Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3571 E. , 2022/4844 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3571
Karar No : 2022/4844
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2007 ÜDS sınav sonucunun 6114 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 8. fıkrası dayanak gösterilerek geçersiz sayılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı ÖSYM Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi gereği, sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağan dışı bulgulara rastlanması halinde adayların Yönetim Kurulu kararıyla eşdeğer sınava çağrılabileceği bu hususun da idarenin takdir hakkı kapsamında olduğu, ayrıca UYAP üzerinden yapılan araştırmada davacı tarafından eşdeğer sınava çağrılma işlemine karşı dava açmamış olduğu ve işlemin kesinleştiği, davacının eşdeğer sınava girip 37,50 puan aldığı ve idare tarafından olağan dışı bulgu olarak takdir edilen hususun eş değer düşük sınav sonucu ile desteklendiği; idare tarafından eş değer sınav sonunda hazırlanan değerlendirme raporu ile davacının 2007 ÜDS Sonbahar döneminde İngilizce testinden aldığı 85,00 puanının olağan dışılık sergilediğinin açık olduğu dikkate alındığında tesis edilen sınav sonucunun geçersiz sayılması işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesinin, 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, idari işleme konu olayın ise 2007 yılına ait ÜDS Ekim Dönemi sınavı olduğu, kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca sonradan yürürlüğe giren bir kanun maddesinin önceki olaylara uygulanabilmesinin hukuken mümkün olmadığı, öte yandan davacının sınavının geçersiz sayılmasına neden olabilecek somut ve nesnel hiçbir delilin bulunmadığı, davacının geçersiz sayılan 2007 ÜDS Ekim Dönemi sınavından önce girmiş olduğu ÜDS sınavlarının tamamına sağlık bilimleri alanından girmiş iken geçersiz sayılan 2007 ÜDS Ekim Dönemi sınavına sosyal bilimler alanından girdiği, bu sebeple her iki sınav alanının ve zorluk derecelerinin aynı olmadığı dikkate alındığında şüpheli bulunan sınav ile önceki yıllarda girilen sınavların karşılaştırılması suretiyle bir sonuca varılmasının ölçme ve değerlendirme tekniği açısından uygun olmadığı, diğer taraftan davacının eşdeğer sınava girdiği e-YDS formatı ile 2007 yılında girdiği sınav formatının birbirinden tamamen farklı olduğu, 6114 sayılı Kanunun 9. maddesi gereği sınav güvenliğini sağlama yükümlülüğünün davalı idarenin sorumluluğunda olduğu, bu sebeple dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ÖSYM Başkanlığına ihbar mahiyetinde gönderilen 28.06.2017 tarihli dilekçede, ihbar edilen iki adayın ÜDS sınavlarında elde ettikleri başarı puanlarını hile ile aldıklarının ifade edilmesi üzerine İhbar Değerlendirme Komisyonunca yapılan incelemede, adaylardan birinin bir yıllık süreçte %30 puan artışı sağladığı 2007 ÜDS Ekim Döneminde, ihbar mektubundaki iddiaların gerçekleşme olasılığı dikkate alınarak benzer cevap desenine sahip başka adayların incelenmesi sonucu adaylardan biri ile %98 oranında aynı cevap desenine sahip … isimli davacıya ulaşıldığı, davacının 2003-2007 yılları arasında 10 kez yabancı dil sınavına girdiği, bu sınavlardan en yüksek 51,250 puan aldığı, 8 sınavın ortalaması 32 iken 2007 ÜDS Ekim Dönemi sınav sonucunun 85 olduğu, buna göre davacının 2007 Ekim Dönemi sınav sonucu hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirilerek 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi gereği eşdeğer sınava çağrıldığı, davacının katılım sağladığı eşdeğer sınavdan 37,50 puan aldığı, Eşdeğer Sınav Sonuçlarını Değerlendirme Komisyonunca davacı hakkında birden fazla değerlendirmenin tamamında 2007 ÜDS Ekim Dönemindeki İngilizce testinden aldığı 85 puanın olağandışılık sergilediği görüşünün oluştuğunun bildirildiği, bunun üzerine dava konusu işlemle davacının 2007 ÜDS Ekim Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayıldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmeyerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ:
