Danıştay Kararı 8. Daire 2022/5794 E. 2022/4911 K. 16.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/5794 E.  ,  2022/4911 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5794
Karar No : 2022/4911

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Başkanlığı
Vekili : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … TUS 1. Dönem Yerleştirmesi kapsamında tercihte bulunan davacı tarafından, 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle … tarihli ek yerleştirmede tercih başvurusunun değerlendirmeye alınmamasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; …tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kamu personeline ilişkin tedbirler” başlıklı 1. maddesine göre, bu KHK ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkûmiyet kararı aranmaksızın görev yaptıkları teşkilatta veya başka bir kamu hizmetinde yeniden istihdam edilemeyecekleri, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecekleri kurala bağlandığından, anılan KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının yeniden kamu hizmetine alınması sonucunu doğuracak olan …TUS 1. Dönem Ek Yerleştirmesi kapsamındaki başvurusunun değerlendirmeye alınmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, davanın konusunun kamu hizmetine atanmasına ilişkin olmadığı, davanın konusunun eğitim öğretim hakkına ilişkin olduğu, Anayasal hakkının ihlal edildiği, … TUS 1. Dönem Başvuru Klavuzunda kamu görevinden çıkarılanların sınava giremeyeceğine veya tercihlerinin değerlendirmeye alınmamasına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, … Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısında, olağanüstü hal kapsamında kamu personeline ilişkin birtakım tedbirlerin alındığı, yerleştirme işlemlerinin doğrudan kamu görevine atanacakları belirlemek amacıyla yapıldığı, ilgililerin bahsi geçen Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca yerleştirilseler dahi atanmalarının mümkün olmadığı ve tercih ettikleri kadro ve pozisyonlara yerleştirilmeleri halinde, bu durumun kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet açığına ve ayrıca atamayı haiz diğer adayların mağduriyetlerine sebep olabileceği dikkate alınarak, söz konusu adayların … yerleştirme işlemlerine dahil edilmemesinin uygun olacağının değerlendirildiği yönünde görüş bildirildiği, bu itibarla ÖSYM Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile adayların Devlet Personel Başkanlığının sağlamış olduğu servis üzerinden sorgularının yapılmasına ve sorgulama sonucu elde edilen verilerde kamu görevinden çıkarıldığı tespit edilen adayların kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirme işlemlerine dahil edilmemesine, bu durumun sonuç ekranına yansıtılmasına ve adaylara bilgi verilmesine karar verildiği, nitekim davacı hakkında da yerleştirme işlemlerinden önce sorgusunun yapıldığı, bu kapsamda kamu görevinden çıkarılma kaydı olduğu tespit edildiğinden, yerleştirme işlemlerine ilişkin tercihlerinin değerlendirme dışı bırakıldığı, işlemin fonksiyonel açıdan kanun niteliği taşıyan bir hukuki düzenleme niteliğine sahip Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak tesis edildiği, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Davacının, doktor olarak görev yapmakta iken 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarıldığı ve ilgili KHK ile kamu görevinden çıkarılanlara doğrudan veya dolaylı olarak kamu görevi verilemeyeceğinin hüküm altına alındığı ve bu aşamada davacının, kamu görevine atanamayacağı açık olmakla birlikte; kamu görevine alınmalarda tamamen aracı bir kurum olarak görev yapan ve yapılan yarışma sınavları sonucunda yerleştirme işlemlerinden sorumlu kurum olan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı’na 6114 sayılı Kanun’da memuriyet şartlarını sağlamayan adayların yerleştirmelerinin yapılmayacağına dair bir yetki düzenlemesinin bulunmaması sebebiyle, tercihte bulunan tüm adayların yerleştirme işlemlerini yapmaları ve yerleştirme işlemi sonrası ataması yapılmak üzere memuriyete aday olan kişinin ilgili kuruma atamasının yapılması istemli başvurusunun ilgili kurumca Devlet Memurları Kanunu ve ilgili Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca memuriyet şartlarını taşıyıp taşımadığı yönünde değerlendirme yapılarak atamalarının yapılıp yapılmayacağı hususunda karar verileceği ve ÖSYM’ce yapılan yerleştirme işlemlerinin kişileri doğrudan veya dolaylı olarak kamu görevine atandığı şeklinde bir sonuç doğurmayacağı, yerleştirme işlemi ile atanma işlemlerinin birbirinden farklı işlemler olduğu göz önüne alındığında, davacının yazılı sınav sonrası yerleştirme başvurusunun değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekirken, sorgulama sonucu elde edilen verilerde kamu görevinden çıkarıldığı tespit edilen adayların kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirme işlemlerine dahil edilmemesine ilişkin alınan Yönetim Kurulu kararına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı düşüncesiyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun’un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 16/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.