Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/2637 E. , 2021/6776 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/2637
Karar No : 2021/6776
TEMYİZ EDENLER:1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı adına, İzmir İli, Balçova İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … ada, …, … ve .. sayılı parsellerde kayıtlı bulunan taşınmazlar nedeniyle 2014 ila 2017 yılları için ikmalen tarh edilen emlak(arsa) vergisi ile kültür ve tabiat varlıkları korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemiyle açılan davayı; davacı tarafından 04.08.2014 tarihinde satın alınan ve arazi olarak beyan edilen taşınmazların, 18.09.2017 tarihinde satış suretiyle başkasına devredildiği, aynı zamanda konumu itibarı ile meskun mahalde olduğu belediye hizmetlerinden de yararlandığı açık olduğundan mevzuat hükümleri doğrultusunda söz konusu taşınmazların niteliğine bakılmaksızın, arsa vergisi üzerinden vergilendirilmesi gerektiği, beyan tarihi itibariyle 5 yıl içinde satılan taşınmazlara ilişkin, 8.2.1983 tarih ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinin (d) bendine göre arsa vergisi oranı üzerinden yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu; uyuşmazlığın çözümünün, öncelikle davacının devrini gerçekleştirdiği taşınmazların 8.2.1983 tarih ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesine; taşınmazların bu kapsamda kaldığının belirlenmesi halinde, beyanda bulunulması gereken tarihin tespitine; ayrıca, Kararda taşınmazın devri için beklenilmesi gereken sürenin dolup dolmadığının saptanmasına bağlı olduğu, ihtilaflı taşınmazın belediyeye mücavir alanı sınırları içinde kaldığı; tarım arazisi (mandalina bahçesi) olarak kullanıldığı; belediye hizmetlerinin arazinin bulunduğu alana götürüldüğü ve diğerlerinin yanında, yol ve temizlik hizmetlerinin sunulduğu, taşınmazların 3/4’nün davacının annesinin vefaat etmesi üzerine 2010 yılında; 1/4’lük kısmının ise 2013 yılında davacının babasının vefat etmesi üzerine intikal ettiği; bu itibarla, davacının devrini gerçekleştirdiği taşınmazın belediye mücavir alanı sınırları içinde yer aldığı, konumu itibarıyla, fiilen meskun mahalde bulunduğu; belediye hizmetlerinin yararlandığı görülmekle Arsa sayılacak Parsellenmemiş Arazi hakkında Bakanlar Kurulu Kararının 1’inci maddesinin (b) fıkrası kapsamında kalan taşınmazın arsa olarak vergilendirilmesi gerektiği, ancak anılan Kararda getirilen istisna hükmü uyarınca mandalina bahçesi olarak kullanıldığından arazi olarak nitelendirilmesi ve buna göre vergilendirilmesi icap ettiği, davacı tarafından da bu şekilde beyan verildiği ve arazi vergisi ödendiği, arsa sayılması gerekli olan ancak tarım yapıldığı için Bakanlar Kurulu Kararı tarafından getirilen istisna kapsamında kalan ve buna göre vergilendirilen taşınmazın, beyanda bulunulması gereken yılı izleyen yıl başından itibaren beş yıl içinde ahara devredilmesi halinde istisnanın uygulanmasına olanak bulunmadığı, olayda vergileri uyuşmazlık konusu taşınmazın bir kısmının 2010 yılında bir kısmın ise 2013 yılında veraseten intikal ettiği, veraset ilamının intikal ettiği tarihte alındığı ve mükellefin beyanda bulunma ödevinin ve devir yasağının anılan tarihte başladığı; 2010 yılında intikal eden kısım için devir yasağının 2015 yılında dolduğu; 2013 yılında intikal eden kısım için devir yasağının 2018 yılında dolacağı anlaşıldığından, taşınmazın 2010 yılında intikal eden 3/4 hissesi esas alınarak hesaplanan emlak vergisinde hukuka uyarlık; taşınmazın 2013 yılında intikal eden 1/4 hissesi için hesaplanan emlak vergisinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle kısmen kabul eden, kısmen reddeden ve tarhiyatın taşınmazın 2010 yılında intikal eden 3/4 kısmına tekabül eden kısmının kaldırılmasına hükmeden … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Taşınmazın 3. Derece doğal sit alanında kaldığı, planları bulunmadığı, tarım arazisi olduğu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, taşınmazların miras yolu ile intikal ettiği bu nedenlerle 1983/6122 sayılı Bakanlar Kurulu kararı kapsamında değerlendirilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Takbis kayıtlarından taşınmazın 04.08.2014 tarihinde davacı adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, 2015 yılından itibaren 5 yıl dolmadan satıldığı için gerçekleştirilen tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından ise yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi:
İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddine ve kararın onanmasına, temyiz isteminde bulunanlardan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.