Danıştay Kararı 9. Daire 2019/1038 E. 2022/2057 K. 25.05.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2019/1038 E.  ,  2022/2057 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/1038
Karar No : 2022/2057

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) … İzolasyon Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1, 353/6 ve mükerrer 355. maddeleri uyarınca 2014 yılı için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için öncelikle hükümde sayılan belgelerin düzenlenmediğinin, verilmediğinin ve alınmadığının belirlenmesi ve bu belgeleri vermeyen ve almayanların saptandığına ilişkin hukuken geçerli somut bir tespitin mevcut olması gerektiği, olayda, kasa adatlandırma çalışması sonrası tespit edilen fark faiz gelirinin varlığına yönelik somut olarak tespitin bulunmadığı, faturanın tanımından anlaşılacağı üzere fatura kesilmesini gerektiren durumun tespitinin sağlanamadığının anlaşıldığı bu nedenle 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesinde, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri fınans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceğinin hüküm altına alındığı, şirket ortaklarına kasadan 84.720,20-TL. aktarılmasından kaynaklanan 4.236,01-TL tutarındaki özel usulsüzlük cezası yönünden, şirket temsilcisinin tahsilatları banka aracılığı ile yapmaya özen gösterildiğini ancak bazı işlemlerde gözden kaçtığını kabul etmesi karşısında söz konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, şirketin … şirketinden yaptığı 5.880.000,00-TL tahsilattan kaynaklanan 294.000,00-TL tutarındaki özel usulsüzlük cezası yönünden ise, şirket temsilcisinin, … şirketine gemi bakım ve onarım hizmeti verdiğini ve 2014 yılında bu hizmetin tamamlandığını, aynı zamanda, şirketin söz konusu şirketten de mal alışlarının bulunduğunu, faturada bulunan tutarın hesaptan mahsuplaşma şeklinde yapıldığını, nakit olarak tahsil edilmediğini ifade etmesine rağmen mahsuplaşma iddiasına karşıt incleme yapılmak suretiyle bir eleştiri getirilmediği ve eksik incelemeye dayalı olarak özel usulsüzlük cezası kesildiğinden, söz konusu özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun’un 353/6. maddesinde bu Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uyulmaması halinde özel usulsüzlük cezası kesileceğinin öngörüldüğü, olayda, davacı şirketin, … şirketi ile yaptığını belirttiği mahsuplaşma iddiasına yönelik karşıt inceleme yapılmak suretiyle bir tespit yapılmadığından, söz konusu muhasebe kaydının tek düzen hesap planına uygun olmadığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, 4.236,01-TL özel usulsüzlük cezasınının onanmasına, kalan kısımlarının ise kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen 4.236,01-TL. tutarındaki özel usulsüzlük cezası yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasında ve aynı hüküm uyarınca kesilen 294.000,00-TL. tutarındaki özel usulsüzlük cezası ile vergi müfettişince yapılan adat çalışması neticesinde bulunan 4.366,38-TL fark faiz geliri üzerinden 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen 515,23-TL. tutarındaki özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen 4.733,82-TL. tutarındaki özel usulsüzlük cezası yönünden ve 213 sayılı Kanun’un 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasına ilişkin; davacı şirketin 2014 hesap döneminde 100-Kasa Hesabı’nda yer alan 10.000,00-TL üzerindeki tutarlar için bizzat davacı şirket tarafından adatlandırma yapılarak 40.117,42-TL faiz geliri hesaplandığı ve faiz gelirinin defter kayıtlarına intikal ettirildiğinin anlaşıldığı, şirketin elde ettiği faiz geliri için katma değer vergisi istisnası bulunmadığından ve elde edilen faiz gelirinin katma değer vergisi dahil tutarı üzerinden fatura düzenlenmesi gerekirken fatura düzenlenmediği tespit edildiğinden, 213 sayılı Kanun’un mükerrer 353/1. maddesi uyarınca kesilen 4.733,82-TL. tutarındaki özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve mahkeme kararının söz konusu özel usulsüzlük cezasının terkinine ilişkin hüküm fıkrasında yasal isabet görülmediği, diğer yandan, 213 sayılı Kanun’un 353/6. maddesinde, Kanuna göre belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslar ile muhasebeye yönelik bilgisayar programlarının üretilmesine ve kullanılmasına ilişkin kural ve standartlara uymayanlara 4.400,00-TL. özel usulsüzlük cezası kesileceğinin belirtildiği, davacı şirketin … şirketine verdiği gemi onarım bakım hizmetine ilişkin faturayı yevmiye defterinde, 600-Yurt İçi Satışlar Hesabı’na alacak ve mal alışından dolayı söz konusu şirkete borç olduğundan bahisle 320-Satıcılar Hesabı’na borç yazmak suretiyle muhasebeleştirdiğinin anlaşıldığı, Tek düzen Hesap Planı’na göre, 320-Satıcılar Hesabı, işletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan senetsiz borçların izlendiği hesap olduğundan ve senetsiz borcun doğması halinde bu hesaba alacak, senetsiz borcun ödenmesi halinde borç kaydedilebileceğinden, davacı şirketin yaptığı mal veya hizmet satışı karşılığının mahsuplaşma yapıldığı gerekçesiyle bu hesapta izlenmesinin tek düzen hesap planına uymadığı, bu nedenle, davacı şirket adına 213 sayılı Kanun’un 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve mahkeme kararının söz konusu özel usulsüzlük cezasının terkinine ilişkin hüküm fıkrasında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin 213 Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen 294.000,00-TL özel usulsüzlük cezası ve anılan Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen 515,23-TL tutarındaki özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen 4.733,82-TL özel usulsüzlük cezası ve anılan Kanun’un 353/6. maddesi uyarınca kesilen 4.400,00-TL. tutarındaki özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, söz konusu hüküm fıkralarının kaldırılmasına ve bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALININ İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Tüm tahsilatların banka aracılığı ile yapıldığı, gözden kaçma olgusunun özel usulsüzlük cezasına dönüşmesinin adalete ve hakkaniyete aykırı olacağı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.