Danıştay Kararı 8. Daire 2022/7019 E. 2022/7394 K. 09.12.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/7019 E.  ,  2022/7394 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7019
Karar No : 2022/7394

DAVACI : … Mahallesi Eğitim ve Kültüre Hizmet Derneği
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : …

DAVANIN ÖZETİ : 09/09/2022 tarihli ve 31948 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin Geçici 1. Maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, davacıların adli yardım talebi kabul edildikten sonra, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; ikinci fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; üçüncü fıkrasında, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İdari yargılama usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir.
6100 sayılı Kanunun “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır. ” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davacının dava açarken Mahkemeden hüküm altına alınmasını talep ettiği istem sonucuyla bağlı kalınarak, her bir istem sonucu hakkında karar vermek medeni ve idari yargılama hukukuna hakim olan ilkelerden olan taleple bağlılık ilkesinin bir gereğidir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin konu bölümünde, “09/09/2022 tarihli ve 31948 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin Geçici 1. Maddesinin 1. fıkrasının iptalinin”; sonuç bölümünde; “yukarıda yer alan Yönetmelik madde/fıkra/bentlerin iptalinin” ifadelerine; hukuka aykırılık iddialarının açıklanmasına yönelik olan dilekçe içeriğinde ise; “iptali talep edilen maddeler” ve “birçok madde 5661 sayılı Kanun’un sistematiği ve ruhuna aykıdır.” ifadelerine yer verilmek suretiyle dava açıldığı görülmektedir.
Her ne kadar; dava dilekçesinin konu bölümünde sadece dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. Maddesinin 1. fıkrasının iptalinin istenildiği anlaşılmakta ise de; dava dilekçesinin içeriği ve sonuç bölümünün anılan talep ile uyumsuz olduğu görüldüğünden, davacının hangi maddenin hangi gerekçelerle iptalinin istenildiği hususunda tereddüt oluşmuştur.
Bu itibarla; dava dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesi neticesinde dilekçenin konu ve sonuç bölümü ile içerik bölümünün uyumsuz olduğu, bir başka ifadeyle istemlerin örtüşmediği ve belirsiz olduğu görüldüğünden, yukarıda alıntısı yapılan yasal düzenlemeler ve yargı içtihadları uyarınca; davacı tarafından, eğer dilekçenin konu bölümünde belirtildiği üzere, sadece Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği’nin Geçici 1. Maddesinin 1. fıkrasının iptalini isteniyorsa bu hususa ilişkin olarak sahip olduğu menfaatin ve hukuki sebeplerin ortaya konulması; davacının menfaatini etkileyen başkaca maddelerin/kısımların iptali isteniliyorsa, iptali istenen kısımlarının açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile belirtilmesi gerektiğinden, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi hükmüne uygun bulunmayan dava dilekçesinin, aynı Kanunun 15’inci maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere reddine, harç alınmaksızın yenilenecek olan dilekçede aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin bildirilerek kararın davacı vekiline gönderilmesine, 09/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.