Danıştay Kararı 8. Daire 2022/823 E. 2022/5390 K. 05.10.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/823 E.  ,  2022/5390 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/823
Karar No : 2022/5390

DAVACI : …

DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
.
DAVANIN KONUSU :
1. … Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu olan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 26/06/2015 tarihinde duyurusu yapılan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) Temel Tıp Bilimleri ve Temel İslam Bilimlerinde Alan Sınavı İlanı ve Eklerinin Temel Tıp Bilimlerine ilişkin kısmı ile,
2. 07/07/2015 tarihinde yapılan yazılı sınavın ve 08-09-10/07/2015 tarihlerinde yapılan mülakat sınavının,
3. Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 14/05/2015 tarihli toplantısında kabul edilerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 02 Haziran 2015 tarihinde ilan edilen Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esasların alan sınavına ilişkin 3/1-f, 3/1-h, 5/1, 5/3, 6/2, 6/3 ve 6/6 maddelerinin; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 14.05.2015 tarihli toplantısında yapılan değişiklikler ile Öğretim Üyesi Yerleştirme puanının hesaplanmasında önceden lisans not ortalamasının %35’i, ALES puanının %50’si ve varsa yabancı dil puanının %15’i dikkate alınırken, yeni düzenleme ile ALES puanının %25’i, Alan sınavı puanının %40’ı ve varsa yabancı dil puanının %15’inin dikkate alınarak puan hesaplaması yapılacağının belirtildiği ve ALES’e ek olarak “alan sınavı” adı altında yeni bir sınavın yapılmaya başlanacağı, alan sınavının önce yazılı ardından sözlü olarak yapılacağı ve alan sınavı puanı hesabının, adayın yazılı puanının %50’si ile sözlü puanının %50’si dikkate alınarak yapıldığı, Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında KHK ve Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te sadece merkezi sınavdan bahsedildiği, anılan yönetmelikte merkezi sınavın; ÖSYM tarafından yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Sınavı (ALES) şeklinde tanımlandığı, Anayasa’ya göre öğretim elemanlarının atamalarının kanunla düzenlenmesi gerektiği, ilanda belirtilen kadronun 4 katı kadar adayın ALES puanı sıralamasına kadar çağrılmasının, ALES’in nesnel sonuçlarını ortadan kaldıracağı, alan sınavında sübjektif değerlendirmeye açık olan sözlü sınavı aşamasının bulunması ve alan sınav puanı hesaplanmasında %50’sinin alınacağının belirtilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğu, dava konusu edilen Esasların 6. maddesinin 6. fıkrası ile “ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanları iki yıl süreyle % 20 oranında düşürülür.” hükmünün düzenlendiği ancak Anayasa ile güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkı, eğitim öğretim hürriyeti ve çalışma hakkına yönelik sınırlama getirmesi nedeniyle bu yönde bir düzenlemenin kanun ile yapılması gerektiğinden bu düzenlemenin de iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI :
Anayasa ve 2547 sayılı Kanun uyarınca öğretim elemanı yetiştirme, planlama, düzenleme, yönetme, denetleme, eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerininin yönlendirilmesi konusundaki yetki ve görevin kendilerine verildiği, dava konusu edilen Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına ilişkin Usul ve Esasların 2547 sayılı Kanun’un 10. maddesi ve 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunları olduğundan “yetki” bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunları ile Yüksek Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında açıktan atama izninin verildiği, ÖYP kapsamında atanacak adayların puanları esas alınarak merkezi olarak yerleştirilmesi, yurt içinde ve yurt dışında yerleştirilmelerinin Yükseköğretim Kurulunca belirleneceğinin düzenlendiği, ÖYP projesinin amacının artan üniversite sayısı ve öğretim üyesi ihtiyacı karşısında lisansüstü eğitim-öğretim verme imkanına sahip yükseköğretim kurumlarında öğretim üyesi ihtiyacı olan diğer yükseköğretim kurumlarının araştırma görevlilerine, lisansüstü eğitim yaptırılması yoluyla öğretim üyesi yetiştirilmesinin sağlamak olduğu, 2010 yılından beri uygulanan ÖYP’nin daha verimli ve etkin hale getirilmesi için atanması planlanan araştırma görevlilerinin ilgili bilim alanında bilgi, yetkinlik ve ifade gücünün ölçülmesi zaruretinin doğduğu, üniversitelerin talepleri de dikkate alınarak ilgili bilim alanında yetkin, kendini daha iyi ifade edebilen araştırma görevlilerinin alınabilmesi için dava konusu edilen hükümlerin eklendiği, önceden sadece ALES ve not ortalaması dikkate alınarak alımın yapılması üniversiteler ve