Danıştay Kararı 8. Daire 2022/6616 E. 2022/6690 K. 18.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6616 E.  ,  2022/6690 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6616
Karar No : 2022/6690

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı

DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, çalışma izninin iptal edilmesine sebep olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; ikinci fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; üçüncü fıkrasında, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İdari yargılama usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinin ” Konu” başlıklı kısımlarında, Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı kararının tamamının iptalinin istenildiği; dilekçenin ve “Netice ve Talep” başlıklı kısmında ise çalışma izninin iadesinin de talep edildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava dilekçesinde her ne kadar dava konusu yazının tamamının iptalinin istenildiği görülmekte ise de; yukarıda alıntısı yapılan yasal düzenleme uyarınca; davacının yazının tamamının iptalini istemek hususunda sahip olduğu menfaatin ve hukuki sebeplerin ortaya konulması veya yazının sadece davacıya yönelik olan maddelerinin/kısımlarının iptali isteniyorsa, iptali istenen kısımlarının açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile belirtilmesi gerektiğinden, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmamıştır.
Öte yandan, çalışma izninin iadesi isteminin ise idari işlem niteliğinde yargı kararı verilmesine ilişkin bir talep olduğu, böyle bir talebin 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesine aykırı olduğu gibi aynı maddede yer alan idari dava türlerinden hiçbirisine girmediği anlaşıldığından, dava dilekçesi bu haliyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun bulunmamıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında bireysel bir işlem olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamadığından, bireysel işlem varsa ve iptali isteniliyorsa işlemin dava dilekçesine eklenmesi gerektiği, bununla birlikte bireysel işlemi tesis eden idarenin hasım konumuna eklenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak düzenlenmeyen dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine,
3. Davanın yenilenmemesi durumunda posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine,
18/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.