Danıştay Kararı 9. Daire 2019/3344 E. 2022/2256 K. 30.05.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2019/3344 E.  ,  2022/2256 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3344
Karar No : 2022/2256

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu T.H. … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının temsilcisi olduğu T.H… Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2010 yılı hesaplarının sahte belge kullanımı yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı rapora dayanılarak 2010/01-11 dönemlerine ilişkin yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatın tebliğ üzerine açılan davanın … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla reddi üzerine düzenlenen II nolu ihbarnamelerin 08/05/2017 tarihinde müdürün ikamet adresinde kanuni temsilcinin eşine memur eliyle tebliğ edildiği, alacağın tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin kanuni temsilcinin ikamet adresinde yakını …’a 17/04/2017 tarihinde, 13 adet ödeme emrinin de kanuni temsilciye rızaen elden tebliğ edildiği; inceleme raporuna dayalı olarak yapılan tarhiyata karşı açılan davanın … Vergi Mahkemesinin … tarih ve Esas:…, Karar … sayılı kararı ile reddedildiği, ilgili kararın istinaf edilmesi sonucunda … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih Esas:…, Karar … sayılı kararı ile kaldırılarak dosyanın mahkemesine geri gönderildiği, dava konusu ödeme emirlerinin tanzim tarihi itibari ile … Vergi Mahkemesince karar verilmediği, henüz tarh aşaması kesinleşmemiş bu amme alacakları bakımından hem şirket nezdinde hem de şirket ortak ve kanuni temsilcileri nezdinde takip yapma olanağı bulunmadığından ödeme emirlerinin dava konusu edilen tarhiyatlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği; davacı adına düzenlenen ödeme emrinin şirket adına düzenlenen … gün ve … sayılı ödeme emrinde yer alan alacaklardan kaynaklanan kısmı bakımından ise, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin asıl borçlu şirket adına düzenlenerek kanuni temsilcinin ikamet adresinde yakını …’a tebliğinin usulsüz olduğu dolayısıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında usul ve yasaya uyarlık bulunmadığı; davaya konu ödeme emrinin, şirket beyanı üzerinden tahakkuk edip şirket adına düzenlenerek şirket müdürüne rızaen elden tebliğ edilen ödeme emrinde yer alan alacaklar yönünden şirket yönüyle kesinleştiği görülmekle birlikte, ilgili ödeme emirlerinin 04/12/2017 tarihinde elden tebliğ edildiği, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise 12/12/2017 tarihinde tanzim edildiği, bu durumda 7 günlük ödeme süresi ve dava açma süresinin dolduğu gün olan 12/12/2017 tarihi itibari ile amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin mümkün olmadığı hususunda bir tespit yapabilme olanağı bulanmadığının açık olduğu nitekim dava dosyasındaki mal varlığı araştırmalarının da 05/02/2018 tarihli olduğu, bu durumda dava konusu amme alacağının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştiği kabul edilen kısmı bakımdan dahi davalı idarece ödeme emrilerinin düzenleme tarihi itibari ile amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğine yönelik bir tespit yapılmadığından bu kısımlar bakımından da dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma dilekçesindeki iddialarla kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Asıl borçlu T.H. … Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 32. maddesinde, hükmi şahısların tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu Kanun hükümlerinin tatbikiyle ilgili vecibelerinin tasfiye memurlarına geçeceği belirtilmiş; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 643. maddesinde limited şirketlerde, tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiş, 535. maddesinin 1. fıkrasında ise, şirket tasfiye hâline girince, organların görev ve yetkilerinin, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan ancak nitelikleri gereği tasfiye memurlarınca yapılamayan işlemlere özgüleneceği hükmüne yer verilmiş olup bu hükümlere göre, tasfiye halindeki bir şirketin vergi borçlarının ödenmesi ile ilgili görev tasfiye memurlarına geçmiş bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge idare mahkemesi kararının; dava konusu ödeme emirlerinin, şirketin dava konusu edilen 2010 yılı sahte fatura kullanmadan doğan tarhiyatlarına ilişkin kısmına yönelik hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge idare mahkemesi kararının; dava konusu ödeme emirlerinin şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinde yer alan alacaklardan kaynaklanan kısmının incelenmesinden; Mahkemece, şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, tasfiye memurunun ikametgah adresinde yakını (eşi) …’a tebliğinin usulsüz olduğu gerekçesiyle karar verilmiş ise de asıl borçlu şirketin 30/06/2011 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye memurluğuna …’ın atandığının şirketin … tarih ve … sayılı kararında yer aldığı görülmekle, tasfiye halindeki şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, kamu borcunu ödeme görevi kendisine geçen tasfiye memuru olarak tayin edilen Hamit …’ın adresinde tebliği yoluna gidilmesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan aksi yöndeki Mahkeme kararı ile bu karara yönelik davalı istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bölge idare mahkemesi kararının, davaya konu ödeme emirlerinin şirket beyanı üzerinden tahakkuk edip şirket adına düzenlenerek şirket müdürüne rızaen elden tebliğ edilen ödeme emirlerinde yer alan alacaklara ilişkin kısmının incelenmesinden; Mahkemece, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 04/12/2017 tarihinde elden tebliğ edildiği, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise 12/12/2017 tarihinde tanzim edildiği, bu durumda 7 günlük ödeme süresi ve dava açma süresinin dolduğu gün olan 12/12/2017 tarihi itibari ile amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsilinin mümkün olmadığı hususunda bir tespit yapabilme olanağının bulunmadığı kabulünden hareketle iptal kararı verilmişse de, bu kabulün varsayıma dayalı olduğu ve daha önceki tarihli haciz varakalarının da dosyada bulunduğu görüldüğünden, bu husus netleştirilmek suretiyle Bölge İdare Mahkemesince yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu ödeme emirlerinin şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinde yer alan alacaklardan kaynaklanan kısmı ile şirket beyanı üzerinden tahakkuk edip şirket adına düzenlenerek şirket müdürüne rızaen elden tebliğ edilen ödeme emrinde yer alan alacaklardan kaynaklanan kısmına yönelik kısmının BOZULMASINA, dava konusu ödeme emirlerinin şirketin dava konusu edilen 2010 yılı sahte fatura kullanmadan doğan tarhiyatlarına ilişkin kısmına yönelik kısmının ONANMASINA
3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 30/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.