Danıştay Kararı 9. Daire 2020/1611 E. 2022/4129 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/1611 E.  ,  2022/4129 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1611
Karar No : 2022/4129

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Enerji Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket ile BOTAŞ arasında imzalanan standart taşıma sözleşmelerine istinaden 2013-2017 yıllarına ilişkin olarak ödenen toplam 1.467.019,50 TL’nin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih E: … K:… sayılı kararıyla; doğalgaz taşımasında uygulanacak tarifenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yıllık olarak belirlendiği ve tarifeyi etkileyen bir “Kurul Kararı” yayınlaması haricinde sabit olduğu ve sözleşmelerin ekinde yer alan kapasite tescil belgelerinden azami doğalgaz taşıma miktarlarının belirtildiği görülmüşse de, sözleşmelerin imzalandığı tarih itibarıyla, fiili doğalgaz taşıma miktarları belirli olmadığından sözleşme bedellerinin belirlenmesinin mümkün olamayacağı, bu durumda vergiye tabi kağıtlardaki rakamların, bu kağıtlarda yer almayan, üstelik miktara göre değişebilecek matematiksel hesaplamalar sonucunda bulunacak değerin, yasanın aradığı anlamda belli para olarak kabulü mümkün bulunmadığı, üzerinden damga vergisi alınmasına olanak bulunmadığı, verginin terkini yönünde karar verilmesi gerekirken düzeltme-şikayet başvurusunun reddi işleminde hukuka uyarlık görülmediği, tahsili hukuka aykırı bulunan ve idarece tahsili tarihinden Mahkeme kararına göre iadesi tarihine kadar geçen süre içinde kullanımından mahrum kalınan tutarın bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerektiği, bu tutarı aşan faiz ile iade isteminin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan tahsil edilen 1.467.019,50-TL damga vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, bu tutarı aşan kısım yönünden faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacının şikayet başvurusunda bulunmadığı, ihtirazi kayıt konulmaksızın beyan edilen vergilerin dava konusu edilemeyeceğinden davanın öncelikle usulden reddi gerekirken esasa ilişkin karar verilmesinde isabet bulunmadığı, dava konusu damga vergisinin düzeltme-şikayet yoluyla iadesi talebinin hukuki yorum gerektirmesi nedeniyle vergi hatası kapsamında değerlendirilmesinin olanaklı olmadığı, davacı iddialarının verginin tahakkuku safhasına vergi mahkemesinde açacağı davada ileri sürülebilecek iddialar olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarih itibarıyla sözleşmenin belirli bir bedel içerdiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ: Davacı iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlığın, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmadığı, hukuki bir sorun niteliğinde olduğu, diğer bir ifadeyle, ihtilafın çözümünün maddi olayların ve mevzuatın değerlendirilmesi ve yorumlanmasını gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirket ile BOTAŞ arasında imzalanan standart taşıma sözleşmelerine istinaden 2013-2017 yıllarına ilişkin olarak ödenen toplam 1.467.019,50 TL nin iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır.
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinde, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu; “Vergileme ölçüleri” başlıklı 10. maddesinde de, damga vergisi nispi veya maktu olarak alınacağı; nispi vergide, kağıtların nevi ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın; maktu vergide ise kağıtların mahiyetlerinin esas olduğu; belli para teriminin de, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade ettiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
488 sayılı Damga Vergisi Kanunun 10. maddesi uyarınca belli para teriminin kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade edeceği belirtilerek damga vergisine tabi bir kağıdın, nispi olarak vergilendirilebilmesi için, ya kağıda bağlanan işlem bedelinin (kağıdın içerdiği meblağın) kağıtta açıkça belirtilmiş olması, ya da bu bedelin matematiksel olarak hesaplanmasına olanak sağlayan rakamların kağıtta yer alması, yani “belli para” içermesi, bir başka deyişle; kağıda bağlanan işlemin bedelinin açıkça belirtilmemiş olmasına karşın, bunun hesaplanmasına ilişkin olarak belli tutarların gösterilmiş bulunması icap etmektedir.
Vergi Usul Kanunun yukarıda yer verilen düzenlemelerine göre düzeltme yolu, vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince, vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir.
Olayda; muhtelif tarihlerde davacı ile BOTAŞ arasında imzalanan 2013-2017 yıllarına ait Standart Taşıma Sözleşmelerinin incelenmesinden; anılan sözleşmelerin “6. Rezerv Kapasite” başlıklı bölümlerinde sözleşmelerin ekini oluşturan Kapasite Tescil belgesine atıf yapıldığı, bu belgelerde de azami günlük taşıma miktarlarına yer verildiği, Standart Taşıma Sözleşmelerinin “Ödemeler” başlıklı 7. maddesinin 1. bendinde ise; taşıtanın Kapasite Tescil Belgesi ile belirtilen ödeme şartlarına uygun olarak ödeme başlangıç tarihinden sözleşme döneminin sonunu kapsayacak şekilde taşıyıcıya Tarife ve İletim Şebekesi İşleyiş Düzenlemesine İlişkin Esaslara (ŞİD) ait hükümler doğrultusunda ödeme yapılacağı hükmünün yer aldığı aynı maddenin 2. bendinde ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun doğalgazın taşınması ile ilgili olarak Tarifeyi etkileyen bir kurul kararı yayımlanması halinde tarafların sözleşme ile söz konusu karar tarafından ilzam edilmeyi ve uygulanacak tarifenin Kurul Kararına uygun olacağını kabul etmekte olduğu hususlarının düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre kapasite tescil belgesinde yer alan azami günlük miktarlar ve sözleşme süreleri dikkate alınmak suretiyle, sözleşmelerin düzenlendiği tarihte Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun ilgili dönemler için açıkladığı birim fiyatların çarpımı sonucunda sözleşmelerin içerdiği bedeller bulunabileceğinden, davacı tarafından da bu basit matematiksel hesaplamanın sözleşmelerde yazılı rakamların dikkate alınması suretiyle yapılarak bu tutar üzerinden damga vergisinin beyan edildiği görüldüğünden, anılan kağıdın belli para içerdiği ve bu tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulmasının kanuna uygun olduğu ve sözleşmenin imzalandığı tarih itibarıyla hesaplanabilir belli parayı içerdiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda; davacı tarafından imzalandığı tarihte sözleşmenin içerdiği bedel yukarıda izah edilen şekilde bulunabileceğinden, anılan kağıdın belli para içerdiği açık olup, bu tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulmasında kanuna aykırılık görülmediğinden uyuşmazlıkta düzeltme-şikayet başvurusuna konu olabilecek nitelikte vergi hatasından söz edilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.