık işleminin, Danıştay Sekizinci Dairesi’nin E:2014/10087 sayılı dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararınındaki amacı aşar nitelikte tesis edildiği iddia edilerek iptali istemiyle açılan davada; Danıştay 8. Dairesi tarafından verilen 23.9.2020 tarihli ve E:2016/8079, K:2020/3735 sayılı iptal kararına karşı yapılan temyiz isteminin, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17.1.2022 tarihli ve E:2021/1081, K:2022/2 sayılı kararı ile kabulüne ve dava konusu Bakanlık işleminin iptali yolundaki Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle anılan Daire kararının yeniden bir karar verilmek üzere bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 4. bendinde, Danıştay’ın ilk derece Mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç, 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükmüne yer verilmiş, 50. maddenin 5. bendinde de, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Bu nedenle, İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17.1.2022 tarihli ve E:2021/1081, K:2022/2 sayılı bozma kararı doğrultusunda, İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı “Taban Puanı Uygulaması” konulu yazısında belirtilen Bakanlık işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Dairemizin 23/09/2020 tarih ve E:2016/8079, K:2020/3735 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 17/01/2022 tarih ve E:2021/1081, K:2022/2 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘Temyiz’ başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun ‘İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri’ başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun’un ‘Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar’ başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
MADDİ OLAY :
07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Kontenjan belirleme, başvuru ve değerlendirme” başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde;
“Ortaöğretime yerleştirme puanıyla öğrenci alan ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişler, açık kontenjan bulunması halinde öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılır.” kuralı yer almakta iken;
13/09/2014 tarih ve 29118 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi ile anılan bent;
“Ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişler, öğrencinin okula yerleştirmeye esas puanı dikkate alınarak açık kontenjan bulunması hâlinde puan üstünlüğüne göre yapılır.” şeklinde değiştirilmiş ve taban puan uygulaması kaldırılmıştır.
“… Anadolu Sağlık Meslek Lisesi” adı ile özel öğretim kurumu olarak faaliyet gösteren davacı şirket tarafından söz konusu değişikliğin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Dairemizin 11/02/2015 tarih ve E:2014/10087 sayılı kararı ile; “…Davaya konu değişiklik öncesi nakil ve geçişlerde öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması şartının aranmasının, ortaöğretim kurumlarında yarışma esasına dayanan yerleştirme usulleri ile sağlanmak istenen homojen yapının oluşturulması ve korunması amacına yönelik olmasına karşın; dava konusu düzenleme ile taban puan uygulamasının kaldırılmasının, ortaöğretim kurumlarının homojen yapısının bozulmasına neden olacağı, öğrenci profili yönünden ortaöğretim kurumlarında standardın oluşturulması ve öğrencinin kendi seviyesine uygun olarak, yeteneğinin geliştirmesi suretiyle gerekli bilgi, beceri ve davranışları edinmesi zorunluluğunu ihlal edeceği…” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş; davalı idarenin karara karşı itiraz istemi ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/07/2015 tarih ve YD İtiraz No:2015/388 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Anılan yürütmenin durdurulması kararı üzerine davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından … tarih ve … sayılı işlemi ile yürütmenin durdurulması kararı gereği dava sonuçlanıncaya kadar ortaöğretim kurumları arasındaki nakil ve geçişlerin açık kontenjan bulunması ve öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun sınıf seviyesindeki yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılması gerektiğine karar verilmiş, bu nedenle taban puan hesaplanırken söz konusu kararın uygulamaya konulduğu tarih dikkate alınarak sınıf seviyesindeki en düşük öğrencinin puanına göre yerleştirme yapılması hususu … tarih ve … sayılı işlemle il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine bildirilmiştir.
Bunun üzerine, davacı şirket tarafından, anılan Bakanlık işlemi ile yürütmenin durdurulması kararının gereğinin yerine getirilmediği, yürütmesi durdurulan düzenlemenin yol açtığı adaletsiz uygulamanın devam ettiği, değişiklik yapan düzenlemenin öncesindeki taban puan uygulamasına göre geçişlerin yapılması gerektiği, işlem nedeniyle ciddi anlamda öğrenci kayıpları olduğu ileri sürülerek temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
1739 sayılı Temel Eğitim Kanunu’nun “Genellik ve eşitlik” başlıklı 4. maddesinde; eğitim kurumlarının dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve din ayırımı gözetilmeksizin herkese açık olduğu, eğitimde hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı hükmü yer almış, aynı Kanunun “Fırsat ve imkan eşitliği” başlıklı 8. maddesinde ise; eğitimde kadın, erkek herkese fırsat ve imkan eşitliği sağlanacağı kurala bağlanmıştır.
