Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3813 E. , 2022/4652 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3813
Karar No : 2022/4652
DAVACI : … ‘a velayeten …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : Hasımsız
DAVANIN ÖZETİ : Davacılar tarafından, ”iklim krizi seferberliği ilan edilmesine” dair yapmış oldukları 28/12/2021 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemin, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin, 30/11/2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kanunun 17 nci maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in ve Orman Kanunun 18 nci maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in tüm hükümlerinin ve anlan Yönetmeliklere dayanılarak tesis edilen tüm işlemlerin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 87. maddesi uyarınca karar veren Danıştay Nöbetçi Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları ve idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin; yerindelik denetimi yapamayacağı, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İdari yargılama usulünde geçerli olan yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri de taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce sadece inceleme yapılabildiğinden, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerekmektedir.
Öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idari işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi düzenleyici işlemin belirli maddelerinin/ibarelerinin iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenen kısımların açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından Orman Kanunun 17 ‘nci maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in ve Orman Kanunun 18’nci maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in tüm hükümlerinin ve anılan Yönetmeliklere dayanılarak tesis edilen tüm işlemlerin iptalinin talep edildiği, ancak söz konusu Yönetmeliklerin ve buna dayanılarak tesis edilen işlemlerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin somut olarak ortaya konulmadığı ya da söz konusu düzenleyici ve bireysel işlemlerin idari işlemin hangi unsuruna aykırı olduğu hususunda bir açıklamanın getirilmediği görülmektedir.
Buna göre, dava konusu Yönetmeliklerin tamamının iptali isteniyorsa bu hususa ilişkin olarak sahip olunan menfaatin ve hukuki sebeplerin ortaya konulması ya da sadece belirli maddelerinin/kısımlarının iptali isteniyorsa, iptali istenen kısımlarının açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile belirtilmesi; yine, dava konusu Yönetmeliklere dayanılarak tesis edilen tüm işlemlerin hangi gerekçelerle iptalinin talep edildiğinin ve bu konuda sahip olunan menfaatin ortaya konulması, yargısal denetim yapılabilmesi bakımından gereklidir.
Öte yandan, dava dilekçesinde, iklim krizinin çocuk hakları krizi olduğunun kabulü, acil iklim krizi eylem planı oluşturulması, mali kaynakların öncelikle bu görevler için kullanılması, uluslararası sözleşmelere ve taahhütlere aykırı tüm düzenleme ve faaliyetlerin durdurulması ve iptali talep edilmekte ise de, söz konusu taleplerin idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesine yönelik olduğu ve 2577 sayılı Kanunun 2. maddesine aykırı olduğu gibi aynı maddede yer alan idari dava türlerinden hiçbirisine de girmediği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, bakılan davanın davacı tarafından vekil tayin edilen Av. … tarafından açıldığı, ancak dava dilekçesi ekinde vekaletnamenin bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda; dava dilekçesinde iptali istenilen düzenleyici işlemlerin hangi maddelerinin/ibarelerinin iptalinin istenildiği, iptali istenen maddeler yönünden tek tek, tamamının iptali isteniyorsa tamamı yönünden hukuka aykırılık sebepleri ve iptali istenen maddeler yönünden menfaatin ne şekilde etkilendiği hususlarının açıkça ortaya konulması; ayrıca, idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesine neden olacak taleplere dava dilekçesinde yer verilmemesi; son olarak, davanın vekil aracılığıyla açılması halinde … adına velisi olarak … tarafından verilecek vekaletnamenin dilekçeye eklenmesi gerektiğinden, bu haliyle dava dilekçesinde 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine,
3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 18/08/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.