Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6553 E. , 2022/5667 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6553
Karar No : 2022/5667
KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILARI) : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-… Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2022 tarih ve E:2020/4865, K:2022/3791 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çorum Hitit Üniversitesi … Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve .. sayılı kararının iptali ile disiplin soruşturması süresince eksik ödenen maaşları ile dava konusu işlem nedeniyle ödenmeyen aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, öğrencisi olan … ile öğrencilik ilişkisi dışında birliktelik yaşadığından bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, tanık ifadeleri değerlendirildiğinde; davacı ile öğrencisi …arasında bir ilişki bulunduğu yönünde herhangi bir ifadenin bulunmadığı, yalnızca bir öğretim üyesinin, …’nın defaatle davacının arabasına bindiğini gördüğünü, birbirleriyle senli benli konuştuklarına şahit olduğunu beyan ettiği, davacı ile … arasında bir ilişkinin bulunduğu yönünde herhangi bir beyanının bulunmadığı, öte yandan, …’nın, 19/05/2017 tarihinde davacıdan şikayetçi olması nedeniyle alınan ifadesinde, Hitit Üniversitesi Beden Eğitimi Meslek Yüksekokulu Bölümü’nde öğrenci olduğunu, yaklaşık üç yıldır davacı ile arkadaşlık ettiğini, yaklaşık altı aydır da aynı evde kaldıklarını, ara sıra geçimsizliklerinin olduğunu, bir yıldır ayrılmak isteğini, ancak davacının kabul etmediğini, 19/05/2017 tarihinde bu nedenle tartışırken davacının kendisine tokat attığını, “şerefsiz, namussuz” diyerek hakaret ettiğini, öldürmekle tehdit ettiğini, telefonuna tehdit içerikli mesajlar attığını, bir hafta önce de kendisine bıçak çektiğini belirterek şikayetçi olduğu, …’nın şikayeti üzerine … Aile Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile … hakkında koruma tedbiri uygulanmasına karar verildiği görülmekle birlikte, …’nın şikayetinden vazgeçmesi üzerine Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … tarih ve … soruşturma sayılı dosyasında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve …’nın dava konusu işleme dayanak soruşturma sırasında alınan ifadesinde, öğrenciliği sırasında davacıya karşı farklı bir yakınlık hissetmeye başladığını, bu hislerini söylemesi üzerine davacının, bu durumun etik olmayacağını söyleyerek şahsını terslemesinin gururunu kırdığını, 19/05/2017 tarihinde davacı ile görüşmek istediğinde, hislerini kabul etmemesi nedeniyle öfkelenerek polise şikayet ettiğini, cahillik ettiğini anlar diye düşünerek davacının ifade dahi vermediğini, bir gün sonra hatasının farkına vararak davacıdan özür dilediğini, davacının gönderdiğini belirttiği mesajları ise, bir arkadaşının numarasını davacının ismi ile kaydederek kendisinin gönderdiğini, davacının kendisine mesaj göndermediğini belirterek davacı ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını ifade ettiği, davacının da, gerek ifadesinde gerekse savunmasında, … ile ilişkisinin bulunduğu yönündeki iddiayı reddettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının üzerine atılı, “öğrencisi … ile aynı evi paylaşarak gayri ahlaki davranışta bulunmak” şeklindeki suçun her türlü şüpheden uzak, somut delillerle ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle ödenmeyen aylıklarının ve görevden uzaklaştırma kararı uyarınca görevden uzak kalınan döneme ilişkin eksik ödenen maaşlarının hesaplanarak dava tarihi olan 10/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih, E:… , K:… sayılı kararıyla; İdare mahkemesince, davacının üzerine atılı, “öğrencisi … ile aynı evi paylaşarak gayri ahlaki davranışta bulunmak” şeklindeki suçun her türlü şüpheden uzak, somut delillerle ortaya konulamadığı” gerekçesine yer verilmişse de, dosyada mevcut olan bilgi, belge ve davacı ile öğrencisi … ‘nın karakolda verdiği 19/05/2017 günlü ifade tutanakları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı ile reşit olan öğrencisi …’nın rızaları dahilinde en az 3 yıldır hoca-öğrenci ilişkisinin ötesinde birliktelik içinde oldukları ve kız öğrencinin en az 6 ay süreyle davacının evinde onunla birlikte yaşadığının sabit olduğu, ancak tanık ifadelerinden bu ilişkinin üniversite bünyesinde bilinir olmadığının anlaşıldığı, sabit olan bu eylemin, kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak maddesindeki tanıma uymadığı, dava konusu işlemde tipiklik ilkesine uygunluk bulunmadığı görülmekle, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; davacının fiili ile ilgili olarak “tipiklik” ilkesi göz önünde bulundurularak yeni bir işlem tesis edilebileceğinin açık olduğu, bu durumda, dava konusu işlemin belirtilen gerekçeyle iptali gerekmekte ise de idare mahkemesince verilen kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
Danıştay Sekizinci Daire Kararının Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 03/06/2022 tarih ve E:2020/4865, K:2022/3791 sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı ve öğrenci …’nın karakolda verdiği 19/05/2017 tarihli ifade tutanaklarının birlikte değerlendirilmesinden, davacı ile öğrenci …’nın en az 3 yıldır hoca-öğrenci ilişkisinin ötesinde ilişkilerinin olduğu, davacının sübuta eren eylemlerin, kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak kapsamında kaldığı, bu durumda; tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu gerekçeli reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına “kesin” olarak karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisi hakkında yapılan soruşturmanın dayanaksız ve hukuka aykırı olduğu, isimsiz ve imzasız ihbara dayanılarak soruşturma açılamayacağı ileri sürülerek Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
28/06/2014 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 103. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yer alan “kararın düzeltilmesi” kanun yoluna son verilmiş; 2577 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 8. maddede, “Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanun’un, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır…” kuralına yer verilmiştir.
Adalet Bakanlığı tarafından 07/11/2015 günlü Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2. ve Geçici 20. maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen Bölge İdare Mahkemeleri’nin 20/07/2016 günü itibarıyla tüm yurtta göreve başlayacakları duyurulmuştur.
Belirtilen hukuki duruma göre, 20/07/2016 gününden sonra verilen kararlar bakımından kararın düzeltilmesi kanun yoluna başvurulamayacağı açıktır.
Bu durumda; 20/07/2016 gününden sonra verilen kararlar bakımından kararın düzeltilmesi kanun yoluna başvurulamayacağından, davacının kararın düzeltilmesi isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
1. Karar düzeltme isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak 14/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.