akademik camia tarafından yoğun bir şekilde eleştirildiği, konuşma güçlüğü çeken kişilerin bile alımının yapılmış olduğu görüldüğünden ortaya çıkan bu ihtiyacın alan sınavı getirilerek karşıladığı, 2015 yılında ilk kez yapılan alan sınavının yazılı kısmı ilgili bilim alanındaki öğretim üyelerince hazırlandığı ve her öğretim üyesinin yalnızca kendi hazırladığı sorunun puanlamasını yaptığı, bu puanlama yapılırken öğretim üyelerinin adayın bilgilerini görmedikleri, sınavın sözlü aşaması ise ilgili bilim alanlarındaki öğretim üyelerinden oluşturulan komisyonlar tarafından yapıldığı, komisyonda yer alan öğretim üyeleri kamuoyu ile paylaşılmadığından adayların komisyon üyelerine ilişkin sözlü sınav öncesi bilgilerinin bulunmadığı, iptali istenilen Usul ve Esasların 6/6. maddesinde yapılan değişikliğin Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2014/10030 sayılı dosyasında verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu yapıldığı, anılan düzenlemenin önceki halinin “ve bir daha ÖYP’ye başvuruları kabul edilmez.” ibaresi ile öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenilen amaç arasında makul bir denge bulunmaması nedeniyle yürütmesi durdurulduğundan ölçülülük ilkesiyle bağdaşan belirli hallerde adayların ÖYP puanlarının iki yıl süreyle %20 oranında düşürüleceği şeklinde değiştirildiği, ÖYP kapsamında zaten mevcut bir kadroda istihdam edilip yerleştirilen, yerleştirildiği halde göreve başlamak için başvurmayanların aynı program kapsamında başka bir kadroyu işgal etmeleri veya özel şartı sağlayamadıkları halde ataması yapılamayanların her yıl Bütçe Kanunuyla yükseköğretim kurumları için ayrılan kaynakların etkin ve yerinde kullanılmamasına sebep oldukları belirtilerek düzenlemelerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında yer alan gerekçelerle, Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esasların 6. maddesinin 6. fıkrası bakımından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : … Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu olan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 26/06/2015 tarihinde duyurusu yapılan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) Temel Tıp Bilimleri ve Temel İslam Bilimlerinde Alan Sınavı İlanı ve Eklerinin Temel Tıp Bilimlerine ilişkin kısmı ile, 07/07/2015 tarihinde yapılan yazılı sınavın ve 08-09-10/07/2015 tarihlerinde yapılan mülakat sınavının ve Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 14/05/2015 tarihli toplantısında kabul edilerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 02 Haziran 2015 tarihinde ilan edilen Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esasların alan sınavına ilişkin 3/1-f, 3/1-h, 5/1, 5/3, 6/2, 6/3 ve 6/6 maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesinin , Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 26/06/2015 tarihinde duyurusu yapılan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) Temel Tıp Bilimleri ve Temel İslam Bilimlerinde Alan Sınavı İlanı ve Eklerinin Temel Tıp Bilimlerine ilişkin kısmı ile 07/07/2015 tarihinde yapılan yazılı sınavın ve 08-09-10/07/2015 tarihlerinde yapılan mülakat sınavı ve Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 14/05/2015 tarihli toplantısında kabul edilerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 02 Haziran 2015 tarihinde ilan edilen Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esasların alan sınavına ilişkin 3/1-f, 5/1, 5/3, 6/3 maddeleri ile 6/2 maddesinin “Dört katından daha fazla aday çağırılmasına Yürütme Kurulu yetkilidir” ibaresi dışındaki kısımları ve Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 14/05/2015 tarihli toplantısında kabul edilerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 02 Haziran 2015 tarihinde ilan edilen Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esasların alan sınavına ilişkin 3. maddesinin 1. fıkrasının h bendi ile 6. maddesinin 2. fıkrasındaki “Dört katından daha fazla aday çağırılmasına Yürütme Kurulu yetkilidir” ibaresi yönünden davanın reddine; Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 14/05/2015 tarihli toplantısında kabul edilerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde 02 Haziran 2015 tarihinde ilan edilen Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esasların alan sınavına ilişkin 6. maddesinin 6. fıkrasında bulunan düzenlemenin iptaline lişkin 12/05/2020 tarih ve E:2016/309, K:2020/2086 sayılı kararının; iptale ilişkin hüküm fıkrası Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/11/2021 tarih ve E:2020/2734, K:2021/2308 sayılı kararıyla bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunludur.