Yine aynı Kanun’un ortaöğretim kurumlarının düzenlendiği “Kapsam” başlıklı 26. maddesinde ortaöğretimin; ilköğretime dayalı dört yıllık zorunlu örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları ile mesleki eğitim merkezlerinin tümünü kapsadığı, bu okul ve kurumları bitirenlere, bitirdikleri programın özelliğine göre diploma verileceği, ancak mesleki eğitim merkezi öğrencilerinin diploma alabilmeleri için Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen fark derslerini tamamlamasının zorunlu olduğu; “Ortaöğretimden yararlanma hakkı” başlıklı 27. maddesinde, İlköğretimini tamamlayan ve ortaöğretime girmeye hak kazanmış olan her öğrencinin, ortaöğretime devam etmek ve ortaöğretim imkanlarından ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde yararlanmak hakkına sahip olduğu; “Amaç ve görevler” başlıklı 28. maddesinde, ortaöğretimin amaç ve görevlerinin, Milli Eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak, bütün öğrencilere ortaöğretim seviyesinde asgari ortak bir genel kültür vermek suretiyle onlara kişi ve toplum sorunlarını tanımak, çözüm yolları aramak ve yurdun iktisadi sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunmak bilincini ve gücünü kazandırmak, öğrencileri, çeşitli program ve okullarla ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda yüksek öğretime veya hem mesleğe hem de yüksek öğretime veya hayata ve iş alanlarına hazırlamak olduğu, bu görevler yerine getirilirken öğrencilerin istekleri ve kabiliyetleri ile toplum ihtiyaçları arasında denge sağlanacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrası; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” şeklinde düzenlenmiştir.
07/09/2013 gün ve 28758 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin ”Ortaöğretime geçiş esasları” başlığını taşıyan 20. maddesinde; ortaokulu veya imam hatip ortaokulunu bitiren öğrencilerin, ortaöğretime yerleştirmeye esas puanla ve/veya yetenek sınav puanıyla tercihleri doğrultusunda ortaöğretim kurumlarına geçiş yapacakları; ”Kontenjan belirleme, başvuru ve değerlendirme” başlığını taşıyan 38. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; ortaöğretime yerleştirme puanıyla öğrenci alan ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişlerin, açık kontenjan bulunması halinde öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılacağı; kuralı yer almaktayken; 13/09/2014 gün ve 29118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile yapılan dava konusu değişiklik sonrası ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişlerin, öğrencinin okula yerleştirmeye esas puanı dikkate alınarak açık kontenjan bulunması hâlinde puan üstünlüğüne göre yapılacağı kurala bağlanmıştır.
Dava devam ederken, 01/09/2018 tarih ve 30522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürülüğe giren değişiklik ile; Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 38. maddesinde tekrar değişikliğe gidilerek, merkezi sınavla öğrenci alan okulların açık kontenjanlarına, öğrencinin merkezi sınav puanının naklen gitmek istediği okuldaki aynı sınıf seviyesinde yerleştirme sonucunda oluşan en düşük puanlı öğrencinin puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Ortaöğretime geçiş esasları” başlıklı 20. maddesinin dava konusu düzenleyici işlemin tesis edildiği tarihte yürülükte olan halinde; “(1) Ortaokulu veya imam hatip ortaokulunu bitiren öğrenciler, ortaöğretime yerleştirmeye esas puanla ve/veya yetenek sınav puanıyla tercihleri doğrultusunda ortaöğretim kurumlarına geçiş yaparlar.
(2) Herhangi bir örgün ortaöğretim kurumuna yerleşemeyen ya da tercih yapmayan öğrenciler ikamet adresi ve okulların kontenjan durumları dikkate alınarak Bakanlıkça yerleştirilir.
(3) Yetenek sınav puanı ve yerleştirmeye esas puan kullanılarak öğrenci alan güzel sanatlar liseleri ile spor liselerine öğrenci alımı ve kayıt işlemleri Bakanlıkça belirlenen esas ve usullere göre yapılır.
(4) Ortaöğretime yerleştirmeye esas puanının belirlenmesi ve yerleştirmeyle ilgili usul ve esaslar yönergeyle belirlenir.
