Danıştay Kararı 9. Daire 2020/116 E. 2022/4277 K. 26.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/116 E.  ,  2022/4277 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/116
Karar No : 2022/4277

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …

2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, kayıt ve beyan dışı bıraktığı ticari faaliyette bulunduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen; 2014 yılı gelir vergisi ve 2014 yılı tüm dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda davacının, … San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 2012 yılında toplam 1.507.503,44-TL, 2013 yılında toplam 2.165.863,33-TL ve 2014 yılında toplam 3.827.915,34-TL tutarlı çeki tahsil ettiğinin tespit edildiği, yıllar itibarıyla yüklü miktarlarla tahsil edilen çeklerin ticari ilişki olmaksızın davacının iddia ettiği gibi avans olarak alınmasının iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan bir durum olduğu, nitekim çek düzenleyen şirket yetkilisinin de aralarında ticari ilişki olduğunu kabul ettiği hususları ile raporda yer alan tespitlerin bir arada değerlendirilmesinden, davacının ilgili yıllarda kayıt dışı hasılat elde ettiği ve vermesi gereken beyannamelerini vermediği, idarece re’sen yapılan cezalı gelir vergisi tarhiyatında ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği, bununla birlikte geçici vergi aslı yönünden, dava konusu ihbarnamede, geçici vergi aslının aranmayacağı ve gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığının belirtildiği, ancak ihbarnamenin vergi aslına ilişkin kısmında vergi asıllarının fark olarak tarh edilen miktar sütununa yazıldığı dikkate alındığında, geçici vergi asıllarını ihtiva edip etmediği hususunda tereddüt yaratabilecek nitelikte görülüp bu haliyle vergi asıllarını ihtiva etmediğinin açıkça kabulü mümkün bulunmadığından, geçici vergi aslında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, geçici vergi asıllarının kaldırılmasına, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Ticari faaliyetinin bulunmadığı, Mahkeme kararında gerekçe olarak tahsil edilen çekleri veren şirket yetkilisinin beyanlarının esas alındığı ancak bu beyanların gerçekçi olmadığı, davalı idarenin vergiyi doğuran olayı ve ticaret yapılarak bir gelir elde edildiğini ispatlamak zorunda olduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar tekrar edilerek geçici vergi aslının aranmayacağı, gecikme faizinin hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı, kararın temyizen incelenerek aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki, … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.