Danıştay Kararı 8. Daire 2022/6495 E. 2022/5881 K. 21.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6495 E.  ,  2022/5881 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6495
Karar No : 2022/5881

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Havaalanları ile şehir merkezleri arasında yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından, Ulaştırma Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından kendilerine verilen A grubu çalışma ruhsatına istinaden Van Ferit Melen Havalimanı-Şehir Merkezi arasında taşıma hizmeti yapmak amacıyla şirkete ait araçlar için güzergah ve durak izni verilmesi talebiyle yapmış olduğu 25/07/2019 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:.. sayılı kararda; ” Büyükşehir belediyesi sınırları dahilinde toplu taşıma ile ilgili hususlarda karar almak ve tasarrufta bulunmak yetkisinin büyükşehir belediyelerine ait olduğu anlaşılmakla birlikte, sivil havacılık alanında özel bir düzenleme niteliğinde bulunan Türk Sivil Havacılık Kanunu’nda havacılığın bir unsuru olarak belirlenen yer hizmetleri hususunda düzenleme yapma yetkisinin ilgili bakanlığa bırakıldığı, bu kapsamda düzenleme yapma yetkisini kullanan Ulaştırma Bakanlığınca çıkarılan Yönetmelik ile ulaşım hizmetinin yer hizmetleri kapsamında olduğu belirtilerek, şehir terminali ve/veya terminalleri ile havaalanı arasında ve/veya hava alanından çevre illere ve ilçelere yapılacak olan düzenli yolcu taşıma işletmeciliğinin, karayolu taşımacılığı ile ilgili tüm mevzuata uyulması koşulu ile taleplere göre, Bakanlık tarafından düzenleneceği belirtildiğinden, ilgili kanun uyarınca özel bir düzenleme niteliğinde olan bu hüküm nedeniyle havaalanı ile yerleşim yeri arasındaki taşımacılığın nasıl yürütüleceğini belirleme yetkisinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, yine düzenleme yetkisini kullanan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan … tarih ve … sayılı Genelgesi uyarınca, havaalanı-yerleşim yerleri arasında taşımacılığın, Büyükşehir Belediyesi ve/veya Ulaştırma Koordinasyon Merkezince (UKOME) yetkilendirilen gerçek veya tüzel kişilerce veya bu Genelge kapsamında diğer şartları sağlamaları kaydı ile Havalimanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği (SHY-22) uyarınca A Grubu Çalışma Ruhsatı alan özel hukuk tüzel kişilerce yapılabileceği belirtilerek, hem belediyelerce hemde Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşlarca eş zamanlı olarak taşıma yapılabilmesinin mümkün kılındığı, diğer bir ifade ile, hem belediyelerin hemde Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşların ayrı ayrı taşımacılık yapmaya yetkili oldukları anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, bakılmakta olan iş bu dava açıldıktan sonra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından Havayolu + Karayolu Kombine Yolcu Taşımaları konulu 04.02.2020 tarih ve 2020/3 sayılı genelgenin yayımlandığı, anılan genelgede dava konusu işleme esas alınan 2018/16 genelgede yer alan Büyükşehir Belediyesi ve/veya Ulaştırma Koordinasyon Merkezince (UKOME) yetkilendirilip havalimanı işletmecisi tarafından yer tahsisi yapılmış olan gerçek veya tüzel kişi tarafından taşımacılık yapılabileceğine ilişkin düzenlemeye dolayısıyla hem belediyelerce hemde Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluşlarca eş zamanlı olarak taşıma yapılabilmesinin mümkün kılınmasına ilişkin düzenlemeye yer verilmeyerek anılan yetkinin büyükşehir belediyelerinden alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, havaalanı yer hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan havaalanları ile yerleşim yerleri arasında yapılacak taşıma hizmetlerinin yürütülme şekil ve esasları ile izinleri belirlemek hususunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın esas yetkili olduğu, belediyelerin yetkisinin ise Bakanlığın devrettiği yetki ölçüsünde sınırlı bulunduğu anlaşıldığından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün 17/12/2018 tarih ve 2018/16 sayılı genelgesi ve yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca davalı idarenin sadece güzergah ve durak yeri belirleme yetkisi bulunduğu hususu dikkate alındığında, Bakanlık tarafından yetkilendirilen davacının kendisine verilen yetki doğrultusunda Van Ferit Melen Havalimanı ile şehir merkezi ve bunların aksi istikametinde taşıma hizmetinde bulunabilmesi için davalı idare tarafından davacı şirkete ait araçlar için güzergah ve durak izni verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; “2020/3 sayılı Genelgenin iptali istemiyle Danıştay 8. Dairesinin E.2020/1945 esasında dava açıldığı, anılan Dairece yapılan muhakeme sonucunda, “…Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü’nce çıkarılan 04.02.2020 tarih ve 2020/3 sayılı “Havayolu + Kombine Yolcu Taşımaları” konulu Genelge’nin “Yerleşim Yerleri Arasında Uçak + Otobüs ile Yapılan Tarifeli Kombine Yolcu Taşımaları” başlıklı bölümünün (a) bendinin 1. Maddesi ve “Geçici ve Son Hükümler” başlıklı bölümünün (b) bendinde yapılan değişiklik ile, Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde havalimanı kara tarafı, şehir merkezi havalimanı kara tarafı arasında başlayıp biten karayolu kısmına yönelik taşımalarda tek yetkili makamın ilgili Bakanlık olacak şekilde düzenleme yapıldığı açık olup, havalimanının il mülki sınırları içinde olmak koşulu ile havalimanı-terminal arasında yapılacak yolcu taşımacılığında davacı Büyükşehir Belediyesini yetkisiz kılacak şekilde tesis edilen dava konusu Genelgenin ilgili maddelerinde hukuka uyarlık görülmemiştir.” gerekçesine istinaden 18/06/2020 tarihinde 2020/3 sayılı Genelgenin dava konusu maddeleri için yürütmenin durdurulması yönünde karar verildiği görülmekle, istinafa konu Mahkeme kararının yolcu taşımacılığı konusunda büyükşehir belediyelerinin yetkisinin bulunmadığı yönündeki tespitlerin yer aldığı paragraf haricinde yerinde olduğu görülmekle istinaf isteminin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak; 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 45’inci maddesine göre yapılan inceleme sonucu, istinaf incelemesine konu olan kararın sonucu ve kısmen gerekçesi itibarıyla usûl ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin de bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.” gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, alınan kararın yasal düzenlemeler esas alınarak tesis edildiği, gerekçede esas alınan yönetmelik ve bakanlık tarafından alınan tek taraflı kararlarla yasada idareye tanınmış olan görev ve yetkilerin kullanımının engellenmesinin mümkün olmadığı öne sürülerek istinaf mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir.

3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.

6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde, “düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları”, (c) bendinde, “Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları”; (d) bendinde ise, “Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları” hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının Ulaştırma Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından kendilerine verilen A grubu çalışma ruhsatına istinaden Van Ferit Melen Havalimanı-Şehir Merkezi arasında taşıma hizmeti yapmak amacıyla şirkete ait araçlar için güzergah ve durak izni verilmesi talebiyle yapmış olduğu 25/07/2019 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Merkezinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinde yer alan uyuşmazlıklar arasında bulunmadığı ve aynı maddenin 1.fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri kapsamında da değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
Kesin olarak, 21/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.