ÖSYM Başkanlığına gönderilen 28/06/2017 tarihli ihbar mahiyetinde dilekçe ile iki adayın ÜDS sınavlarında elde ettikleri başarı puanlarını hile ile almış olduklarının ifade edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada, adaylardan biri ile % 98 aynı cevap desenine sahip davacıya ulaşıldığı, davacının 2003 – 2007 yılları arasında 10 yabancı dil sınavına girdiği, bunlardan 9’una katıldığı ve 2007 ÜDS Ekim dönemi sınavı dışında kalan sınavlardan en yüksek 51,250 puan aldığı, 8 sınavın ortalaması 32 iken 2007 ÜDS Ekim dönemi puan sonucunun 85 olduğunun tespit edilmesi üzerine işbu sınav sonuçlarının karşılaştırılmak suretiyle, davalı idare tarafından hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirmesi yapılarak; davacının 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 9. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, 21/12/2017 tarihinde uygulanacak e-YDS 2017/10’a eşdeğer sınav hükmünde olmak üzere çağrıldığı, davacının eşdeğer sınava girdiği, açıklanan 2017 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDS 2018/10) sonuçlarına göre 37,50 puan aldığı, davacının katılım sağlamış olduğu eşdeğer sınav neticesinde tanzim olunan Eşdeğer Sınav Sonuçları Değerlendirme Komisyonu raporunda özetle; “…Komisyonumuzda, aday hakkında yapılan birden fazla değerlendirmenin çoğunda, adayın 2007 ÜDS Sonbahar dönemindeki İngilizce testinden aldığı 85,0 puanının olağandışılık sergilediği görüşü oluşmuştur.” yönünde kanaate ulaşıldığı, rapor neticesinde dava konusu işlem ile davacının 2007 ÜDS Ekim dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
6114 sayılı Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Sınav güvenliği” başlıklı 9. maddesinin 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile eklenen 8. fıkrasında, “Sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanması halinde adaylar, maliyeti Başkanlık tarafından karşılanmak üzere Yönetim Kurulu kararı ile eşdeğer sınava çağrılabilir. Adayın sınavının geçerli sayılıp sayılmayacağına eşdeğer sınav sonuçlarına bakılarak Yönetim Kurulu tarafından karar verilir. Çağrıya rağmen eşdeğer sınava katılmayan adayın sınavı geçersiz sayılır.” hükmüne yer verilmiş; Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Başkan, Başkan yardımcıları ve Yönetim Kurulu” başlıklı 348. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinde ise, “Gerekli hâllerde sınavların kısmen veya tamamen iptaline, ertelenmesine, adayların eşdeğer sınavlara alınmasına veya aday işlemlerinin geçersiz sayılmasına ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin başlatılmasına karar vermek”, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemeyle, sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağandışı bulgulara rastlanması hâlinde adayların Yönetim Kurulu kararıyla eşdeğer sınava çağrılabilecekleri hususunda davalı idareye takdir yetkisinin tanındığı, adayın eşdeğer sınava çağrılabilmesi için sınav sonuçlarında olağandışı bulgulara rastlanılmış olmasının yeterli olduğu, bunun dışında adayın kopya çektiğine yahut kendisi yerine bir başka adayın sınava girdiğine yönelik herhangi bir tespitte bulunulmasının gerekli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, sınavlarda olağandışı bulgulara rastlanılması durumunda, olağandışı bulguların bertaraf edilmesi amaçlanmış, eşdeğer sınava çağrılan adayın olağan dışı bulunan sınavının geçerli sayılıp sayılmayacağına eşdeğer sınav sonuçlarına bakılarak ÖSYM Yönetim Kurulunca karar verileceği, çağrıya rağmen eşdeğer sınava katılmayan adayın sınavının ise geçersiz sayılacağı kurala bağlanmıştır.
Buna göre, İdareye verilen takdir yetkisinin yasa maddesinin getiriliş amacına ve kamu yararına uygun olarak kullanılabilmesi için gerek eşdeğer sınava çağırma aşamasında gerekse adayların eşdeğer sınav sonuçları üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminde, idari işlemin dayandırıldığı maddi ve hukuki olayların işlemin tesis edilmesini gerektirecek düzeyde olup olmadığı yönünden incelenmesi gerekmektedir.
Dava devam etmekte iken davacı vekili tarafından 05.07.2022 tarihinde kayda giren dilekçe ekinde, davacının 19.06.2022 tarihinde yapılan TOEFL IBT (Home Edition) sınavından 94 puan aldığına ilişkin sınav sonuç belgesinin dosyaya sunulduğu görülmüştür.
