Danıştay Kararı 8. Daire 2022/5768 E. 2022/5140 K. 23.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/5768 E.  ,  2022/5140 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5768
Karar No : 2022/5140

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ordu İli, … Toplum Sağlığı Merkezi’nde doktor olarak görev yapmakta iken 31.07.2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun’a eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasına istinaden Sağlık Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun’a eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasına istinaden kamu görevinden çıkarıldığı tespit edildiğinden bahisle 2022 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) 1. Dönem Yerleştirme başvurusunun değerlendirmeye alınmamasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının Ordu İli, … Toplum Sağlığı Merkezi’nde doktor olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun’a eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasına istinaden kamu görevinden çıkarıldığı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun’a eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasında “Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemez.” hükmünün bulunduğu, yerleştirme ile atama işlemi farklı birer idari işlem olmakla birlikte yerleştirme işlemlerinin doğrudan kamu görevlerine atanacakları belirlemek amacıyla yapıldığı, davacının bahsi geçen düzenleme uyarınca yerleştirilse dahi atanmasının mümkün olmadığı, tercih ettiği kadro ve pozisyonlara yerleştirilmesi halinde bu durumun kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet açığına ve ayrıca atama şartlarını taşıyan diğer adayların mağduriyetine neden olacağı, ayrıca kılavuzda da “Adayların, atanmak için yukarıda sayılan şartlara ek olarak ilgili kanun, tüzük ve yönetmeliklerin öngördüğü başka koşullar varsa bu koşulları da sağlamaları gerekmektedir. Durumları bu koşullara uymadığı hâlde sınava başvuran adaylar, sınavda başarılı olsalar dahi herhangi bir hak iddia edemezler.” düzenlemesinin yer aldığı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının kamu görevinde istihdam edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, doktor olan müvekkilinin sınava girmesine izin verilmesi sonucu sınava başvuru yaparak başarılı olduğu, sınavda başarılı olmasına rağmen yerleştirmesinin yapılmamasına ilişkin dava konusu işlem ile Anayasanın 42. maddesinde yer alan eğitim hakkının engellendiği, müvekkilinin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin henüz kesinleşmediği ve istinaf aşamasında olduğu, kesinleşmeyen işlem dayanak gösterilerek yerleştirilmesinin yapılmamasının hukuka aykırı olduğu ve masumiyet karinesinin ihlali niteliği taşıyan dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Devlet Personel Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısında, olağanüstü hal kapsamında kamu personeline ilişkin birtakım tedbirlerin alındığı, yerleştirme işlemlerinin doğrudan kamu görevine atanacakları belirlemek amacıyla yapıldığı, ilgililerin bahsi geçen Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca yerleştirilseler dahi atanmalarının mümkün olmadığı ve tercih ettikleri kadro ve pozisyonlara yerleştirilmeleri halinde, bu durumun kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet açığına ve ayrıca atamayı haiz diğer adayların mağduriyetlerine sebep olabileceği dikkate alınarak, söz konusu adayların KPSS 2017/2 yerleştirme işlemlerine dahil edilmemesinin uygun olacağının değerlendirildiği yönünde görüş bildirildiği, bu itibarla ÖSYM Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile adayların Devlet Personel Başkanlığının sağlamış olduğu servis üzerinden sorgularının yapılmasına ve sorgulama sonucu elde edilen verilerde kamu görevinden çıkarıldığı tespit edilen adayların kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirme işlemlerine dahil edilmemesine, bu durumun sonuç ekranına yansıtılmasına ve adaylara bilgi verilmesine karar verildiği, nitekim davacı hakkında da yerleştirme işlemlerinden önce sorgusunun yapıldığı, bu kapsamda kamu görevinden çıkarılma kaydı olduğu tespit edildiğinden, yerleştirme işlemlerine ilişkin tercihlerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, işlemin fonksiyonel açıdan kanun niteliği taşıyan bir hukuki düzenleme niteliğine sahip Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak tesis edildiği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Davacının, doktor olarak görev yapmakta iken 375 sayılı KHK’nin 35. maddesi uyarınca bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarıldığı ve ilgili KHK ile kamu görevinden çıkarılanlara doğrudan veya dolaylı olarak kamu görevi verilemeyeceğinin hüküm altına alındığı ve bu aşamada davacının, kamu görevine atanamayacağı açık olmakla birlikte; kamu görevine alınmalarda tamamen aracı bir kurum olarak görev yapan ve yapılan yarışma sınavları sonucunda yerleştirme işlemlerinden sorumlu kurum olan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı’na 6114 sayılı Kanun’da memuriyet şartlarını sağlamayan adayların yerleştirmelerinin yapılmayacağına dair bir yetki düzenlemesinin bulunmaması sebebiyle, tercihte bulunan tüm adayların yerleştirme işlemlerini yapmaları ve yerleştirme işlemi sonrası ataması yapılmak üzere memuriyete aday olan kişinin ilgili kuruma atamasının yapılması istemli başvurusunun ilgili kurumca Devlet Memurları Kanunu ve ilgili Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca memuriyet şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünde değerlendirme yapılarak atamalarının yapılıp yapılmayacağı hususunda karar verileceği ve ÖSYM tarafından yapılan yerleştirme işlemlerinin kişileri doğrudan veya dolaylı olarak kamu görevine atandığı şeklinde bir sonuç doğurmayacağı, yerleştirme işlemi ile atanma işlemlerinin birbirinden farklı işlemler olduğu göz önüne alındığında, davacının yazılı sınav sonrası yerleştirme başvurusunun değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekirken, sorgulama sonucu elde edilen verilerde kamu görevinden çıkarıldığı tespit edilen adayların kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirme işlemlerine dahil edilmemesine ilişkin alınan Yönetim Kurulu kararına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun’un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 23/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi