Danıştay Kararı 8. Daire 2022/5420 E. 2022/5087 K. 22.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/5420 E.  ,  2022/5087 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5420
Karar No : 2022/5087

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Staja Giriş Sınavında 59.8814 puan alarak başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu Staja Giriş Sınavı A kitapçığı 3, B kitapçığı 4, C kitapçığı 7, D kitapçığı 5. Soru “Aşağıdaki altı çizgili sözcüklerden hangisinin yazılması doğru değildir?” şeklinde olduğu, ancak baskı nedeniyle seçeneklerde altı çizgili sözcük bulunmadığı bu durumun tespit edilmesi üzerine sınav günü 10.07.2021 saat: 14.27’de. SMS ile ” A Kitapçığı 3.Soru , B Kitapçığı 4. Soru, C Kitapçığı 7. Soru ve D Kitapçığı 5. Soru cevap seçeneklerinde altı çizili olması gereken sözcükler seçenek sırasına göre (A. B. C. D, E) “sivrisinekler, elele, çalçeneliği, yalıçapkınına, üçtaş” şeklindedir. Salon başkanlarının soru kitapçığında yer alan soru numaraları ile birlikte bu sözcükleri altı çizili olarak tahtaya yazıp adaylara duyurması için gereğinin yapılması rica ederim” hususunda tüm bina sınav sorumlularının bilgilendirildiği, ancak sınav sonrasında bazı sınav salonlarında adaylara gerekli bilgilendirmenin yapılmadığı gerekçesiyle anılan sorunun komisyon kararıyla iptal edildiği, istikrar bulan yargısal içtihatlarda hatalı bulunarak iptal edilen soruya karşılık olarak kişilere artı puan vermek yerine, bu sorular değerlendirme dışı bırakılarak, geri kalan doğru sorular dikkate alınmak suretiyle 100 puan üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği görüşünün benimsendiği, esasen bu görüşün adil ve objektif bir sonuç ortaya çıkardığı hususunda şüphe bulunmadığı, ancak dava konusu olayda soru iptaline ilişkin süreç göz önünde tutulmadan bir değerlendirmede bulunulmasının somut olay açısından hakkaniyete aykırılık teşkil edeceği, zira davacının sınav sırasında iptal edilen sorunun doğru şeklinin tahtaya yazılması sonucunda doğru cevap vermesi halinde puan alacağı yönünde beklentisi oluştuğundan, davacının bu beklentisine rağmen verdiği cevabın değerlendirmeye alınmamasının idarenin güvenirliği ilkesiyle bağdaşmayacağı, nitekim davacının tahtaya yazılan soruyu doğru bir şekilde cevaplandırdığı, anılan soruya yönelik puanının değerlendirmeye alınması halinde 60,1635 alacağı ve bu haliyle sınavda başarılı olacağının anlaşıldığı, bu durumda, gerek söz konusu sınavın adayların yarışması esasına dayanan bir sınav olmaması gerekse de yukarıda aktarılan süreçten dolayı idarenin hatasının davacıya yükletilemeyeceği, davacının iptal edilen soruyu doğru cevaplaması halinde puan alacağı yönünde beklentisinin oluştuğu hususları dikkate alındığında idareye güven ilkesini zedeleyici nitelikte olduğu sonucuna varılan dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmü yer almış; aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde ise; “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (…) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, ı) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar”, (…) hükmüne yer verilmiştir.
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nun “Serbest muhasebeci mali müşavir olabilmenin özel şartları” başlıklı 5. maddesinin (A) fıkrasında, “Serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için aşağıdaki özel şartlar aranır. (…) b) En az üç yıl staj yapmış olmak.”; “Staj ve staj süresinden sayılan hizmetler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasında, “Serbest muhasebeci mali müşavirlik stajı, bağımsız çalışan serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir yanında veya şirketlerinde yapılır. Staja başlayabilmek için staja giriş sınavını kazanmak ve Birlik tarafından kurulan Temel Eğitim ve Staj Merkezinin eğitim programını tamamlayıp başarılı olmak şarttır. (…)” hükmü yer almıştır.
23.08.1997 tarih ve 23089 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Staj Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, Staja Giriş Sınavı, staj öncesinde, TÜRMOB tarafından yapılacak ya da Üniversite veya ÖSYM gibi kurumlara TÜRMOB tarafından yaptırılacak olan, mesleğe giriş için gerekli temel bilgi ve formasyonun mevcudiyetinin ölçüleceği, değerlendirme esasları TÜRMOB (TESMER) tarafından belirlenen sınavı ifade ettiği belirtilmiş, “Aday meslek mensubu olma şartları” başlıklı 7. maddesinde, “Serbest muhasebeci mali müşavirlik stajına başlamak için Kanunun 4 üncü maddesindeki genel şartlar ile 5/A-a maddesindeki öğrenim şartlarını haiz, staja giriş sınavından en az 60 puan almış ve Birlik tarafından belirlenen staj giderlerini yatırmış olmak gerekir. Staja giriş sınavında başarılı olanlar, sınav sonucunun açıklandığı tarihten sonraki staja başlama döneminden itibaren 3 yıl içerisinde staja başlayabilirler. Bu süre içerisinde staja başlamayanların sınav sonucu geçersiz sayılır ve dosyaları işlemden kaldırılır.” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Öte yandan serbest muhasebeci mali müşavirlik stajına başlayabilmek için adayın Kanunun 4 üncü maddesindeki genel şartlar ile 5/A-a maddesindeki öğrenim şartlarını haiz olması, staja giriş sınavından başarılı olması ve Birlik tarafından kurulan Temel Eğitim ve Staj Merkezinin eğitim programını başarıyla tamamlaması gerektiği, bu aşamanın sonunda Kanunda belirtilen 3 yıllık staj sürecinin başlayacağı ve staj süresinin tamamlanmasının ardından 3568 sayılı Kanunun 7. maddesinde belirtilen mesleki yeterlilik sınavına katılan adaylardan başarılı olanların diğer şartları da sağlamak koşuluyla serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almaya hak kazanacakları anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının staja giriş sınavından başarısız sayılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davanın, 2577 sayılı Kanunun 46/1-ı bendi kapsamında kalmadığı, nitekim staja giriş sınavının yukarıda da belirtildiği üzere kişinin aday meslek mensubu statüsü kazanabilmesi ve staja başlayabilmesi için bir ön şart niteliğinde olduğu, staja giriş sınavından başarılı olanların bu aşamada bir meslek veya sanatı icra etme hakkı elde etmediği, bu yönüyle staja giriş sınavının 3568 sayılı Kanunun 7. maddesinde belirtilen mesleki yeterlilik sınavından ayrıştığı; öte yandan davaya konu edilen işlemin, ilgilinin meslekten çıkarılması sonucunu doğuran bir yönü de bulunmadığı, bu nedenle bakılan davanın 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamında da değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 22/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.