Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4866 E. , 2022/5755 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4866
Karar No : 2022/5755
DAVACI : … (…) Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : 24/06/2017 gün ve 30106 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’nin;
1- 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “abdesthane, doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere mescit” ibaresinin,
2- 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “okulun açılacağı yerleşim birimi merkez nüfusunun 5.000 veya yerleşim birimine bağlı mahalle ve köyleri ile birlikte en az 10.000 olması gerekir” ibaresinin,
3- 7. maddesinin 6. fıkrasının (d) bendinin,
4- 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bendinin,
5- 17. maddesinin 1. fıkrasının,
6-18. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına” ibaresinin iptali istemidir.
DAVACININ İDDİALARI :
Din eğitimi ve ibadet açısından Devletin tarafsız olması gerektiği, bir dinin esas ve değerlerine öncelik tanınmasının “laiklik ilkesine” aykırı olduğu, mescitlerin Yönetmeliğe tabi bütün kurumlarda zorunlu tutulmasının, tek bir din ibadetine yönelik ibadethane olduğu değerlendirildiğinde Devletin tarafsız ve her kesime eşit mesafede olması gerektiği ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu, ayrıca okulda İslam dinine mensup olmayan öğrenci ve öğretmenlerin bulunması halinde, bu kişilerin Devlet nezdinde kendilerine ibadethane açılmamış bireyler olarak hissedecekleri, ayrıca, zorunlu mescit uygulamasının gerek öğretmenler gerekse öğrenciler üzerinde mahalle baskısı oluşturacağı, Anadolu İmam-Hatip Liselerinin açılması için öngörülen nüfus kriteri ile diğer okullar için öngörülen nüfus kriteri arasında orantısız bir fark bulunduğu, örneğin Anadolu Lisesi açılabilmesi için, okulun açılacağı yerleşim biriminin merkez nüfusunun en az 10.000 olması veya bağlı çevre köyleri ile birlikte en az 20.000 olması gerektiği, Fen Liseleri için illerde ve büyükşehir statüsündeki illerin nüfusu 50.000’in üzerinde olan ilçelerinde, büyükşehir statüsünde olmayan illerin ilçelerinde açılabilmesi için ilçe nüfusunun en az 20.000 ve il merkezi ile birlikte toplam nüfusu en az 200.000 olması gerektiği, dolayısıyla, nüfus kriterindeki orantısızlık nedeniyle özellikle küçük şehirlerde neredeyse tüm ortaöğretim kurumlarının İmam-Hatip Liselerinden oluşacağı, öğrencilere başkaca bir olanak sunulmayarak istek ve taleplerin dikkate alınamayacağı, mevzuatta Tematik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi için herhangi bir düzenleme bulunmadığı, tanımı dahi yapılmamış bir kurum türü için açılma şartları belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile kurumun verimliliğin azalması gibi soyut bir kavram ile idareye istediği kurumu kapatabilme yetkisi verildiği; Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde İmam-Hatip Anadolu Liselerinde öğrenci sayısının 40’ın altına düşmesi halinde kapatılacağı öngörülmüşken, diğer kurumlarda 80’in altına düşmesi halinde kapatılacağının düzenlendiği, yarı yarıya bir orantısızlığın gerekçesinin idarece ortaya konulamadığı, düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, Yönetmeliğin “Kurum adının değiştirilmesi” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemede hiçbir gerekçe, dayanak ve ölçüye yer verilmediği, bu durumun tarihe mal olmuş, önemli hizmetleri geçmiş toplumun belli bir kesimince değer atfedilen kişilerin isimlerinin verildiği okulların isimlerinin değiştirilebilmesine olanak sağladığı iddia edilemketedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu ibarenin din ve inanç özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu, söz konusu özgürlüğün gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuat hükümleri ile koruma altına alındığı, okuldaki öğretmen, öğrenci ve diğer personelin ibaret etmek istemeleri halinde bu taleplerinin Devlet tarafından karşılanmasında hukuka ve laiklik ilkesine aykırı bir durumun bulunmadığı, mescitte sadece İslam inancına mensup bireylerin değil diğer din mensuplarının da ibadet edebileceği, bu durumun önünde herhangi bir engelin bulunmadığı, dava konusu ibarenin diğer din mensupları aleyhine bir düzenleme içermediği, Anayasa’nın 10. maddesi ile korunan eşitlik ilkesine aykırılık bulunmadığı, hemen her ülkede din eğitimi ve öğretimi noktasında hakim dine belli bir ağırlık verildiği ve diğer dinler karşısında çoğunluk dininin mensuplarına bazı ayrıcalıklar tanındığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de objektif ve gerekli olduğu takdirde bu farklı muamelenin Sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyeceği yolunda kararlarının bulunduğu, örneğin AİHM Lautsi/İTALYA (2011) kararında Hristiyanlığın sembollerinden olan çarmıha