Danıştay Kararı 8. Daire 2022/6466 E. 2022/5955 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6466 E.  ,  2022/5955 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6466
Karar No : 2022/5955

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı

DAVANIN ÖZETİ :
15.09.2022 tarih ve 31954 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in
a-) 2. maddesinde yer alan “yılda yedi günü geçmeyen kısa süreli” ibaresinin,
b-) Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği’nin 5/1-a maddesinde bulunan, “görevlendirme suretiyle kendi alanı ile ilgili yurt içi kongre, konferans, seminer ve sempozyum gibi etkinliklere katılan personelin, söz edilen süreçteki “bir yılda toplam 10 günü geçmeyen sürelerin aktif çalışılmış gün” olarak kabul edileceğine” dair düzenlemeye yer verilmemesine dair eksik düzenlemenin,
c-) 3. maddesinde yer alan ve asıl Yönetmeliğin 9. maddesinin (ç) bendinin değiştirilmesine yönelik olan “Sabit ek ödeme tutarı, aynı aya ilişkin olarak yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir.” bölümünün tamamının,
ç-) Ekinde yer alan “Ek-4 Taban Ödeme Katsayı Cetveli” içeriğinde, “Kadro Unvanı” başlığı altında 13., 14., 15.,17., 18., 19., 20. Ve 22. sıralarda yer alan katsayıların iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘İdari davaların açılması’ başlıklı 3. maddesinde; “İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.” hükmüne yer verilmiş; ‘Dilekçeler üzerine ilk inceleme’ başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin, 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır.
İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesinde yer alan ve asıl Yönetmeliğin 9. maddesinin (ç) bendinin değiştirilmesine yönelik olan “Sabit ek ödeme tutarı, aynı aya ilişkin olarak yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir.” bölümünün tamamının iptali istenilmiş ise de, asıl Yönetmeliğin 9. maddesinde (ç) bendinin bulunmadığı, dava konusu Yönetmeliğin 3. maddesiyle asıl Yönetmeliğin 5. maddesinin 8. fıkrasının (ç) bendinin değiştirildiği, diğer taraftan dava konusu edilen “Sabit ek ödeme tutarı, aynı aya ilişkin olarak yapılacak temel ek ödeme tutarından mahsup edilir.” bölümünün tamamının iptaliyle kastedilenin söz konusu cümlenin mi yoksa bu cümlenin geçtiği fıkranın mı tamamının iptali istemi olduğu anlaşılamamıştır.
Öte yandan, davacı Sendika tarafından, üyelerinin ortak menfaatini korumak amacıyla dava konusu Yönetmeliğe karşı dava açılabilirse de, iptali istenilen katsayılar içerisinde “Diğer lisansiyer” başlığı altında sivil savunma uzmanı ve mühendisin de bulunduğu, ayrıca genel idare hizmetleri, teknik hizmetler ve yardımcı hizmetler için geçerli olan katsayıların da iptalinin istenildiği görülmektedir. Söz konusu katsayılara ilişkin hizmet sınıflarına dahil olarak çalışanların davacı Sendikanın üyelerinden olup olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından, bu haliyle Yönetmeliğin dava konusu edilen söz konusu maddelerine ilişkin sahip olunan menfaat ortaya konulamamıştır. Başka bir ifadeyle, iptali istenilen katsayıların uygulanacağı kadro unvanıyla çalışanların davacı Sendika tarafından temsil olunup olunmadığı açık değildir.
Bu itibarla, dava konusu edilen maddelerin açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile belirtilmesi, ayrıca iptali istenilen her bir katsayı yönünden sahip olunan menfaatin açıklanması gerektiğinden, bu haliyle dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanun’un 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilerek, dilekçenin bir örneğinin davacı vekiline gönderilmesine,
3. Davanın yenilenmemesi durumunda posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.