Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/1830 E. , 2022/4441 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1830
Karar No : 2022/4441
TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) … Demir Çelik ve İnşaat Malz. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve …-…-… sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı şirket tarafından herhangi bir emtia satışı olmaksızın düzenlenen faturaların komisyon karşılığı düzenlendiği sonucuna ulaşıldığından, vergi tekniği raporundaki tespitler dikkate alınarak belirlenen matrahta hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici vergisi aslı yönünden; dava konusu ihbarnamelerde, geçici vergi aslının aranmayacağı ve gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı belirtilmekte ise de, ihbarnamenin, vergi aslına ilişkin kısmında, vergi asıllarının fark olarak tarh edilen miktar sütununa yazıldığı dikkate alındığında, bu durumun, geçici vergi asıllarını ihtiva edip etmediği hususunda tereddüt yaratabilecek nitelikte olması nedeniyle, vergi asıllarını ihtiva etmediğinin açıkça kabulü mümkün bulunmadığından, mahsup döneminin de geçmiş olduğu dikkate alındığında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120.maddesi uyarınca geçici vergi asıllarının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, öte yandan, geçici verginin yıl sonunda tarh edilecek gelir vergisine mahsuben alınan peşin bir vergi olduğu ve beyan edilme şekli dikkate alınarak, geçici vergi nedeniyle kesilen cezanın üç kat değil, bir kat olması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, vergi ziyaı cezasının vergi aslının bir katını aşan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, aslı aranmayan geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine, geçici vergi aslı ve üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı yönünden ise davanın kabulüne, bu kısmın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Şirketlerince yapılan iş ve işlemlerin ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu, inceleme elemanınca yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın düzenlenen rapora dayanılarak yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu iddilarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda geçici verginin re’sen tarh edilmesi gerektiğinin belirtildiği, 213 sayılı Kanunun 344. maddesinde, 359. maddedeki fiillere yol açılması halinde vergi ziyaı cezasınını üç kat kesilmesi gerektiği düzenlemesine yer verildiğinden, tarh edilen geçici vergi ile geçici vergi üzerinden üç kat kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısımlarının kaldırılması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin redd gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.