Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5849 E. , 2022/7346 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5849
Karar No : 2022/7346
Temyiz İsteminde Bulunanlar : 1-(Davalı) … Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. …
2-(Davacı)… Turizm A.Ş.
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Davacı tarafından süresi içerisinde savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Davacının temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine, davalı idarenin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Davacının temyiz isteminin incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘Temyiz’ başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile idare ve vergi mahkemelerinin verdikleri nihai kararların, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; ‘Temyiz dilekçesi’ başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde de kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı hâllerde, 6. fıkrada sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanunun 31. maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Vekilin azli ve istifasının şekli” başlıklı 81. maddesinde, “(1) Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.”, “Vekilin istifası” başlıklı 82. maddesinde, “(1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. (2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir.” hükümleri yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Mahkemece verilen … günlü ve E:…, K:… sayılı kararın 06/07/2022 tarihinde, davalı idare temyiz dilekçesinin de 07/08/2022 tarihinde temyiz talebinde bulunan davacı tarafa tebliğ edildiği, Mahkeme kararının tebliğ edildiği 06/07/2022 tarihine göre adli tatil nedeniyle sürelerin uzamasından dolayı Mahkeme kararına karşı en son 07/09/2022 (Çarşamba) günü temyiz başvurusunda bulunulması gerekirken, temyiz dilekçesinin 08/09/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulduğu durumda da davalı idare temyiz dilekçesinin 07/08/2022 tarihinde temyiz talebinde bulunan davacı tarafa tebliğ edildiği, bu dilekçeye karşı cevap süresinin son gününün de adli tatil dışında 06/09/2022 tarihi olduğu dikkate alındığında, bu yönden de süresi içerisinde temyiz dilekçesinin verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, Mahkeme kararının (30) günlük temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz edildiği anlaşıldığından yukarıda anılan Kanun’un 48. maddesi uyarınca temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddi gerekmektedir.
Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine kesin olarak oybirliği ile, davalı idarenin temyiz isteminin esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile reddine, anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/12/2022 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY :
(X)-İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. Aynı Kanunun 50. maddesinin 4. fıkrasında Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmektedir.
Temyize konu karar Dairemizin 16/12/2021 tarih ve E:2019/4472, K:2021/6450 sayılı kararında belirtilen bozma gerekçesi göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olup anılan kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesinin 4. fıkrası gereğince onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.