Danıştay Kararı 8. Daire 2022/5775 E. 2022/5263 K. 29.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/5775 E.  ,  2022/5263 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5775
Karar No : 2022/5263

DAVACI : … Derneği
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Birliği

DAVANIN ÖZETİ : Davalı idareye yapılan 10.05.2022 tarihli başvurunun zımnen reddi ile bu işlemin dayanağı olan davalı idarece yayınlanan 12.06.2019 tarih ve 2019/5 sayılı birleştirilmiş Genelgenin Onaylama işlemler başlıklı bölümünün (e) bendinin iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı nedeniyle usulden reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Türkiye Noterler Birliği’nin 12.06.2019 tarih ve 2019/5 sayılı Genelgesi’nin “e) Görme engellilerin tüm işlemlerinin düzenleme yapılması uygulamasının kaldırıldığı, onaylama işlemlerinde tanık aranmayacağı” başlıklı bölümünde,
“Yürürlükten kaldırılan 21.03.2014 tarihli ve (2) sayılı Genelge ile okuryazar olmayanların tüm işlemlerinin düzenleme yapılması zorunluluğu getirilmiş ve buna istinaden de bu tarihten sonra görme engellilerin tüm işlemleri düzenleme şeklinde ve tanıklar huzurunda yapılmıştır.
Ancak, görme engellilerin noterlik işlemlerinde tanık bulundurma zorunluluğu hakkında Görme Engelliler Federasyonu, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı temsilcilerinden oluşan çalışma grubu raporunun görüşüldüğü TNB Yönetim Kurulunun 27.02.2018 tarihli toplantısında;
‘Görme engellilerin tüm işlemlerinin düzenleme olarak yapılması uygulamasının değiştirilerek, okuma yazma bilen, imza atabilen görme engellilerin Noterlik Kanununa göre onaylama şeklinde yapılabilecek işlemlerinde iki tanık bulundurma zorunluluğunun aranmamasına, ilgilinin talebi halinde ise işlemin iki tanık huzurunda yapılmasına’ karar verilmiştir.
Bu sebeple, okuma yazma bilen, imza atabilen görme engellilerin; zorunlu olarak düzenleme yapılması gereken (vasiyet, taşınmaz satış vaadi gibi) işlemleri dışında kalan ve onaylama yapılması yeterli bulunan işlemlerinde tanık aranmayacaktır. Görme engellinin kendisinin talep etmesi halinde ise onaylama işlemlerde iki tanık bulundurulması mümkün bulunmaktadır.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği, okuma yazma bilen ve imza atabilen görme engellilerin temyiz kudretine sahip olmaları halinde herkes için tanık gerektiren işlemler dışında kalan düzenleme ve onaylama şeklindeki noterlik işlemlerinde tanık aranmasının mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu belirterek Türkiye Noterler Birliği’nin 12.06.2019 tarih ve 2019/5 sayılı Genelgesi’nin (e) bendinin yeniden düzenlenmesi istemiyle Türkiye Noterler Birliği’ne ve 18.04.2022 tarihinde Adalet Bakanlığı’na başvuru yapmış, Türkiye Noterler Birliği tarafından da konuyla ilgili Adalet Bakanlığı’ndan görüş istenmesi üzerine, Bakanlık tarafından Birliğe 06.05.2022 tarihli görüş yazısı yazılmıştır.
Davacı, … Bakanlığı’nın 06.05.2022 tarihli görüş yazısından bahisle dava konusu Genelgenin (e) bendinin düzeltilmesi ve düzenleme işlemlerinde imza atabilen görme engellilerin kendi iradeleri ile tanık bulundurabilecekleri, aksi halde tanık bulundurulması yönünde zorlanamayacağına dair düzenleme yapılması istemiyle 10.05.2022 tarihinde başvuru yaptığını, başvurusunun yürürlükte olan düzenlemeye göre 30 gün içinde cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine iş bu davayı açtığını belirtmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği; ”İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlığını taşıyan 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde;
“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.

4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” hükmüne,
“İdari makamların sükutu” başlıklı 10. maddesinin dava konusu Genelge tarihinde yürürlükte olan ve 7331 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde,
“1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” hükmüne yer verilmiştir. (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkranın birinci ve üçüncü cümlelerinde yer alan “Altmış” ibareleri “Otuz” şeklinde, ikinci cümlesinde yer alan “altmış” ibaresi “otuz” şeklinde, beşinci cümlesinde yer alan “altı” ibaresi “dört” şeklinde ve altıncı cümlesinde yer alan “altmış günlük” ibaresi “otuz günlük” şeklinde değiştirilmiştir.)
2577 sayılı Kanunun “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. maddesinin dava konusu Genelge tarihinde yürürlükte olan ve 7331 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde ise,
“1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. (8/7/2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Altmış” ibaresi “Otuz” şeklinde değiştirilmiştir.)
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan Kanun hükümleri uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları açık olup; yasa koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem ayrımı gibi bir ayrıma gidilmemiş, 11. maddenin kapsamı salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmamıştır.
Bu itibarla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmamaktadır. Öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin iptali istemiyle açılan davalar yönünden, bu işlemlerin uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Türkiye Noterler Birliği’nin 2019/5 sayılı Genelgesi 12.06.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre, en geç 12.06.2019 tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması ya da altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye başvuruda bulunularak, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması talebi ile başvurulması gerekirken, davacı tarafından 10.05.2022 tarihinde davalı idareye başvurulduğu belirtilmekte olup, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra yapılan başvuru sonucunda tesis edilen dava konusu işlemin, sona ermiş olan dava açma süresini canlandırmayacağı görülmektedir.
Bu nedenle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın SÜREAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta avansından artan tutar ile kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
3. Kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.