Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/2570 E. , 2021/3240 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/2570
Karar No : 2021/3240
TEMYİZ EDENLER (DAVACI) : 1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının muhtelif dönemlere ait vergi borçları nedeniyle banka hesabına uygulanan e-haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih E: … K: … sayılı kararıyla; dava konusu e-haciz işleminin … tarih ve … sayılı ödeme emrine dayanılarak tesis edilen kısmına ilişkin olarak, söz konusu ödeme emrine karşı Mahkemeleri nezdinde açılan davada iptal kararı verilmesi nedeniyle haczin anılan ödeme emrinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, e-haciz işleminin … tarih ve … sayılı ödeme emrine dayanılarak tesis edilen kısmına ilişkin olarak; davacı tarafından her ne kadar dava konusu e-haciz işlemine konu vergi borçlarına ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği belirtilmekte ise de, kamu alacağının tahsili amacıyla adına düzenlenen ödeme emri içeriği borcu yedi gün içinde ödemeyen, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle dava açmayan veya açmış olduğu davası reddedilen kamu borçlusu hakkında alacaklı tahsil dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak haciz uygulanabileceği ve hacze karşı açılan davada, ödeme emri aşamasında açılacak davada ileri sürülmesi gereken hukuka aykırılıkların, işlemin sebep unsurundaki hukuka aykırılık hali olarak incelenmesine olanak bulunmadığı, bu durumda hacze karşı açılan davada, bir önceki cebren tahsil aşamasına ait ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelebileceği, kamu alacağına ait ihbarnamenin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği yönünde bir incelemenin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, e-haciz işleminin … tarih ve … sayılı ödeme emrine dayanan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davanın reddedilen kısmına ilişkin ödeme emrinin de ilanen tebliğ edildiği ve usulsüz olduğu, aynı durumdaki işlemler hakkında birbiriyle çelişkili karar verildiği, tutulan adres tespit tutanaklarının usulsüz olduğu iddialarıyla temyiz istemine konu kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALI İDARENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemin tamamının hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Vergi borçları nedeniyle davacının banka hesabı üzerinde davalı idarece uygulanan e-haciz işleminin kaldırılması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 62. maddesinde, borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde de, haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hükümleri düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 93. maddesinde ise ; tahakkuk fişinden gayri vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bilimum vesikalar ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, olay tarihinde yürürlükte bulunan 102. maddesinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altı beyana yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti, şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakı çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin edilecek münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, aynı maddenin son fıkrasında da, adreste bulunamama halinin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut bir zabıta huzurunda taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza atılmak suretiyle tesbit olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 103. maddesinde de; muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının e-haciz işleminin … tarih ve … sayılı ödeme emrine dayanılarak tesis edilen kısmına yönelik davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, e-haciz işleminin … tarih ve … sayılı ödeme emrine dayanılarak tesis edilen kısmına yönelik davacı temyiz istemine gelince;
Haciz aşaması öncesi ödenmeyen vergi borçları usulüne uygun şekilde borçlunun bilinen adresine tebliğ edilecek, vadesinde ödenmemesi durumunda amme alacağının tahsil edilmesinde son aşama olan haciz işlemi uygulanacaktır. Ancak haciz işleminden önce tahakkuk ve takip işlemlerinin usulüne uygun tamamlanması ve her aşamanın muhataba bildirilmesi zamanaşımı gibi lehe sonuç doğuracak hususların tespiti ile savunma, dava yolu gibi hakların yerine getirilmesi açısından önem taşımaktadır. Usulüne uygun olarak sıra ile ihbarnameler ve ödeme emirleri tebliğ edilmiş ve bunlara dava açılmamış ya da dava açılıp mükellef aleyhine sonuçlanmış ise, anılan kararların kesinleşmesi üzerine mükellefler hakkında haciz işlemi uygulanmasına engel hukuki bir durum bulunmamaktadır. Ancak haciz işleminden önceki hukuki durumlarda sakatlık bulunması halinde mükellefler hakkında haciz işlemi uygulanması yasal olarak mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden; 2010 yılına ait vergi ve cezaları içeren ihbarnamelerin, davacının adresine tebliğe çıkarıldığı, 09/11/2015 tarihli tebliğ zarfına hanede bulunmadığına dair kaşe basılarak dağıtıcı tarafından imzalanıp iade olunduğu, ikinci tebliğ alındısında ise hiçbir açıklama bulunmadığı, iki kez tebliğe çıkarılmasına karşın tebligat yapılamadığından bahisle ilanen tebliğ yoluna gidildiği, söz konusu ihbarnamelerin ilanen tebliği üzerine vergi ceza ihbarnamelerine karşı dava açılmadığından bahisle ödeme emri düzenlendiği, bu ödeme emrine karşı da dava açılmaması üzerine banka hesaplarına uygulanan e-haciz işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, ihbarnamelerin tebliği esnasında muhatabın adreste bulunmadığı ve geçici olarak başka bir yere gittiğinin belirtilmesine karşın keyfiyetin ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altı beyanda bulunana imzalatılmak suretiyle yukarıda yer verilen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102.maddesinde belirtilen şekilde tutanağa dönüştürülmeden, ilan yoluyla tebliğ edilen ihbarnamelerin tebliğinin usulsüz olması karşısında davacı adına kesinleşmiş ve tahsil edilebilir bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda usulsüz olarak tebliğ edilen ihbarnameler sonrasında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrine dayanılarak tesis edilen e-haciz işleminde ve davanın bu kısım yönünden reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu e-haciz işleminin … tarih ve … sayılı ödeme emrine dayanılarak tesis edilen kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,diğer kısma ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA
3. Bozulan kısım üzerinden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 24/05/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.