TOEFL IBT sınavının, bir sınav merkezinde, Home Edition ve Paper Edition şeklinde uygulandığı, Home Edition ile Covid-19 tedbirleri kapsamında adayların evlerinden söz konusu sınava katılım sağlayabilmelerinin amaçlandığı anlaşılmakla birlikte söz konusu sınavı yapan Educational Testing Service (ETS) isimli kuruluşun web adresinde ülkemizde TOEFL IBT Home Edition sınav sonucunu kabul eden kurumlar listesinde Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına yer verilmediğinin görüldüğü, buna karşın ÖSYM’nin 06.04.2021 tarihinde güncellenen “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerlikleri Dokümanı”nda yer verilen 3 nolu tabloda, TOEFL IBT sınavının KPDS/ÜDS/YDS/e-YDS’ye tek yönlü olarak eşdeğer olduğunun kabul edildiği anlaşıldığından, Dairemizin E:2021/6873 sayılı bir başka dava dosyasından 24.02.2022 tarihinde verilen ara karar ile davalı ÖSYM Başkanlığından; “TOEFL IBT Home Edition” sınav sonuçlarının YDS ve/veya e-YDS’ye eşdeğer kabul edilip edilmediği, “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerlikleri Dokümanı”nın güncellenip güncellenmediği, Covid-19 tedbirleri kapsamında uluslararası yabancı dil sınavlarına uzaktan katılım sağlayan adayların sınav sonuçlarının bir sınav merkezinde girilen sınav sonuçları ile eşdeğer olup olmadığı, bu konularda alınmış herhangi bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının sorularak karar alınmış ise bu karardan onaylı bir örneğin gönderilmesinin istenilmesine” karar verildiği, ÖSYM Başkanlığınca ara karara cevap dilekçesi ekinde, 06.04.2021 tarihinde güncellenen “Uluslararası Yabancı Dil Sınavlarının Eşdeğerliklerini Belirleme Yönergesi”nin sunulduğu, söz konusu Yönergenin “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. maddesinde, bu yönergenin amacının, uluslararası yabancı dil sınavlarını düzenleyen kurum ve kuruluşlarca yapılan uluslararası yabancı dil sınavlarının Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavına (YDS) eşdeğerlik taleplerinin değerlendirilmesi ve eşdeğerlik tespitine dair usul ve esasları belirlemek olarak ifade edildiği, “Eşdeğerliğe Konu Uluslararası Yabancı Dil Sınavlarında Aranacak Şartlar” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, eşdeğerliğe konu sınavın nitelikleriyle ilgili şartlara yer verilirken ikinci fıkrasında, sınavın sahibi, sınavı yapan kuruluş veya temsilcisi ve sınavın yapıldığı bina bakımından aranacak şartların belirlendiği, ikinci fıkranın (d) bendinde ise, “Türkiye’de yaptığı ve eşdeğerliğe konu sınav oturumlarını devlet üniversitelerine ait binalarda yapıyor olmak” şartının arandığı, öte yandan ÖSYM Başkanlığınca 06.04.2021 tarihinde güncellenen “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerlikleri Dokümanı”nın “Uluslararası Yabancı Dil Sınavlarının KPDS/ÜDS/YDS/e-YDS’ye eşdeğerliği” başlıklı bölümün 3. paragrafında ise, “Uluslararası Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerliklerini Belirleme Yönergesi 6 ıncı madde ikinci fıkra (d) bendi uyarınca Türkiye’de yaptığı ve eşdeğerliğe konu sınav oturumları devlet üniversitelerine ait binalarda gerçekleştirilmeyen ve (m) bendi uyarınca sonuç belgelerinde sınav yeri ve tarihi bilgileri bulunmayan sınavların sonuçları eşdeğer kabul edilmez.” hükmüne açıkça yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer alan düzenlemeler karşısında davacının evden katılım sağladığı TOEFL Home Edition sınav sonucunun YDS veya e-YDS sınavına eşdeğer kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, ayrıca temyiz incelemesinin yapıldığı aşamada davalı idarece YDS veya e-YDS sınavına eşdeğerliği kabul edilen (CPE, CAE, PTE gibi) başkaca bir sınav sonucu da sunulmadığından dolayı davacının 2007 ÜDS Ekim Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339/1. maddesi uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, varsa posta gideri avansından artan tutarın istemi halinde Mahkeme tarafından davacıya iadesine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun’un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 15/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.