Danıştay Kararı 8. Daire 2022/7078 E. 2022/6851 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/7078 E.  ,  2022/6851 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7078
Karar No : 2022/6851

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU :…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dicle Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu 1. Sınıf öğrencisi olan davacı tarafından, aile hekimliğinden aldığı sağlık durumu raporunun mazerete esas alınamayacağından bahisle mazeret sınavına girme talebinin reddine ilişkin Dicle Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile bu kararın dayanağı 06/09/2019 tarih ve 30880 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Dicle Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği’nin 32. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Dicle Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği’nin 32. maddesinin 4. fıkrasının, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 5. maddesine ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüşse de mevzuat hükümlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, üniversitelerin kamu tüzel kişiliklerinin ve bilimsel özerkliklerinin bulunduğu, sahip oldukları bu yetki ve sorumluluk doğrultusunda çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirme amacını taşıdıkları, Yükseköğretim Kanununun verdiği yetkiye dayanılarak çıkararılan yönetmeliklerde; sağlıkla ilgili mazereti nedeniyle, mazeret sınavına katılmak isteyen bir öğrencinin hangi sağlık kuruluşundan alacağı sağlık raporunun kabul edileceği yönünde bir düzenleme getirilmesinin üniversitelerin bilimsel özerkliğinin bir sonucu olduğu, somut olaya bakıldığında; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda mazeret sınavı ve istirahat raporu ile ilgili ayrıntılı bir düzenlemenin bulunmadığının görüldüğü, bu konuda her üniversiteye Kanunun çizdiği sınırlar dahilinde olmak kaydıyla düzenleme yapma yetkisinin verildiğinin anlaşıldığı, bahse konu Dicle Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği’nin 32. maddesinin 4. fıkrasında düzenleme altına alınan “Öğrenciler sağlıkla ilgili mazeretlerini, yataklı tedavi kurumlarından alacakları sağlık raporu ile belgelemek zorundadırlar.” şeklindeki hükmü incelendiğinde, söz konusu hükmün kamu yararı, üniversitenin bilimsel açıdan gelişimi, evrensel insan hakları ve hukukun genel prensipleri açısından hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı, diğer taraftan 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununu ile aile hekimlerine tanınan rapor düzenleme yetkisinin, üniversitelerin bilimsel özerkliğini ve takdir yetkisini ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamayacağı, aile hekimlerinin sağlık raporu düzenleme yetkisine sahip olduğu kabul edilse de, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa dayanarak yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olan davalı idarenin, sağlık raporunun yataklı tedavi hizmeti veren sağlık kuruluşundan alınması gerektiği yönündeki düzenlemesinin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilebileceği ve bu yöndeki düzenlemenin 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununa aykırılığının bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından uyuşmazlık konusu olaydaki mazereti, yataklı tedavi kurumlarından alınmış bir sağlık raporu ile belgelendirilemediğinden anılan hüküm uyarınca tesis edilen Dicle Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu Yönetim Kurulunun … tarih ve … kararının da hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dairesince; davalı idarenin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3. ve 14. maddesi gereğince üniversite senatosu vasıtasıyla düzenleme yetkisi bulunmakla birlikte, bu düzenlemelerin normlar hiyerarşisine uygun olması gerektiği, iptali istenen yönetmelik hükmü ile davalı idarece mazeret sınavları için ancak yataklı tedavi kurumlarından alınmış hastalık raporlarının kabul edileceği hususu düzenlenmişse de, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 1. ve 4. maddeleri birlikte incelendiğinde aile hekimlerinin rapor düzenleme yetkisinin kanunla düzenlendiği, bu raporların yataklı tedavi kurumlarından alınan tek hekim raporlarından herhangi bir farkının olmadığının açık olduğu, bu durumun aile hekimliği kurumunun Kanunla düzenlenmiş bir yetkisinin yönetmelik hükümleri ile davalı idare tarafından kabul edilmemesi anlamına geldiği, bunun normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, aile hekimliği birimlerinin kurulması ile sağlık hizmetlerinin ulaşılabilirliği sağlanarak vatandaşın yataklı tedavi görmesini gerektirmeyen sağlık hizmetlerini almalarının kolaylaştırılması, aynı zamanda yataklı tedavi kurumları üzerindeki yükün azaltılarak bu kurumların daha verimli hizmet vermesinin amaçlandığı göz önüne alındığında, kamu yararı bakımından da ilgili yönetmelik hükmünün hukuka uygun bulunmadığı, bu durumda davacının talebi doğrultusunda, dava konusu işlem ile işleme dayanak yönetmelik hükmündeki “yataklı tedavi kurumlarından” ibaresinin iptali gerektiği, bu nedenle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusun kabulüne ve konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu edilen işlemlerin ilgili Kanun, yönetmelikler ve sair mevzuat hükümlerine uygun olarak yapıldığı, davacının 14/11/2019 tarihli dilekçesi ile mazeret sınavına girme isteğinde bulunduğu, dilekçe ekinde Diyarbakır Bağlar … Nolu Aile Hekimliği’nden alınmış olan 13/11/2019 tarihli 1 (bir) gün süreli istirahat raporunun bulunduğu, alınan bu raporun Dicle Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği’nin 32. maddesinin 4. fıkrası hükmünde belirtilen, raporun yataklı tedavi kurumlarından alınma şartını taşımaması nedeniyle davacının talebinin reddedildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz istemine ilişkin savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idare tarafından yapılan temyiz isteminin, temyize konu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesi uyarınca temyiz yolu öngörülen kararlardan olmadığı anlaşıldığından, davalı tarafların temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir… 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir… 6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı kanunun “Temyiz” başlıklı 46’ncı maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, Bölge İdare Mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Olayda; Dicle Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu 1. sınıf öğrencisi olan davacının, 14/11/2019 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurarak “İdare Hukuku” ve “Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi” derslerinin mazeret sınavına girmek için talepte bulunduğu, mazeret talebine gerekçe olarak Diyarbakır Bağlar … Nolu Aile Hekimliği’nden alınmış olan 13/11/2019 tarihli 1 (bir) gün süreli istirahat raporunun aslını davalı idareye ibraz ettiği, davacının bu talebinin Dicle Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile anılan raporun yataklı tedavi kurumlarından alınma şartını taşımaması nedeniyle reddedildiği, mazeret sınavına girme talebi kabul ve reddedilen öğrencilerin listesinin 26/11/2019 tarihinde Yüksekokulun web sitesinde yayınlanarak ve duyuru panolarına asılarak ilan edildiği, bunun üzerine, davacı tarafından, mazeret sınavına girme talebinin reddine ilişkin kararın ve bu kararın dayanağı olan yönetmeliğin ilgili hükmünün iptali istemiyle davanın açıldığı, dava konusunun, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemler” hükmü ile birlikte değerlendirilmesinde, mezkur madde temyize açık işlemler arasında sayılmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla temyiz yolu açık bulunmayan dava konusu hakkında yapılan temyiz başvurusunun esasının inceleme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3- Kesin olarak, 24/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.