Danıştay Kararı 8. Daire 2022/5014 E. 2022/4761 K. 14.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/5014 E.  ,  2022/4761 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5014
Karar No : 2022/4761

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı … Sendikası’na (…) … tarih ve … sayılı meclis kararıyla üye olan davalı idarenin, anılan meclis kararının iptal edilmesi ile sendika üyeliğinden ayrılınmasına dair alınan … tarihli ve … sayılı Urla Belediye Meclisi Kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; belediye meclisinin belediyenin karar organı olduğu, bu sebeple belediye meclisinin kararıyla olunan sendika üyeliğinden yine belediye meclisinin kararıyla ayrılabilmesinin tabii olduğu, davalı belediye başkanının görevden uzaklaştırıldığı ve yerine Urla Kaymakamının başkanvekili olarak atandığı, bu durumda ilgili mevzuat hükmü gereği belediye başkanının çağrısı olmadıkça toplanamayacağı açık olan belediye meclisine ait görev ve yetkilerin hangi organ tarafından kullanılabileceğinin saptanması gerektiği, 5393 sayılı Yasa’nın 45/2. maddesinin son cümlesinden anlaşılacağı üzere (aynı Yasa’nın 31. maddesine yapılan atıfla birlikte değerlendirildiğinde) belediye meclisine ait yetkilerin belediye meclisinin encümen üyeleri tarafından kullanılacağı, bu itibarla, davacı sendikaya olunan üyelikten ayrılmaya ilişkin belediye encümeninin memur üyelerinin katılımıyla alınan … tarih ve … sayılı dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; ayrıca, dava dilekçesinde dava konusu işlemin gerekçesiz olduğu dolayısıyla sebep yönünden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de idareyi işlem tesis ederken, tesis ettiği işlemin gerekçesini işlemde gösterilmesini zorunlu kılan bir mevzuat hükmü bulunmadığı, söz konusu iddiaya itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, belediye meclisine verilen görev ve yetkilerin belediyedeki atanmış memurlar tarafından kullanılamayacağı, meclisin görevine ancak Danıştay tarafından son verilebileceği, idarenin işlem tesis ederken objektif sebeplere dayanmak zorunda olduğu, dava konusu işlemin tesisinde hukuka uygun bir sebep bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmü yer almış; aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde ise; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. (…)” hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.

Uyuşmazlıkta, davalı belediyenin davacı Sendikaya üye olması, yıllık üyelik aidatının Belediyenin İller Bankası hissesinden tutulmak suretiyle ödenmesi, İller Bankasına bu konuda yetki verilmesi, belediyede çalışan işçilerin bağlı bulundukları Sendika ile yapılacak toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde belediyeyi temsilen Sendikaya yetki verilmesi ve yetki belgesinin Belediye Başkanlığınca düzenlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Belediye Meclis kararının iptaline ve bu karar kapsamında verilen yetkilerin ve yapılan işlemlerin sona erdirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Belediye Meclis kararının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinde yer alan uyuşmazlıklar arasında bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 14/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.