Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/7116 E. , 2022/7357 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7116
Karar No : 2022/7357
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Enerji Üretim ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ilçesi içme suyu isale hattı üzerinde lisanslı elektrik üretimi yapan davacı şirket tarafından, … Elektrik Üretim Anonim Şirketinin hisselerinin tamamının hibe yoluyla … Belediye Başkanlığı tarafından devralınmasına ilişkin … Belediye Meclisinin … tarih ve… sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; “Davalı Belediye tarafından … Elektrik Üretim Anonim Şirketi’nin bedelsiz devralındığı, herhangi bir borcunun bulunmadığı, ana faaliyet konusunun elektrik üretimi olduğu, belediyelerin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her türlü faaliyet ve girişimde bulunabileceği ileri sürülmüşse de, devralınan anonim şirketin kurulduğu gün henüz hiçbir ticari faaliyette bulunmadan Belediyeye devri yönünde kurucusu tarafından irade beyanında bulunulduğu, kuruluşunun ertesi günü ise belediye meclis kararı ile bedelsiz devrinin kabul edildiği, ancak söz konusu şirketin ne kurulduğu gün ne de belediyeye devredildiği gün piyasa koşullarında henüz bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, söz konusu durum ticari ve iktisadi hayatın olağan işleyiş ve akışına uygun olmadığı gibi, şu aşamada henüz hiçbir faaliyette bulunmayan şirketin sadece kuruluş beyanında yer alan faaliyet konusunun ‘belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak’ olduğu hususunu kabule olanak bulunmadığından,Üzümlü Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ayrıca, belediyeler ve diğer mahalli idareler ile bunların kurdukları birlikler tarafından ticari amaçla faaliyette bulunmak üzere şirket kurulması ve mevcut veya kurulacak şirketlere sermaye katılımında bulunulması olanaklı bulunmakla birlikte, bu durum merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerinde sahip olduğu idari vesayet yetkisi çerçevesinde Cumhurbaşkanı iznine tabi kılınmıştır. Danıştay 8. Dairesinin 05.03.2010 tarih ve E:2018/4976, K:2010/1108 sayılı kararından anlaşıldığı üzere, şirket devrinin hibe yoluyla yapılmasının ticari hayatın gerekliliğine uygun olması durumunda Cumhurbaşkanı iznine ihtiyaç duyulmamaktadır. Ancak yapılan şirket devrinin mahalli idareler tarafından hibe yoluyla gerçekleştirilmesi işlemi, merkezi idarenin vesayet denetiminden kaçınmaya yönelik bir işlem olarak yapılması halinde aynı durum söz konusu olmayacaktır. Hibe yoluyla şirket devralınmasının merkezi idarenin vesayet denetimi kapsamından çıkarılması halinde 4046 sayılı Kanunun 26. maddesinin uygulanabilirliği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda şirket kurmak isteyen bir mahalli idare vesayet denetiminden, dolayısıyla Cumhurbaşkanının konuyla ilgili takdir yetkisinden kaçınmak için kurulmuş bir şirketi hibe yoluyla devralma yoluna gidecektir ki, bu da yasa koyucunun amacına aykırıdır. Dolayısıyla dava konusu 05.01.2021 tarihli belediye meclisi kararıyla 04.01.2021 tarihinde kurulan şirketin hibe yoluyla devralınması işlemi merkezi idarenin vesayet denetiminden kaçınmaya yönelik bir işlem olup, 4046 sayılı Kanunun 26. maddesi yönünden de hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davanın ehliyet yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esasının incelenmesi suretiyle işlemin iptali yönünde verilen Mahkeme kararında yargılama usûlüne uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf konusu Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararıyla; davanın konusunun, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde sayılan konular arasında yer almadığı ve Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile davacının temyiz başvurusunun esasının incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih, E. …, K. … ve T… Temyiz sayılı kararının bozulması gerektiği belirtilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir…
6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin nitelikte olduğu görülmektedir.
Olayda, … Elektrik Üretim Anonim Şirketinin hisselerinin tamamının hibe yoluyla Üzümlü Belediye Başkanlığı tarafından devralınmasına ilişkin Üzümlü Belediye Meclisinin …tarih ve…sayılı kararının iptali istemiyle bahse konu davanın açıldığı, bahse konu meclis kararının düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı, bu nedenle 2577 sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesi uyarınca temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, T:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 08/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.