Danıştay Kararı 8. Daire 2022/960 E. 2022/6350 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/960 E.  ,  2022/6350 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/960
Karar No : 2022/6350

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak İli, …İlçesi, …Köyü’nde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Pençe-3 harekatı operasyonuna katılmak istememesi üzerine Güvenlik Korucuları Yönetmeliği’nin 17/ç-11 ve 17/ç-18 maddeleri uyarınca 21/02/2020 tarihli Valilik Makamı’nın Olur’u ile görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının 21/02/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Köy Kanunu’nun güvenlik korucularının görev alanlarına yönelik hükümleri ve Yönetmelik’in 11/7’nci maddesindeki yurt-dışı görevlendirmeye ilişkin hükmün birlikte değerlendirilmesinden, idarenin kamu hizmetlerini yerine getirmede etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda düzenleyici işlemler yapma yetkisinin başta Anayasa olmak üzere, kanuna ve üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak kullanılması gerektiği göz önüne alındığında, idarece normlar hiyerarşisinde daha altta bulunan düzenleyici işlem hükmü ile, Kanun hükmünü ve amacını aşan bir düzenleme dikkate alınarak davacının görevlendirildiği, davacının ise Kanun’a aykırı bir düzenleme ile yapılmış olan yurt-dışı görevine katılmadığı, davacının hukuka uygun olarak ortaya getirilmiş bir göreve katılmamazlık etmediği, emre itaatsizlik veya göreve çağrılmasına rağmen katılmama halleri arasında değerlendirilemeyecek eylemi nedeniyle görevine son verilmesi işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı, öte yandan, Anayasanın 125. maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, dava tarihinden (24/06/2020) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının, dava tarihinden (24/06/2020) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararıyla; olayda, davacının Şırnak İli, …İlçesi, … Köyü’nde güvenlik korucusu olarak görev yaptığı dönemde Pençe-3 Operasyonunda görevlendirildiği, 24/01/2020 tarihinde tutulan tutanakta; İçişleri Bakanlığının … tarih ve …sayılı Oluru ve Şırnak Valiliğinin … tarih ve …sayılı Olur’u ile Kuzey Irak bölgesinde icra edilen Pençe-3 Harekatına katılmak üzere aralarında davacının da bulunduğu geçici köy korucularına … P.Tüm.K.lığı emrine görevlendirildikleri ve en kısa süre içinde görevlerine gitmeleri hususu kendilerine tebliğ edildiği, ancak davacının da dahil olduğu korucuların göreve gitmeyeceklerini beyan ettikleri, davacının icra edilecek operasyonel faaliyete katılmadığı, operasyona katılmaması sebebiyle davacıya İdil İlçe Jandarma Komutanlığı’nın …tarih ve …sayılı yazı ile savunmasını verebilmesi için yedi iş günü süre verildiği, davacının belirtilen süre içerisinde savunmasını verdiği, savunmasında; sağlık sorunlarının bulunduğu, daha öncesinde ameliyat geçirdiği, soğuk ve hastalık sebebiyle göreve gidemeyeceği hususlarına yer verdiği, bu durumda, İdil İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde güvenlik korucusu olarak görev yapan davacının, çağrıldığı halde operasyona katılmadığının sabit olduğu, bu eyleme ilişkin olarak davacıya savunma hakkı tanındığı ve davacının savunmasını verdiği, savunmada ileri sürülen sağlık durumuna ilişkin olarak operasyona katılmasına engel teşkil edecek nitelikte sağlık sorunu bulunduğuna ilişkin herhangi bir sağlık raporunun bulunmadığı, ilgili mevzuata göre kolluk ve güvenlik görevi kapsamında görev icra ettiği açık olan davacının savunmasında ileri sürdüğü iddiaların yerine getirilecek görevin nitelik ve önemi göz önünde bulundurulduğunda haklı ve yeterli olarak kabul edilemeyeceği, mevzuatla öngörülen usuller yerine getirilerek çağrıldığı göreve katılmadığı tespit olunan davacının eylemine uyan Geçici Köy Korucuları Yönetmeliğinin 17/ç/18. maddesi uyarınca görevden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca, dava dilekçesinde davacı tarafından yurt dışında görevlendirmesinin