Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/169 E. , 2022/5324 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/169
Karar No : 2022/5324
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, banka hesabını kullandırmak suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013 yılı tüm dönemleri için re’sen tarh edilen geçici vergi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu geçici vergi ve vergi ziyaı cezasının dayanağı olarak gelir vergisi için re’sen takdir edilen matrah esas alındığından, uyuşmazlığın çözümünde, gelir vergisi yönünden yapılan tarhiyata karşı açılan davada verilecek kararın önem taşıdığı, davacı adına 2013 yılı için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisine karşı açılan davada Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının 2013 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucunda hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla 2013 yılı içerisinde elde edilen ticari kazancın 1.497.623,18-TL olduğunun tespit edildiği ve bu matrah üzerinden re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin görüldüğü, olayda, davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 120/4. maddesinde öngörülen oranı aşan tutarda geçici vergiyi eksik beyan ettiği tespit edildiğinden davacı adına geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan ihbarnamelerde mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı adına tahakkuk ettirilmeyecek olan geçici vergi aslının da dava konusu edildiği görüldüğünden, davanın geçici vergi aslına ilişkin kısmının esastan incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının, vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu, olayda davalı idarece geçici vergiye ilişkin yapılmış bir terkin işlemi bulunmadığı gibi, ihbarnameye geçici verginin tahakkuk ettirilmeyeceğinin yazılmasının tarhiyatın terkini anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla iş bu davanın tarhiyata karşı açıldığı göz önünde bulundurulduğunda, mahsup süresi geçen geçici vergi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi mahkemesi kararının geçici vergi aslına ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulüne, geçici vergi aslının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Banka hesabını komisyon karşılığı kullandırmak suretiyle %2 oranında gelir elde ettiğine dair somut tespit bulunmadığı, banka işlemleriyle ilgisi bulunan kişilerin ifadelerinin alınmadığı, akrabalık ilişkisinin değerlendirilmediği, 7143 sayılı Kanun kapsamında 2013 yılı için 31/07/2018 tarihinde matrah artımında bulunulduğu, matrah artımında bulunulduğu dikkate alındığında, hakkında vergi incelemesi yapılamayacağı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: İhbarnamelerde mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olduğundan yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.