Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/1226 E. , 2022/4842 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1226
Karar No : 2022/4842
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Petrol Ürünleri Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacıya ait banka hesabı üzerine tesis edilen haciz işleminin iptali ve tahsil edilen 1.044,94-TL’nin tahsil itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu haciz işleminin tesis edilmesine neden olan amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 27/12/2001 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, 2015 yılında vergi dairesinde memur eliyle tebliğ edilen 1998/Mayıs dönemine ait katma değer vergisi borcunu içerir ödeme emrinin vadesinin 29/04/2000 yılı olduğu, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden; anılan amme alacaklarına ilişkin olarak 2000, 2003, 2006, 2008, 2016, 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak kim tarafından yapıldığı belli olmayan 0,01-TL, 7,60-TL, 25,26-TL 24,88-TL gibi bir kısım cüzi ödemelerin mevcut olduğu, 2003 yılında 208,20-TL, 191,80-TL, 2006 yılında 100,00-TL, 2018 yılında 778,05-TL, 2019 yılında da 261,23-TL tutarlı bir ödemenin mevcut olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde vadeleri 2000 yılının muhtelif dönemlerine rastlayan amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin olarak 2001 yılında yapılan ilanen tebliğlerin usulüne uygun olduğu ve 2003 ila 2006 yılında yapılan ödemelerin zamanaşımını kestiği kabul edildiğinde dahi, 2006 yılını takip eden takvim yılı başından başlayarak işlemeye başlayan beş yıllık zamanaşımı süresi içinde (31/12/2011 tarihine kadar) 6183 sayılı Yasa’nın 103. maddesi anlamında zamanaşımını kesebilecek nitelikte herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğu, 2006 yılı ila 2018 yılları arasında kim tarafından yapıldığı belli olmayan 0.01-TL gibi bir kısım cüz’i miktarlı ödemelerin sembolik denecek kadar az olduğu ve işlemeye başlamış zamanaşımı süresini kesmeyeceği, anılan ödemelerin, sırf mükellefler aleyhine olmak üzere zamanaşımının kesilmesini sağlamak amacıyla yapıldığı, böylece ilgili zamanaşımı sürelerinin düzenlenme amacına aykırı hareket edildiği ve ortada zamanaşımını kesen 6183 sayılı Yasa’nın 103. maddesinde belirtilen nitelikte bir ödemenin ve maddede sayılan diğer hususların bulunmadığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusu haciz işleminin tesis edilmesine neden olan amme alacaklarının 31/12/2011 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı, bu durumda zamanaşımına uğradığı anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin, dava konusu haciz işlemine dayanak teşkil eden ve davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği, ilanen tebliğe ilişkin belgelerin dosyaya ibraz edildiği, ancak ilanen tebliğe geçilmeden önce 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 102. maddesi uyarınca posta yoluyla tebliğe gidilip gidilmediğine ve gidildiyse davacının adreste bulunamadığına ilişkin belgelerin davalı idarece dosyaya sunulmadığının görüldüğü, bu haliyle ilanen tebliğin usulüne uygun olduğu ispatlanamadığından, usulune uygun tebliğ edilmeyen ödeme emrine dayanılarak tesis edilen haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı ve iadesi istenilen tutarın yasal faizi ile beraber davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma ve istinaf başvurusu dilekçelerindeki iddialar yinelenerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.