(5) Ortaöğretim kurumlarına geçişle ilgili başvuru, tercih, yerleştirme ve kayıtlara ilişkin açıklamalar Bakanlıkça her yıl yayımlanacak kılavuz/kılavuzlarda belirtilir, elektronik ortamda yayımlanarak kamuoyuna duyurulur.”; hükmü; “Ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişler” başlıklı 37. maddesinin bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde; (1)Fen, sosyal bilimler, Anadolu ve Anadolu imam hatip liselerine nakil ve geçişler; (2) Mesleki ve teknik Anadolu liseleri, mesleki ve teknik eğitim merkezleri ile çok programlı Anadolu liselerine nakil ve geçişler;
a) Okulların her birinin kendi arasında veya okullar arasında alan/dal bulunmak kaydıyla her sınıf seviyesinde sürekli, alan/dal bulunmaması hâlinde 10 uncu sınıfta alan, 11 inci sınıfta aynı alanda dal değiştirerek birinci dönem sonuna kadar,
b) Bu okulların dışındaki diğer okullardan bu okullara; 9 uncu sınıfta sürekli, 10 uncu sınıfta ise birinci dönem sonuna kadar, 10 uncu sınıf sonunda ise uygulamalı meslek derslerinden yaz tatili süresince yapılacak telafi eğitimine bağlı olarak Yönetmelikte belirtilen süre içerisinde yapılır. Aynı okul bünyesindeki program/alan/dallar arasında geçiş iş ve işlemleri bu fıkra kapsamında değerlendirilir.”
(3) Ortaöğretime yerleştirmeye esas puanla birlikte özel yetenek, mülakat, mülakat ve beden yeterliliği sınavıyla öğrenci alınan alanlar ile sağlık alanlarına diğer ortaöğretim kurumlarından nakil ve geçiş yapılmaz.
(4) Bu okullara, akşam liselerinden nakil ve geçiş yapılmaz.
(5) Ortaöğretim seviyesinde eğitim yapan askerî ve polis okullarından mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu dışındaki diğer okullara nakil ve geçişlerde nakil ve geçiş şartlarını taşımaları kaydıyla birinci fıkranın (b) bendi, mesleki ve teknik ortaöğretim programı uygulayan okullara nakil ve geçişlerde ise ikinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır. Ancak bu okullardan Anadolu liselerine her sınıf seviyesinde nakil ve geçiş yapılır.
(6) Özel ortaöğretim kurumlarından resmî ortaöğretim kurumlarına nakil ve geçişler program uyumuna ve okulların nakil şartlarına göre yapılır. Özel ortaöğretim kurumlarının kendi aralarındaki nakillerde ise 20/3/2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri uygulanır.
7) Birinci ve ikinci dönemin son üç haftasında nakil ve geçiş yapılmaz.” hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari yargı yerlerince verilen kararların uygulanması, Anayasa’da ve kanunlarda yer alan düzenlemelerle teminat altına alınmış olup, kararların gereklerinin değiştirilmeksizin ve geciktirilmeksizin uygulanması hukuk devletinin temel unsurlarındandır.
Mahkeme kararlarının uygulanmasında; gerekçesinin ve idari işlemin niteliğinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
Bir düzenleyici işlemin yargı yerince yürütmesinin durdurulması veya iptal edilmesi, düzenlemeyi tesis edildiği tarihten itibaren hukuk aleminden kaldırsa da, bu hukuki durumun; o düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen ve süresinde dava konusu edilmeyen veya dava konusu edilerek haklarında ret kararı verilen bireysel işlemleri, hukuk aleminden kendiliğinden kaldırmayacağı, İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Söz konusu ilkeyi Gözübüyük “… Düzenleyici bir işlem iptal edilmiş ise iptal edilen düzenleyici işleme dayanılarak, iptalden önce yapılmış olan bireysel işlemler bundan etkilenmezler. Bunların da iptali isteniyorsa süresi içerisinde iptalleri için dava açılması gerekir…” (Gözübüyük, Ş., Yönetsel Yargı, 7. Baskı, S Yayınları, Sevinç Matbaası, Ankara 1990, s.224); Özeren ve Bayhan da “…İptal kararından önce o yönetmeliğe dayanılarak tesis edilip bireysel hukuki durumlara dönüşmüş bulunan işlemler varlıklarını korurlar. Bunları yok saymak hukuken olanaksızdır…” (Özeren. A., Bayhan T., İdari Yargı Kararlarının Uygulanması, Kasım 1992, s.49) şeklinde ifade etmişlerdir.
