Danıştay Kararı 9. Daire 2020/1859 E. 2022/3083 K. 14.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/1859 E.  ,  2022/3083 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1859
Karar No : 2022/3083

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2013/Şubat-Aralık dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; sahte fatura düzenleme fiiline iştirak nedeniyle Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuna istinaden davacı adına, anılan şirket için salınan vergilerin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmiş ise de; söz konusu raporda anılan şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki genel tespitlere yer verildiği, davacının işvereni olan … Ltd. Şti.’nin vekaletine sahip olduğu, vekaletin bankalarda para çekme ve yatırma, şubelerde ve elektronik ortamda EFT yapma yetkilerine dair olduğu, bu yetkilerin ve davacının işvereni tarafından verilen vekaletname kapsamında Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına bankadan para çektiği hususunun sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğini ispatladığı tespitlerine yer verilmekte ise de, davacının … Ltd. Şti.’nin yanında sigortalı çalışan olması karşısında ilgili vekaletle verilen yetkilerin ticari hayat içeriğinde olağan olduğu, davacının Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin bir kaç çekini vekaletname ile tahsil etmesinden başka hiçbir bilgi ve belge sunulmadığı, vergi tekniği raporunda davacı gibi aynı organizasyonun içinde olduğu değerlendirilen kişilerin ifadeleri doğrultusunda kaçakçılık suçuna iştirak ettiğine kanaat edildiği, görünürde elde ettiği menfaat ve ziyaa uğratılan vergilerin ne kadarlık kısmının davacının fiillerinden kaynaklandığı hususlarında herhangi bir inceleme yapılmadığı anlaşıldığından, somut tespitlere dayandırılmadan kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gibi dava konusu vergi ziyaı cezalarına dayanak oluşturan … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda atıfta bulunulan ve sahte belge düzenleme yönünden yapılan inceleme sonucu düzenlenen … tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin kurulduğu tarihten itibaren düzenlendiği tüm faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna varıldığına kanaat edinilmiş ise de ; atıfta bulunulan raporda, şirketin işyeri adresinde yapılan 21/09/2012 tarihli yoklamada, aynı adreste faaliyetine devam ettiği ve iki işçi çalıştırdığının tespit edildiği, muhtasar beyannamelerine göre 1 ila 3 sayıda çalışan işçi beyan ettiği hususlarına yer verildiğinden ticari organizasyonu ve faaliyetine işaret eden söz konusu tespitlerin göz ardı edilerek varsayıma dayalı olarak sahte belge düzenleyicisi olduğu değerlendirilen şirketin çeklerinin tahsil edilmesi, şirket adına havale edilen paraların çekilmesi ve çek ciro silsilesinde yer alması nedeniyle kaçakçılık suçuna iştirak ettiğinden bahisle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih … sayılı sahte belge düzenleme konulu vergi tekniği raporu ile … tarih ve … sayılı kaçakçılık suçuna iştirak etme konulu vergi tekniği raporundaki tespitleri, gerek şirket gerekse bu şirketin sigortasız çalışanı, tahsildarı/mutemedi davacı bakımından özetlendiğinde; Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin gerçek manada ticari faaliyetinin olmadığı, bankalardan yapılan ödemelerin sahte belge düzenleme fiilini gizlemek için göstermelik olduğu, mal nakliyesinin ve buna dair sevk irsaliyelerinin gerçek olmadığı çünkü sevk irsaliyelerindeki taşıtlardan bazılarının binek otomobil olduğu, bazı plakaların ise sahte olduğu hususlarının tespit edildiği, şirketin sahte fatura kullanıp komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği kanaatine varıldığı,iştirake dair raporda ise; davacı da dahil olmak üzere bu şirketin kanuni temsilcisi ve sigortalı sigortasız çalışanlarının komisyon karşılığı sahte fatura düzenleme fiilindeki rolleri/edimlerinin tetkik edildiği, davacının Tasfiye Halinde … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin çek ciro silsilesine katıldığı, kendisine en son çek ciro edilen şahıslardan olduğu, defter belge isteme yazısının kendisine tebliğ edildiği tespitlerinden hareketle sahte belge düzenleme organizasyonuna katıldığı sonucuna varılıp dava konusu vergi ziyaı cezalarının kesildiği, davacının bu tespitlere karşı izahatının, kendisinin o dönemde … Ltd. Şti’nin sigortalı çalışanı olduğu, şirket müdürü …’nın isteği üzerine ilişkisi olduğu firmaların çek, para ve tahsilatlarını yaptığı, yapılan işlerin gerçek olduğu kendisine para çekme ve yatırma yetkisi verildiği, bunun dışında şirket organizasyonu ile bir ilgisinin bulunmadığı yönünde olduğu, gerçekten de şirket ve davacı hakkındaki rapor bir bütün olarak incelendiğinde, davacının sahte belge düzenleme organizasyonun faillerinden biri olduğu yönünde somut bir tespit bulunmadığı, davacının mutemetliğinin suça iştirakin delili sadedinde zikredildiği, oysa bu bakış açısıyla tüzel kişilerin tevkil ettiği her tahsil memurunun iştirakçi addedilebileceği, davacının bu organizasyona dahil olup, sahte belge düzenleme fiiline kasten iştirak ettiği yönünde bir tespit olmadığı gibi, şirketin kanuni temsilcisi ve diğer çalışanlarından da bu yönde bir ifade olmadığı, iştirak fiilinin tespiti bakımından, bu fiilin bir kabahat değil, vergi suçu olması hususu da dikkate alındığında, iştirakin ancak kasten işlenebileceği, bunun da işbu dava özelinde organizasyonu tüm boyutları ile bilmeyi, sevk ve idare etmeyi gerektirdiği gözetildiğinde, sahte fatura ticaretine iştirak ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığından davayı kabul eden Vergi mahkemesi kararında sonucu itibariyle yasal isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma ve istinaf başvurusu dilekçelerinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.