Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/6257 E. , 2022/2850 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6257
Karar No : 2022/2850
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Kozmetik Kimya Ambalaj San. Tic. A. Ş.
2- (DAVALI)… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi … Cad. No:… adresinde yer alan … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kullandığından bahisle 2004 ila 2015 dönemleri için yapılan vergi ziyaı cezalı bina vergisi tarhiyatına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 1319 sayılı Yasa’nın 3. maddesinde, bina vergisini, binanın malikinin, varsa intifa hakkı sahibinin, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceği kuralına yer verilerek bina vergisinin mükellefinin kim olacağı hususuna açıklık getirildiği, Mahkemelerince verilen ara kararla davalı idare ve Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nden; uyuşmazlık konusu taşınmazların inşaat bitim tarihleri ve ruhsat tarihleri ile uyuşmazlık konusu taşınmazların mülkiyet durumlarının açıklığa kavuşturulması için yapılan ara karara istinaden gönderilen bilgi ve belgelerden, dava konusu tarhiyata konu olan binaların üzerinde bulunduğu ve organize sanayi bölgesi sınırları içerisinde yer alan … pafta, …ada, … parsel sayılı taşınmazın 17/09/1997 tarihinde … Sünger Sanayi Ltd. Şti.’ne tahsis edildiği, 10/10/1997 tarihinde … Sünger Sanayi Ltd. Şti.’nce verilen dilekçeye istinaden tescil değişikliği yapılarak taşınmazın … Sünger Yatak Tekstil San. Tic. A.Ş. tahsis edildiği, 05/06/2012 tarihinde … Sünger Yatak Tekstil San. Tic. A.Ş.’nce tahsisin … ve … isimli şahıslara devredildiği, 31.12.2013 tarihinde ise tahsisin bu şahıslar tarafından davacı … Kozmetik Kimya Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti.’ne devredildiği, taşınmaz üzerindeki uyuşmazlık konusu binaların yapı ruhsatı ve yapı kullanma izinlerinin bulunmadığı ve … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin halen Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nde olup tapusunun da Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’ne ait olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, her ne kadar 31/12/2013 tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu binaların kullanımı davacı şirkette ise de, söz konusu binaların ruhsatsız yapılar olması, binaların üzerinde bulunduğu … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin halen Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nde olup tapusunun da Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’ne ait olması ve binaların kullanımının 31/12/2013 tarihinden önce başka şirket ve kişilerde bulunması karşısında, davacı şirketin uyuşmazlık konusu binalar yönünden mükellef olup olmadığı hususu, mülkiyet açısından bir devir söz konusu olmadığından, 1319 sayılı Yasa’nın 30. maddesi kapsamında yer almadığı, dolayısıyla, uyuşmazlık konusu olayda davacı şirketin bina vergisi mükellefiyetinin, söz konusu binalar üzerindeki kullanım ve tasrrufta bulunulmaya başlanılan 31/12/2013 tarihi itibariyle mümkün olduğunun kabulü yasal bir zorunluluk arz etttiğinden, dava konusu tarhiyatın, davacı şirketin bahsi geçen binalarda kullanım hakkının başladığı 31/12/2013 tarihinden önceye isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu cezalı tarhiyatın, davalı idarece 31/12/2013 tarihinden önceye ilişkin olarak hesaplanan kısmınının kaldırılması, bu tarihten itibaren ileriye dönük olarak hesaplanacak kısmının ise onanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davalı idarenin istinaf talebi ile davacının istinaf talebinin vergi asıllarına yönelik kısmı, mahkeme kararının dayandığı gerekçeler karşısında yerinde görülmediğinden reddine, davacının istinaf talebinin vergi ziyaı cezasına yönelik kısmının ise; Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kurala bağlandığından ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediğinden, beyannamelerin zamanında verilmediğinden bahisle davacı şirket adına vergi ziyaı cezası kesilmesine yasal dayanak bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, Mahkeme kararının vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren fabrika binalarının inşaat bitiminden itibaren 5 yıl boyunca vergiden muaf olduğu, yerel Mahkeme ve Bölge İdare Mahkemesince inşaatın ne zaman bittiğinin araştırılmadığı, davaya konu binaları aldıklarında yarım ve bitmemiş halde olduğu, devir tarihinden sonra eklemelerin yapıldığı, devir alınan 31/12/2013 tarihinden itibaren 20 ay süre ile fabrika inşaatının tamamlanmaya uğraşıldığı, inşaatın bitim tarihinin 31/08/2015 olup, 5 yıllık muafiyet süresinin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Dava konusu taşınmazın emlak vergisi kapsamı içinde olduğu, bildirim dışı kaldığı tespit edilen taşınmaz için beyana davet mektubu gönderilmesine rağmen bildirim olmadığından polis memuru eşliğinde yoklama yapılıp vergi tarh edilerek davacıya tebliğ edildiği,yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan taraflardan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.