Yürütmenin durdurulması veya iptal kararı sonrasında o düzenleyici işlem uyarınca tesis edilen bireysel işlemlerin kendiliğinden hukuk aleminden kalkmayacağı tespit edilmekle birlikte bireysel işleme karşı dava açılmış ise söz konusu kararların bu davalarda dikkate alınacağı da tabiidir.
İdari işlemlerin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davalarda, yürütmenin durdurulması yolunda verilen tedbir niteliğindeki kararlar, tıpkı esasa ilişkin olarak verilen iptal kararları gibi, dava konusu idari işlemin hukuka aykırı olduğunu ortaya koyan, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğmasını engelleyen, Anayasa ve 2577 sayılı Kanun gereğince, idarece, icaplarının gecikmeksizin yerine getirilmesi gereken yargısal karar niteliğindedirler.
Somut uyuşmazlıkta, ortaöğretim kurumları arasında nakil ve geçişlerde, ‘öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması’ şartı varken 13/09/2014 tarih ve 29118 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile söz konusu taban puan şartının kaldırıldığı, anılan Yönetmelik değişikliğine karşı açılan davada Dairemizin 11/02/2015 tarih ve E:2014/10087 sayılı kararı ile bu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat uyarınca, davalı idarenin anılan yürütmenin durdurulması kararını gerekçelerini de dikkate alarak uygulamak zorunda olduğu açıktır. Bu kararın gereği olarak idare, hem yürütmesi durdurulan düzenleyici işlem uyarınca işlem tesis etmemek (taban puan uygulaması olmaksızın nakil ve geçişler yapmamak) hem de taban puan uygulaması hakkında yeniden düzenleme yapmak, madde metnini bu doğrultuda düzenlemekle yükümlüdür.
Nitekim davalı idarece, 22/04/2015 tarihli dava konusu işlem ile taban puan uygulamasını kaldıran düzenleme hakkındaki dava sonuçlanıncaya kadar; öğrencinin yerleştirmeye esas puanının naklen gitmek istediği okulun sınıf seviyesindeki yerleştirmeye esas taban puanından az olmaması koşuluna yer verilerek nakil ve geçişlerin yapılması öngörülmüş ve devam eden süreçte, yönetmelik maddesinde düzenleme yapılarak, sınıf seviyesindeki taban puan uygulamasına, 01/09/2018 tarih ve 30522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile esas Yönetmeliğin 38. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; “Merkezi sınavla öğrenci alan okulların açık kontenjanlarına, öğrencinin merkezi sınav puanının naklen gitmek istediği okuldaki aynı sınıf seviyesinde yerleştirme sonucunda oluşan en düşük puanlı öğrencinin puanından az olmaması kaydıyla puan üstünlüğüne göre yapılır.” kuralı ile yer verilmiş ve anılan düzenlemeye karşı açılan davada; Dairemizin 29/05/2019 tarih ve E:2018/6867 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması istemi reddedilmiş; davacının bu karara karşı itiraz istemi de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/11/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/1038 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bu kapsamda, davalı idare tarafından taban puan uygulamasının kaldırılmasına ilişkin Yönetmelik değişikliğinin yürütmesinin durdurulması üzerine, kamu hizmetinin sürekliliği ilkesi uyarınca, hiçbir nakil ve geçiş işlemini yapmaması söz konusu olamayacağından nakil ve geçişlerin sağlanması amacıyla sınıf seviyesinde taban puan uygulamasını öngören dava konusu işlemin tesis edildiği, yürütmenin durdurulması kararını gecikmeksizin uygulamakla yükümlü olan idare tarafından kararın gereği yerine getirilerek taban puan uygulaması olmadan nakil ve geçişlerin yapılmadığı, yargı yerlerince hukuka uygun bulunan sınıf seviyesindeki taban puan uygulaması dikkate alınarak işlemlerin gerçekleştirildiği görülmektedir.
Bu durumda, yargı kararlarının gerekliliklerinin yerine getirilmesini sağlayarak kişiler aleyhine oluşabilecek hak kayıplarını engellemekle, bu yolla kişilerin kamu otoritelerine ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını korumakla yükümlü olan davalı idare tarafından, yargı kararının gerekçesi dikkate alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yatırdığı posta avansından harcanan … TL’nin davacıdan alınarak anılan davalı idareye verilmesine,
3. Kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye erilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.