Danıştay Kararı 8. Daire 2022/4131 E. 2022/7391 K. 09.12.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4131 E.  ,  2022/7391 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4131
Karar No : 2022/7391

Kararın Düzeltilmesi İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Üniversitesi
Vekili : Av. …

İstemin Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/04/2022 tarih ve E:2020/7141, K:2022/2452 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca karşılıklı olarak düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmaların Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İstemin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçelerde öne sürülen düzeltme nedenleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesine uygun bulunduğundan düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Sekizinci Dairesinin 06/04/2022 tarih ve E:2020/7141, K:2022/2452 sayılı kararının kaldırılarak işin esası yeniden incelendi.
Dava, Balıkesir Üniversitesi, Necatibey Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümü, Eğitim Programları ve Öğretimi Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, 23/09/2014 tarihinden itibaren 15 günlük mehil müddetinin sonu olan 08/10/2014 tarihinde göreve başlamadığından bahisle 657 sayılı Kanun’un 94. maddesi uyarınca görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü’nün 07/11/2014 tarihli işleminin iptali ve 09/10/2014 tarihinden itibaren maaş, maddi ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak Hacettepe Üniversitesince davacıya ilişkin düzenlenen “Personel Nakil Bildirimi”ne göre davacı 23/09/2014 tarihinde görevinden ayrılmış olup, bu bildirim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde nakledildiği yere hareket ederek belli yol süresini izleyen iş günü içinde Balıkesir Üniversitesi’ndeki görevine başlamak zorunda olmasına rağmen görevine başlamadığı, 24/09/2014-22/10/2014 tarihleri arasında tutulan tutanakla durumun sabit olduğu, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ‘Özlük hakları’ başlıklı 62. maddesinde; “Üniversite öğretim elemanları ve üst kuruluşlar ile üniversitelerdeki memur ve diğer görevlilerin özlük hakları için bu kanun, bu kanunda belirtilmeyen hususlar için Üniversite Personel Kanunu, Üniversite Personel Kanununda bulunmayan hususlar için ise genel hükümler uygulanır.” hükmü düzenlenmiş olup 65. maddesinin 9. fıkrasında; öğretim elemanları, memur ve diğer personellerin disiplin işlemlerinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan 21/08/1982 tarih ve 17789 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin ‘Görevinden Çekilmiş Sayma’ başlıklı 10. maddesinin (c) fıkrasının ilk halinde “İzinsiz veya kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevi kesintisiz 10 gün terk etmek, kısmi statüde bulunanlar için ise kesintisiz 40 saat veya daha fazla göreve devamsızlık göstermek” fiili görevinden çekilmiş sayma cezasını gerektiren eylemlerden sayılmış olup, 29/01/2014 tarih ve 28897 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile anılan madde mülga edilmiş; Yönetmelik de 20/10/2017 tarih ve 30216 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile kaldırılmıştır.
Aynı Yönetmeliğin ‘Kademe İlerlemesinin Durdurulması’ başlıklı 9. maddesinin (b) fıkrasında; “İzinsiz veya kurumlarca kabul edilen özürü olmaksızın kesintisiz 3-9 gün veya kısmi statüde bulunan öğretim üyeleri için 12-36 saat devamsızlık göstermek” fiili kademe ilerlemesinin durdurulması gerektiren eylemlerden sayılmış olup ‘Kamu Görevinden Çıkarma’ başlıklı 11. maddesinin (c) fıkrasında; “İzinsiz veya kurumlarınca kabul edilebilir özrü olmaksızın bir yıl içinde toplam olarak devamlı statüde olanlar için 20 gün göreve gelmemek, kısmi statüde olanlar için 80 saat devamsızlık göstermek” fiili ise kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren eylemlerden sayılmıştır.
2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun ‘Uygulanacak diğer kanun hükümleri’ başlıklı 20. maddesinde; “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmü yer almıştır.
Öğretim elemanlarının atanma usulleri ve süreleri ile yürütecekleri görevlerinin nitelikleri 2547 sayılı Kanunda, diğer özlük hakları da 2914 sayılı Kanunda düzenlenirken ilgililerin görevlerinden çekilme isteğinde bulunma ya da bulunmuş sayılma şeklinde kendi iradelerine bağlı olarak sonlandırmalarına ilişkin açık bir Yasa kuralına yer verilmemiş olup, 2547 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan ve yukarıda alıntısı yapılan Yönetmelikte izinsiz veya kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevi kesintisiz 10 gün terk etme hali disiplin hukuku kapsamında bir yaptırıma bağlanmış, ilgili hüküm daha sonra 29/01/2014 tarihli değişiklikle mülga edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için 657 sayılı Kanun’un 94. madde hükümlerinin davacı hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ‘Çekilme’ başlıklı 94. maddesinde; “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Çekilmek istiyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir. Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartiyle bir ay kaydına tabi değildirler.” hükmüne yer verilmiş olup aynı Kanunun ‘Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller’ başlıklı 125. maddesinin 1. fıkrasının (C) bendinin (b) alt bendinde; “Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek” eylemi aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, (D) bendinin (b) alt bendinde; “Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek,” eylemi kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, (E) bendinin (d) altbendinde ise; “Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek” eylemi Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Diğer taraftan; 2547 ve 2914 sayılı Kanunlara tabi öğretim elemanlarının Kanunda tanımlanmış olan görevleri ile 657 sayılı Kanuna tabi memurların yürüttükleri kamu hizmetinin farklı niteliklerde olduğu açıktır.
Yasa koyucu tarafından, bu farklılık gözetilmek suretiyle, 2547 sayılı Yasada öğretim elemanları açısından göreve devamsızlık hali için bir idari tasarruf öngörülmeyerek ilgili Yönetmelik ile disiplin cezasına tabi kılındığı anlaşılmakla birlikte; disiplin cezası şeklinde tesis edilecek bir işlem ile idari bir tasarruf niteliği taşıyan işlemin oluşturulma süreci ve ilgilisi açısından oluşturacağı hukuki sonuçların etkileri birbirinden farklıdır. Bu çerçevede, Yönetmelik kapsamında disiplin cezası uygulanması gereken uyuşmazlığın, daha farklı sonuçları olan idari bir tasarrufa konu edilmesi hukuka uygun olmayacaktır.
Bu durumda; davacı hakkında Yönetmelik uyarınca yapılacak bir soruşturma ile fiilinin sübut bulup bulmadığı hususunun tespit edilerek, işlem tesis edilmesi gerekirken; 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı hakkında Bölüm Başkanı tarafından; davacının 23/09/2014 tarihinde Hacettepe Üniversitesi’ndeki görevinden ayrıldığı, 15 günlük mehil müddeti sonunda 08/10/2014 tarihinde Bölümdeki görevine başlamadığına ilişkin tutulan tutanağın tarihsiz olduğu; 23/10/2014 tarihli tutanakta ise, davacının göreve gelmediği 24/09/2014-22/10/2014 tarihleri için tek bir tutanak düzenlendiği, hafta sonuna ve Kurban Bayramı’na denk gelen günlerin de Bölüm Başkanı tarafından imzalandığı, dolayısıyla tutulan tutanakların usulüne uygun olmadığı; ayrıca davacının süregelen rahatsızlığının bulunduğu, her ne kadar dava konusu işlemden sonraki tarihte olsa da … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında davacı için tedavi amaçlı kişisel koruma kararı verildiği, dolayısıyla davacı hakkında işlem tesis edildiği dönemde, göreve başlamamasına ilişkin haklı ve geçerli bir mazereti olup olmadığı hususunun da davalı idarece araştırılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesinin … tarih, E:… , K:… kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, 09/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.