Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4916 E. , 2022/2732 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4916
Karar No : 2022/2732
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Demir Çelik İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 2016 ve 2017 yılı hesap ve işlemleri incelenen davacı şirketten, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca; ilk hesaplamalara göre yaklaşık olarak belirlenen matrah farkı üzerinden hesaplanan tutarın teminat altına alınması amacıyla toplam 11.381.130,69-TL teminat istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; sahte belge düzenleme fiilinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesinde sayılan hallerden biri olduğu ve inceleme sonucunda söz konusu fiilin sübut bulduğunun tespit edilmesi halinde, davacı şirkete, anılan Kanunun 344. maddesi uyarınca, tarh edilecek vergilerin 3 katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği dikkate alındığında, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 9. maddesinde düzenlenen teminat istenilmesinin şartlarının mevcut olduğu, 27/11/2018 tarihli kararı ile davalı idareden teminat miktarının ne şekilde hesaplandığının bildirilmesinin istenildiği, davalı idarece bu konuda bir açıklama yapılmamış ise de; sahte belge düzenleme şüphesiyle incelenen mükelleflerin, bu fiillerinin sübut bulduğunun tespit edilmesi halinde, ilgili yıllarda düzenledikleri toplam fatura tutarı üzerinden % 2 oranında komisyon geliri elde ettikleri kabul edilerek, bulunan bu matrah üzerinden mükellefler adına gelir/kurumlar ve katma değer vergisi tarhiyatları yapılmakta olduğu, bu bakımdan, davacı şirket hakkındaki incelemenin sonuçlanması üzerine yapılacak tarhiyatların muhtemel miktarının tespit edilebilmesi amacıyla, davacı şirketin 2016 ve 2017 yılları kurumlar vergisi beyannamelerinin ekini oluşturan gelir tabloları incelendiğinde; davacı şirketin net satışlarının 2016 yılı için 180.087.312,52-TL, 2017 yılı için 268.827.599,48-TL olduğu tespit edildiği, bu doğrultuda, elde edilen komisyon geliri olarak matrah kabul edilecek muhtemel miktarın, 2016 yılı için, net satışların % 2’si olan 3.601.746,25-TL, 2017 yılı için ise, yine net satışların % 2’si olan 5.376.551,99-TL olduğu, hesaplanan muhtemel matrah miktarlarına kurumlar vergisi ve katma değer vergisi oranlarının uygulanması sonucunda bulunan tutarlar ile davalı idarece istenilen teminat miktarı arasında önemli bir farkın bulunmadığı, bulunan farkın da yapılan hesaplamaya gecikme faizinin dahil olmaması ile açıklanabileceği dikkate alındığında, istenilen teminat miktarının makul olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda, davacı şirketten teminat istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca teminat istenilmesini gerektiren koşulların olayda gerçekleşmediği, teminat miktarının varsayıma dayalı olarak hesaplandığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.