Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/361 E. , 2022/2857 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/361
Karar No : 2022/2857
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu …Pet. Ür. Mar. Tic. San. Ltd. Şti’ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla; davacı hakkında ödeme emri düzenlendiği tarih itibariyle asıl borçlu şirket adına kayıtlı 2 adet araç tespit edildiğinin sabit olduğu, tespit edilen bu farklı marka ve modeldeki araçlara davalı idare tarafından birinci ve ikinci sırada haciz konulduğu ve henüz satış işleminin gerçekleşmediği, bunların satılması durumunda alacağın kısmen veya tamamen tahsil edilebileceği dolasıyla alacağın tahsil edilemeyeceği hususunun şüpheden uzak bir şekilde açık olmadığı dikkate alındığında, alacağın asıl borçlu şirketten tahsili için yürütülmesi gereken takibin hukuka uygun şekilde sonlandırılmış olduğundan bahsedilemeyeceğinden, davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirleri içeriği vergi borçlarına ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarname ve ödeme emirlerinin asıl borçlu şirketin bilinen adresinde bulunamadığına ilişkin tutanakların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun tebliğ tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 102. maddesinin son fıkrasında belirlenen usule uygun olarak düzenlenmediği halde ilanen tebliğ yoluna gidildiğinin anlaşılması karşısında, usule aykırı tebliğ işlemleri nedeniyle cezalı tarhiyatların ve amme alacağının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 102. maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığı, her ne kadar, 2001-2005 ve 2016 yıllarında kayden ve hesaben ödemeler bulunduğu görülmüşse de, hangi cebren tahsil işlemiyle ve kim tarafından yapıldığının belirtilmemesi ve ödemelerin çok düşük tutarda olması nedeniyle davalının, tahsilatlar nedeniyle zamanaşımı sürelerinin kesildiği yönündeki iddialarına itibar edilmediği, ayrıca şirket mal varlığının araştırılması sonucunda saptanan iki adet taşıt aracına 12/05/2008 tarihinde haciz kaydı konulmasına ve bir kısım alacaklara ilişkin olarak 21/08/2008 ve 02/02/2011 tarihlerinde haciz varakaları düzenlenmesine karşın, bu tarihleri izleyen yılın başından işlemeye başlayan beş yıllık zamanaşımı süresi içinde başkaca bir tahsilat ve 6183 sayılı Amme alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’un 103. maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen bir işlem tesis edilmediği, bu durumda, vergileme işlemleri ile amme alacağının asıl borçlu şirkete 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda belirlenen usule aykırı bir şekilde tebliği suretiyle asıl borçlu şirket nezdinde kesinleşmemesi ve buna bağlı olarak zamanaşımına uğraması nedenleriyle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde yasal isabet görülmediğinden, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar veren vergi mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmaları sonucunda, şirket borçlarının tamamına yetecek tutarda mal varlığı tespit edilemediğinden şirketin kanuni temsilcileri ve ortaklarına ödeme emri tebliği aşamasında davacı adına da sorumlu olduğu dönem borçlarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesinde yasalara aykırılık bulunmadığı; vade yılı 2005-2006-2007-2008-2009-2010-2011-2015 olan borçlara ilişkin şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği, mal beyanları, 6183/BA tecil talebi, 2010 ila 2017 yıllarında düzenlenen e-haciz banka bildirimleri, 2001, 2003, 2004, 2005, 2009, 2011, 2013, 2016 yıllarında yapılan tahsilatlar ile kesilerek bu yılları takip eden yılbaşından itibaren tahsil zamanaşımı süreleri yeniden işlemeye başladığından borçların zamanaşımına uğramadığı iddiasıyla kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2….Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.