Buna göre Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararında belirtilen gerekçelerle davanın, ehliyet yönünden reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince; Dairemizin 12/05/2020 tarih ve E:2016/309, K:2020/2086 sayılı davanın kısmen reddine, kısmen iptaline dair kararının, iptale ilişkin kısmının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 10/11/2021 tarih ve E:2020/2734, K:2021/2308 sayılı kararı ile bozulması üzerine dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
… Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu olan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının resmi internet sitesinde 26/06/2015 tarihinde duyurusu yapılan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) Temel Tıp Bilimleri ve Temel İslam Bilimlerinde Alan Sınavı İlanı ve Eklerinin Temel Tıp Bilimlerine ilişkin kısmı ile 07/07/2015 tarihinde yapılan yazılı sınavın ve 08-09-10/07/2015 tarihlerinde yapılan mülakat sınavının, Yükseköğretim Genel Kurulunun 14/05/2015 tarihli toplantısında kabul edilerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının resmi internet sitesinde 02 Haziran 2015 tarihinde ilan edilen Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın alan sınavına ilişkin 3/1-f, 3/1-h, 5/1, 5/3, 6/2, 6/3 ve 6/6 maddelerinin iptali istenilmiştir.
Dairemizin 12/05/2020 tarih ve E:2016/309, K:2020/2086 sayılı kararıyla Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrasının iptaline, dava konusu diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararının iptale ilişkin kısmının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 10/11/2021 tarih ve E:2020/2734, K:2021/2308 sayılı kararı ile Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrasının iptaline ilişkin kısmın bozulmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘Temyiz’ başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun ‘İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri’ başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun’un ‘Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar’ başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır.
Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

MADDİ OLAY :
26/06/2015 tarihinde, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının resmi internet sitesinde Temel Tıp Bilimleri ve Temel İslam Bilimleri Bölümleri için Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı Alan Sınavı Duyurusu yayımlanmıştır. Bunun üzerine, söz konusu alan sınavına başvuran davacı tarafından işbu dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan “menfaat ihlali” kavramı doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması hâlinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gereklidir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması halinde, davacının davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği açıktır.
Dava konusu Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrasında; ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanların, göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanların yeniden ÖYP araştırma görevlisi kadrolarına başvurmaları halinde ÖYP puanlarının iki yıl süreyle % 20 oranında düşürüleceği kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; ÖYP araştırma görevlisi ilanına başvuran davacının, söz konusu 6. maddenin 6. fıkrası kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla bu düzenleme nedeniyle ÖYP puanının düşürülmediği anlaşılmakta olup, dava konusu düzenlemenin kapsamında olan ve davacı ile aynı ilana başvuran adayların ÖYP puanlarının düşürülecek olması nedeniyle de esasen bu düzenlemenin davacının lehine olduğu görülmektedir.
Bu durumda, ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atanmaya hak kazandığı halde göreve başlamayanlar, göreve başladıktan sonra istifa edenler ile kendilerine avantaj sağlamak amacıyla yanlış beyanda bulunduğu için ataması yapılmayanlara yönelik dava konusu düzenleme ile davacı arasında güncel bir menfaat ilişkisi bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrası bakımından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin 6. fıkrası bakımından DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. Dava sonuç olarak kısmen ret kısmen ehliyet ret ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen davacı tarafından yapılan toplam …. TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan toplam .. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. Davanın ilk aşamasında kısmen ret kısmı kesinleştiği ve ilk aşamada davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından yeniden avukatlık ücreti yönünden hüküm kurulmamasına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.