Danıştay Kararı 8. Daire 2022/4325 E. 2022/4369 K. 23.06.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/4325 E.  ,  2022/4369 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4325
Karar No : 2022/4369

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Başkanlığı
2- … Üniversitesi

DAVANIN ÖZETİ : Davalı … Başkanlığı tarafından 28/03/2022 tarihinde alınan ve aynı tarihte duyurulan “Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle Ukrayna’daki Yükseköğretim Kurumlarında Eğitim Gören Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Öğrenciler ile Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Ülkemizdeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçişleri ve Özel Öğrencilik İşlemleri” konulu Genel Kurul kararının Ukrayna’dan yurda dönüp yatay geçiş yapmak öğrenciler için puan kriterleri öngören ilgili hükümlerinin iptali ile davacının yatay geçiş talepli başvurusunun söz konusu kararlara dayanılarak … Üniversince 20/04/2022 tarihinde reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.

HUKUKİ SÜREÇ:
Dava; Davalı Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı tarafından 28/03/2022 tarihinde alınan ve aynı tarihte duyurulan “Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle Ukrayna’daki Yükseköğretim Kurumlarında Eğitim Gören Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Öğrenciler ile Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Ülkemizdeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçişleri ve Özel Öğrencilik İşlemleri” konulu Genel Kurul kararının Ukrayna’dan yurda dönüp yatay geçiş yapmak öğrenciler için puan kriterleri öngören ilgili hükümlerinin iptali ile davacının yatay geçiş talepli başvurularının söz konusu kararlara dayanılarak Beykent Üniversince 20/04/2022 tarihinde reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; ikinci fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; üçüncü fıkrasında, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İdari yargılama usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu
işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak yargı merciince inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Bununla birlikte, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, iptali istenen düzenleyici işlemlerin hangi maddelerinin, hangi yönlerden hukuka aykırı olduklarının tek tek, somut ve açık bir biçimde belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dava dilekçesinin talep konusu kısmında ” Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’nın 28/03/2022 tarihli “Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle Ukrayna’daki Yükseköğretim Kurumlarında Eğitim Gören Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Öğrenciler ile Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Ülkemizdeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçişleri ve Özel Öğrencilik İşlemleri” konulu kararının ilgili maddeleri ile bireysel işlemin iptalinin talep edildiği bununla birlikte dilekçe sonuç kısmında Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’nın 28/03/2022 tarihli “Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle Ukrayna’daki Yükseköğretim Kurumlarında Eğitim Gören Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı Öğrenciler ile Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Ülkemizdeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçişleri ve Özel Öğrencilik İşlemleri” konulu kararının tamamının iptali talebinde bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu edilen işlem veya işlemlerin neler olduğunun dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında hukuki bir tutarlılık içerisinde ve birbirleriyle çelişmeyecek şekilde ve düzenleyici işlemin hangi maddelerinin iptalinin talep edildiğinin açık olarak belirtilerek 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun bir dava dilekçesiyle dava açılması gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin açılan davaya ait dava dilekçesinin yeniden düzenlenmek ve eksiklikleri tamamlanmak üzere reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında bireysel bir işlem olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından, bireysel işlem varsa ve iptali isteniliyorsa işlemin dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmeyen dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine,
3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine,
23/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.