yasal dayanağının bulunmadığı iddia edilmiş ise de; davacının Cumhurbaşkanlığının 02/10/2019 tarihli, 161568 ve 169197 sayılı talimatlarına istinaden İçişleri Bakanlığının …tarih ve …sayılı Oluru ve Şırnak Valiliğinin …tarih ve …sayılı Oluru ile görevlendirildiği anlaşıldığından söz konusu iddiaya da itibar edilemeyeceği, öte yandan; dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, söz konusu işleme dayalı olarak davacının parasal ve özlük hak ödenmesi talebi de yerinde görülmeyerek davalının istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, Bölge İdare Mahkemesince dosyaya sunulan evrak ve dilekçeler dikkate alınmadan haksız ve hukuka aykırı olarak karar verildiği, dava konusu işlemin normlar hiyerarşisine aykırı olarak tesis edildiği, müvekkilinin görev alanının kanun ile belirlendiği, Yönetmelikle bu durumun değiştirilip genişletilemeyeceği, ayrıca müvekkilinin sağlık durumunun göreve katılmaya uygun olmadığı, müvekkilinin ağır kalp ameliyatı geçirdiği, bu hususa ilişkin sağlık raporunun dosyaya sunulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Güvenlik korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Pençe-3 harekatı operasyonuna katılmak istememesi üzerine görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının 21/02/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 4. fıkrasında; “(4)Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması halinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.” hükmü bulunmaktadır.
442 sayılı Köy Kanunu’nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükmü düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nde yapılan 11/10/2018 tarih ve 182 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değiştirilen Güvenlik Korucuları Yönetmeliği’nin “Disiplin Cezaları” başlıklı 17. maddesinin ç ‘görevden çıkarma’ başlıklı 11. bendinde; “(11)Verilen emirlere itaatsizlikte ısrarcı olmak” hükmü, aynı maddenin 18. Bendinde; “(18)Kontrol, genel arama, iz sürme gibi operasyonel faaliyetlerle görevli güvenlik güçlerinin bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağırmasına rağmen göreve katılmamak, katıldıktan sonra izinsiz terk etmek” hükmü, “Disiplin cezası vermeye yetkili amirler” başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde; ‘Savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamamaz.’ hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince davacının savunmasında ileri sürülen sağlık durumuna ilişkin olarak operasyona katılmasına engel teşkil edecek nitelikte sağlık sorunu bulunduğuna ilişkin herhangi bir sağlık raporunun bulunmadığı gerekçesine dayanılarak karar verildiği görülse de; dosyanın incelenmesinden; Şırnak İdil Devlet Hastanesi’nin Acil Servis Tedavi ve Gözlem Birimi’nin 19/12/2019 tarihli Epikriz formunda “sol elde 1 haftadır devamlı uyuşma / göğüs ağrısı-bulantı-kusma yok” şikayetleri ile doktorun davacıyı KAG (Kroner Anjiyografi) için dış merkeze yönlendirme notunun yer aldığı, …Üniversitesi Hastanesi’nin Hasta Taburcu Raporu’ndan 18/01/2021-25/01/2021 tarihleri arasında davacının kroner arter by-pass ameliyatı geçirdiği görülmüştür.
Bu durumda davacının Aralık 2019 tarihinde başlayan şikayetleri sonrasında Ocak 2021 tarihinde ameliyat geçirdiği, davacının geçirdiği ameliyatın önemi de nazara alınarak görevlendirme tarihlerinde davacının göreve katılmasına mazeret olabilecek sağlık raporu, hastane kaydı olup olmadığı hususunun gerekirse ara karar da yapılarak getirtilen belgelerin Bölge İdare Mahkemesince incelenmesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmaksızın aksi yönde verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemizce bozulması üzerine ilgili Mahkeme tarafından idari işlem ve parasal haklara yönelik yeniden değerlendirme yapılacağından bu aşamada parasal haklara ilişkin istemle ilgili karar verilmesine gerek görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 09/11/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.