Danıştay Kararı 8. Daire 2022/6675 E. 2022/6026 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/6675 E.  ,  2022/6026 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6675
Karar No : 2022/6026

DAVACI : … Global Lojistik Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
UETS adresi vardır.

DAVANIN ÖZETİ : 27/08/2022 tarih ve 31936 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği’nin iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Davaların Açılması” başlığını taşıyan 3. maddesinde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin belirtileceği; dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği; dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 15/1-d maddesinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ”Terditli dava” başlıklı 111. maddesinde, ”Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır.
” kuralı yer almakla birlikte; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun, 6100 sayılı Kanun’a atıfta bulunduğu 31. maddesinde, terditli dava türü ile ilgili bir hükme yer verilmediği ve idari yargılama usulünde terditli dava türünün uygulanmadığı görülmektedir.
İdari Yargılama Usulünde geçerli olan re’sen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin veya maddelerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin veya maddenin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idarî işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin belirli maddelerinin/ibarelerinin iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenen kısımların açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Buna göre, dava dilekçelerinde, davanın konusunun açık ve kesin olarak belirtilmesi, iptali istenen işlem veya işlemlerin tarih ve sayısı gösterilerek tereddüde yer bırakmayacak şekilde dilekçenin sonuç ve talep kısmına yazılması, düzenleyici işlemlerde de iptali istenilen madde veya maddelerin açıkça belirtilmesi, davacının menfaatinin nasıl etkilendiğinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin her madde bakımından ayrı ayrı açıklanması ve dava dilekçelerinde hukuka aykırı olduğu ileri sürülen düzenlemelerin iptalinin veya bu düzenlemeden kaynaklı zararın tazmininin istenebileceği, bu şekilde düzenlenmeyen dilekçelerin yenilenmek üzere reddedileceği açıktır.
Dava dilekçesinin ”Talep Konusu” ve ”Sonuç ve İstem” başlıklı kısımlarında, Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği’nin tümden veya aksi kanaat halinde Yönetmeliğin 7. maddesinin iptalinin istenildiği görülmekte ise de; yukarıda alıntısı yapılan yasal düzenlemeler uyarınca idari yargılama usulünde 6100 sayılı Kanun’da yer alan terditli dava türünün uygulanmadığı da dikkate alınmak suretiyle, dava konusu düzenlemenin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin bu madde veya fıkralar bakımından ayrı ayrı belirtilmesi suretiyle dava açılması gerekmektedir.
Bu durumda; mevcut haliyle dava dilekçesinde, 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE,
2. Aynı Kanun’un 15/5. maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacıya tebliğine,
3. Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına,
4. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın davacıya iadesine, 27/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.