gerilmiş İsa figürünün sınıflarda asılı olmasının çoğunluk dini olan Hristiyanlığın okul ortamında baskın bir görünürlüğe sahip olması anlamına geldiğinin kabul edildiği, ancak; bu durumun tek başına çoğulculuk ilkelerinden uzaklaşma ve ideoloji aşılama anlamına gelmediğinin belirtildiği, yine Hasan ve Eylem Zengin/TÜRKİYE(2007) kararında da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi müfredatında İslam’ın Türkiye’de çoğunluk dini olduğu gerçeği karşısında müfredatta diğer dinlere kıyasla İslam dinine daha fazla yer ve öncelik verilmesinin, tek başına çoğulculuk ve objektiflik ilkelerinden sapma anlamına gelmediğinin ifade edildiği, Anadolu İmam-Hatip Liselerinin açılması için öngörülen nüfus kriterine yönelik yapılan düzenlemenin sahadan yansıyan talep ve ihtiyaçların doğrudan bir sonucu olduğu, Fen Liselerinde daha yüksek bir nüfus kriterinin öngörülmesinin, bu okul türündeki başarının ve kalitenin düşmesinin engellenmesine yönelik olduğu, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 29. maddesinin 2. bendinde, belirli bir programa ağırlık veren okullara, lise, teknik lise, tarım meslek lisesi gibi eğitim dallarını belirleyen adlar verilebileceği hüküm altına alındığı, Tematik Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin ayrı bir okul/program türü olmadığı, okul ve kurumların bir proje mantığında belirlenen bir alanda sektör ile işbirliğinde ihtisaslaşmasının sağlanarak ilgili alanda nitelikli bir mesleki eğitim verilmesi ve sektörün ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda nitelikli eleman yetiştirilmesinin amaçlandığı, Mesleki Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 29/03/2017 tarihli Makam Onayı ile Tematik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olarak eğitim ve öğretim yapılacak okullara ilişkin esasların belirlendiği,Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin yeni bir düzenleme olmadığı, Mülga Yönetmelik’te de bulunan ve uygulamada sorun yaşanmayan bir düzenleme olduğu; Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan dava konusu düzenlemenin sahadan yansıyan talep ve ihtiyaçların doğrudan bir sonucu olduğu, düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, Yönetmeliğin “Kurum adının değiştirilmesi” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemede verilen yetkinin zorunluluk olmadığı, ihtiyaç duyulması halinde başvurulabilecek bir yol olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 24/06/2017 tarih ve 30106 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “abdesthane, doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere mescit” ibaresinin, 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “okulun açılacağı yerleşim birimi merkez nüfusunun 5.000 veya yerleşim birimine bağlı mahalle ve köyleri ile birlikte en az 10.000 olması gerekir” ibaresinin, aynı maddenin 6. fıkrasının (d) bendinin, 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bendinin, 17. maddesinin 1. fıkrasının ve 18. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46’ncı maddesinin 1’inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, 24/06/2017 tarih ve 30106 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “abdesthane, doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere mescit” ibaresinin, 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “okulun açılacağı yerleşim birimi merkez nüfusunun 5.000 veya yerleşim birimine bağlı mahalle ve köyleri ile birlikte en az 10.000 olması gerekir” ibaresinin, aynı maddenin 6. fıkrasının (d) bendinin, 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (c) bendinin, 17. maddesinin 1. fıkrasının ve 18. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına” ibaresinin iptali istemiyle açılan dava da; yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer maddeler yönünden davayı reddeden Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/01/2021 tarih ve E:2017/4574, K:2021/396 sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/02/2022 tarih ve E:2021/1334, K:2022/473 sayılı kararıyla davanın redde ilişkin kısmının gerekçe değiştirilerek onanmasına, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
“Kapatma esasları” başlıklı 13. maddenin 1/c bendinde, “Kurumlar; toplam öğrenci sayısının okulöncesi ve ilkokullarda 10; imam hatip ortaokullarında ve yatılı bölge ortaokullarıda 40; Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde 80, diğer ortaöğretim kurumlarında 40’ın altına düşmesi hallerinde kapatılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu “Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde 80” ibarelerine yönelik idarenin savunması, anılan düzenlemenin, sahadan yansıyan talep ve ihtiyaçların doğrudan bir yansıması olduğu ve kalitenin korunması amacıyla bu düzenlemenin yapıldığı şeklindedir.
Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde, diğerlerine göre daha az öğrenci olduğu hususu da göz önüne alındığında, imam hatip ortaokullarında ve yatılı bölge ortaokulları ile diğer ortaöğretim kurumlarında 40 olarak belirlenen öğrenci sayısının, Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde neden 80 olarak belirlendiğine ve okullar arasında sayısal yönden oluşturulan bu farklılığa ilişkin hukuken kabul edilebilir somut bir gerekçenin ortaya konulamamış ve başkaca bir bilgi ve belgenin de sunulmamış olması karşısında, bu okulların diğerlerine göre daha kolay kapatılması sonucunu doğuran dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, İdari Dava Daireleri Kurulu kararı uyarınca, dava konusu düzenlemenin 13/1-c maddesinin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/01/2021 tarih ve E:2017/4574, K:2021/396 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/02/2022 tarih ve E:2021/1334, K:2022/473 sayılı kararıyla dava konusu Yönetmeliğin “Genel esaslar” başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “abdesthane, doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere mescit” ibaresi yönünden gerekçeli olmak üzere, “Ortaöğretim kurumlarının açılması” başlıklı 7. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “okulun açılacağı yerleşim birimi merkez nüfusunun 5.000 veya yerleşim birimine bağlı mahalle ve köyleri ile birlikte en az 10.000 olması gerekir” ibaresi; aynı maddenin 6. fıkrasının (d) bendi; “Kapatma esasları” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi; “Kurum adının değiştirilmesi” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrası; “Kurumlara verilemeyecek adlar” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına” ibaresine ilişkin davanın reddi yolunda verilen kısım yönünden kısmen onanmasına; “Kapatma esasları” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına ilişkin kısım yönünden kısmen bozulmasına karar verildiği görüldüğünden, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden bozulması üzerine, bozma kararına uyularak Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘Temyiz’ başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun ‘İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri’ başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun’un ‘Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar’ başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 138. maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiç bir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinde iptal davası; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları ileri sürülen idari işlemlerin iptalleri amacıyla menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un 28. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur.” hükmüne yer verilmiştir.
24/06/2017 tarih ve 30106 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’nin “Kapatma esasları” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin dava konusu halinde; “Toplam öğrenci sayısının okul öncesi ve ilkokullarda 10; ortaokullarda, imam hatip ortaokullarında ve yatılı bölge ortaokullarında 40; Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde 80, diğer orta öğretim kurumlarında 40’ın altına düşmesi hâllerinde kapatılır.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yönetmeliğin dava konusu edilen 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin incelenmesi :
Dava konusu düzenlemenin yer aldığı Yönetmeliğin 13. maddesinde, kurumların hangi haller halinde nasıl kapatılacağı düzenlenmiş olup; verdiği hizmetin verimliliğinin azaldığının tespiti ile öğrenci sayılarının belli sayılarının altına düşmesi halinde Yönetmeliğe tabi kurumların kapatılacağı kuralı getirilmiştir.
Dava konusu 13. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde, kurumların kapatılmasına yönelik getirilen nüfus kriteri ayrıntılı düzenlenerek, toplam öğrenci sayısının okul öncesi ve ilkokullarda 10; ortaokullarda, imam hatip ortaokullarında ve yatılı bölge ortaokullarında 40; Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde 80, diğer orta öğretim kurumlarında 40’ın altına düşmesi hâllerinde kapatılacağı kuralı benimsenmiştir.
