Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4646 E. , 2022/1748 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4646
Karar No : 2022/1748
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle, takdir komisyonu kararlarına dayanılarak re’sen tarh edilen; 2011 yılı gelir vergisi ve 2011/Nisan-Haziran dönemine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; takdir komisyonu tarafından matrah takdir edilirken gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, vergiyi doğuran olayın somut olarak ortaya konulmadığı sonucuna varıldığı, bu itibarla, takdir komisyonlarına matrah tespiti ile ilgili her türlü inceleme ve araştırma yapma yetkisi kanunen tanınmış olmasına rağmen, takdir komisyonunun yasal inceleme araştırma yetkisini kullanarak davacı hakkında somut veriler elde etmesi gerekirken bunu yapmayarak, … Kooperatifi ile minibüsçüler odası arasında imzalanan ve davacının taraf olarak bulunmadığı protokollerden hareket edilerek düzenlenen görüş ve öneri raporu dışında başka bir inceleme yapmadığı ve davacı tarafından ticari kazanç olarak elde edildiği ileri sürülen 152.400,00-TL’nin gerçekten elde edilip edilmediği ve vergiyi doğuran olayın ne şekilde gerçekleştiğinin herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulmadığı anlaşıldığından, somut herhangi bir tespite dayanmayan görüş ve öneri raporu ve takdir komisyonu kararları dayanak alınarak gerçekleştirilen dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı, gelir geçici vergi aslına yönünden ise; davacı adına gelir geçici vergisine ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin “Yapılan Tarhiyatın/Kesilen Cezanın Nedeni” kısmında; “mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyecek olup normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer almaktadır.” şeklindeki açıklamaya yer verildiği, bu itibarla; vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatına ilişkin ihbarnamede; mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı adına tahakkuk ettirilmeyecek olan gelir geçici vergi aslının da dava konusu edildiği anlaşıldığından, davanın gelir geçici vergi aslına ilişkin kısmının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Takdir komisyonunca matrah takdiri için done olarak alınan görüş ve öneri raporunda gerekli tespitlerin yapıldığı, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/05/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.