Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/3934 E. , 2022/6095 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3934
Karar No : 2022/6095
Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1- (Davalı) … Bakanlığı
Vekili : …
2- (Davalı) … Valiliği
Vekili : Av. …
3- (Davacı) … Hiz. T.A.Ş.
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Davalı idarelerce istemin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi :İstemin, karara açıklama eklemek suretiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Ceza Hukukunun evrensel prensiplerinden olan “lehe olan hükmün uygulanması ilkesi”; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak; idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda idari işlem niteliğindeki yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezadan lehe olan normun uygulanması kuralının bu yaptırımlar yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise; yaptırım uygulanacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Tesis edildiği tarih itibariyle uygulanıp tükenen işlemlere karşı, tesis edildiği tarih itibariyle iptali istemiyle açılan davaların hukuki denetimi yapılırken; “lehe olan hükmün uygulanması ilkesi” yönünden disiplin hukuku ile ceza hukuku arasındaki benzerlik dikkate alındığında; lehe hükmün uygulanması yolunda verilen kararın, davacılara bir de idari para cezası uygulanması gerektiği şeklinde anlaşılmaması gerekmekte olup; “lehe olan hükmün uygulanması ilkesi” sadece, davalı idarece aynı şirket yada kuruma daha sonraki fiillerinden kaynaklı sürekli kapatma cezası yolunda tesis edilen işlemlere yönelik olarak tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde dikkate alınacaktır.
Aksi durum mükerrer cezalandırma sonucu doğurur ki; bu durum, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. maddesine aykırılık teşkil eder.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer alan açıklama ile onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 01/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.