Dairemizce yapılan 14/09/2017 tarih ve E:2017/4581 sayılı Ara Karar ile, “diğer ortaöğretim kurumları” ile ifade edilmek istenen kurumların neler olduğu sorulmuş olup; Ara Karara verilen cevapta, ibare ile; Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu Lisesi, Güzel Sanatlar Lisesi Ve Spor Lisesi dışında kalan Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi, Mesleki Ve Teknik Eğitim Merkezi, Çok Programlı Anadolu Lisesi, Özel Eğitim Meslek Lisesi, Mesleki Eğitim Merkezi İle Anadolu İmam-Hatip Lisesinin anlaşılması gerektiği belirtilmiştir.
Öte yandan, anılan düzenlemeye ilişkin Dairemizce verilen yürütmenin durdurulması isteminin kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin 26/10/2017 günlü, E:2017/4581 sayılı kararın redde ilişkin kısmına yapılan davacı itirazı üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 22/01/2018 günlü, YD İtiraz No:2017/1217 sayılı kararıyla; Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yönünden davacı itirazının kabulüne ve anılan ibarenin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Anılan yargı kararının uygulanmasına yönelik olarak; 10/09/2018 tarih ve 30531 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle değişiklik yapılarak; “Bu Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi ile getirilen istisna hariç toplam öğrenci sayısının okul öncesi ve ilkokullarda 10; ortaokullarda, imam hatip ortaokullarında ve yatılı bölge ortaokulları ile ortaöğretim kurumlarında 40’ın altına düşmesi halinde kapatılır.” kuralı getirilmiştir.
Dava konusu düzenlemede, davalı idarece 02/10/2020 tarih ve 31262 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesiyle yeniden değişiklik yapılarak, düzenleme; “Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile getirilen istisna hariç toplam öğrenci sayısının okul öncesi ve ilkokullarda 10; ortaokullarda, imam hatip ortaokullarında ve yatılı bölge ortaokullarında 30, ortaöğretim kurumlarında ise 40’ın altına düşmesi hallerinde kapatılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Her ne kadar; dava konusu düzenlemede dava tarihinden sonra değişikliklerin yapıldığı görülmekte ise de; anılan düzenlemelerin yukarıda yer alan yargı kararının gereği niteliğinde olduğu görüldüğünden düzenlemenin esası hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından; dava konusu düzenlemede kurumların kapatılmasına yönelik getirilen nüfus kriteri ayrıntılı düzenlendiği, düzenlemeye göre toplam öğrenci sayısının okul öncesi ve ilkokullarda 10; ortaokullarda, imam hatip ortaokullarında ve yatılı bölge ortaokullarında 40; Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde 80, diğer orta öğretim kurumlarında 40’ın altına düşmesi hâllerinde kapatılacağı, ancak; düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğu, öğrenci sayısı kriterindeki orantısızlık sebebiyle bazı okul türlerinin daha kolay; bazı okul türlerinin ise daha zor kapandığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarece, dava konusu “Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde 80” ibarelerine yönelik anılan düzenlemenin, sahadan yansıyan talep ve ihtiyaçların doğrudan bir yansıması olduğu ve kalitenin korunması amacıyla bu düzenlemenin yapıldığı savunulmaktadır.
Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde, diğerlerine göre daha az öğrenci olduğu hususu da göz önüne alındığında, imam hatip ortaokullarında ve yatılı bölge ortaokulları ile diğer ortaöğretim kurumlarında 40 olarak belirlenen öğrenci sayısının, Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde neden 80 olarak belirlendiğine ve okullar arasında sayısal yönden oluşturulan bu farklılığa ilişkin hukuken kabul edilebilir somut bir gerekçenin ortaya konulamamış ve başkaca bir bilgi ve belgenin de sunulmamış olması karşısında, bu okulların diğerlerine göre daha kolay kapatılması sonucunu doğuran dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Bu itibarla; dava konusu Yönetmeliğin 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan; “Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde 80, diğer” ibaresinin iptali gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği’nin 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan; “Anadolu, fen, güzel sanatlar, sosyal bilimler ve spor liselerinde 80, diğer” ibaresinin İPTALİNE,
2. Dava sonuç olarak kısmen iptal kısmın ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1/2 tutarı olan … T’Lnin davacı üzerinde bırakılmasına; kalan 1/2 tutarı olan … TLnin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. İlk aşamada taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada avukatlık ücretine hükmedilmemesine,
Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
19/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.