Danıştay Kararı 9. Daire 2020/2099 E. 2022/4710 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/2099 E.  ,  2022/4710 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2099
Karar No : 2022/4710

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- … 2- … 3- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacıların maliki bulunduğu,İstanbul İli … İlçesi …ada …sayılı parsel ile …ada …ve …sayılı parsellerde kayıtlı taşınmazlar için 2013 ila 2017 yıllarına için tahakkuk ettirilen ve kısıtlılık hükümleri uygulanmaksızın tahsil edilen emlak vergilerinin 9/10 oranındaki kısmının iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ve fazladan tahsil edilen emlak vergilerinin, aynı ilçe ve adada yer alan başka taşınmazların kısıtlılık sebebiyle 1/10 oranında vergi ödedikleri, bahse konu taşınmazların imar planı kesinleşmiş olmasına rağmen henüz parselasyon yapılmadığı için inşaat yapımının mümkün olmadığı için kısıtlı olduğu iddia edilerek 9/10 oranındaki emlak vergisinin iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı adına İstanbul İli Zeytinburun İlçesi …ada …parsel ve …ada …ve …parselde kayıtlı taşınmazların bulunduğu bölgenin “turizm ticaret alanı”nda kalmış olmasının vergisel anlamda tasarrufu kısıtlanmadığı gerekçesiyle davalı idarece 2013, 2014, 2015, 2016,2017 yılları emlak vergisinin tahakkuk ettirildiği, bunun üzerine davacılar tarafından dava konusu tahakkukun 9/10’luk kısmının kaldırılması talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığının anlaşıldığı, emlak vergisine konu taşınmazların “turizm ticaret alanı”nda kalmış olması hususunda herhangi bir ihtilaf olmayıp; ihtilaf, turizm ticaret alanında kalan bir taşınmaz hakkında ilgili Yasa ve Yönetmelik uyarınca kısıtlılık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olduğu, Emlak Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinde tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı belirtilmekle birlikte aynı maddenin 7. fıkrasında kısıtlamaların neler olduğu ve süresi gibi hususların bu konuda hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı belirtilmişi olup ,17.11.1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde tasarrufu kısıtlanmış olan binalar “imar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, Pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binalar” olarak tanımlanmış olup ilgili yönetmelikte kısıtlılık kararı uygulanabilmesi için sosyal donatı alanında kalma zorunluluğunun öngörülmediği, maddede “..ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar..”ın kısıtlı sayılacağının belirtildiği, dava konusu emlak vergisi tahakkukuna konu taşınmazların turizm ve ticaret alanında kaldığı ve bu nedenle söz konusu arsa üzerinde imar ve inşaat izni verilmediği göz önüne alındığında dava konusu taşınmaz hakkında kısıtlılık olduğu ve taşınmaza ilişkin emlak vergisinin 1/10 oranında tahakkuk ettirilmesi gerekirken tam olarak yapılan tahakkukun 9/10’luk kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu tahakkukların 9/10’luk kısmının iptali ve ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi işleminin iptaline ve ödenen vergilerin davacılara iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu taşınmazın bir kısmının imar planında turizm-ticaret alanında kaldığı, yönetmelik kapsamında tasarrufu kısıtlı kabul edilen umumi hizmetlere ayrılan alanlardan olmadığı, İmar Kanunu 18. maddesi uygulamasının devam etmesinin kısıtlılık hali oluşturmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacıların maliki bulunduğu,İstanbul İli… İlçesi …ada …sayılı parsel ile …ada …ve …sayılı parsellerde kayıtlı taşınmazlar için 2013 ila 2017 yıllarına için tahakkuk ettirilen ve kısıtlılık hükümleri uygulanmaksızın tahsil edilen emlak vergilerinin 9/10 oranındaki kısmının iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ve fazladan tahsil edilen emlak vergilerinin, aynı ilçe ve adada yer alan başka taşınmazların kısıtlılık sebebiyle 1/10 oranında vergi ödedikleri, bahse konu taşınmazların imar planı kesinleşmiş olmasına rağmen henüz parselasyon yapılmadığı için inşaat yapımının mümkün olmadığı için kısıtlı olduğu iddia edilerek 9/10 oranındaki emlak vergisinin iadesi istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesinde; Türkiye sınırları içerisinde bulunan arazi ve arsaların bu kanun hükümlerine göre arazi vergisine tabi olduğu, aynı Kanunun 30. maddesinde; Kanunlar veya diğer kamu düzeni koyan mevzuatla tasarrufu kısıtlanan bina, arsa ve arazinin vergisinin, kısıtlamanın devam ettiği sürece 1/10 oranında tahsil olunacağı, 9 ve 19’uncu madde hükümlerinin saklı olduğu, kısıtlamanın kaldırılması halinde, kaldırma tarihini takip eden bütçe yılından itibaren emlakin vergisinin tüm vergi değeri üzerinden ödeneceği, kısıtlamanın devam ettiği sürede tecil edilen verginin 9/10’unun bina, arsa ve arazinin satılması, istimlaki veya hibe yoluyla ahara devir ve temliki halinde, tahsilat zamanaşımına uğramamış olanların muaccel hale geleceği, kanunla ve diğer mevzuatla yapılan kısıtlamaların neler olduğu, süresi, tevsiki ve kısıtlama koyan kamu organlarının görevleri ve sorumlulukları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim, İmar ve İskan ve İçişleri Bakanlıklarının mütalaaları alınarak hazırlanacak bir yönetmelikle tanzim olunacağı belirtilmiştir.
1319 sayılı Kanunun 30’uncu maddesi uyarınca çıkartılan 17.11.1986 tarih ve 19284 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tasarrufu Kısıtlanan Bina, Arsa ve Arazi Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde, ” İmar planlarında, resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılmış olması sebebiyle üzerinde inşaat yapılmasına izin verilmeyen arsalar ile esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyen binaların tasarrufu kısıtlanmış sayılır” denilerek konuya açıklık getirilmiştir.
İmar Kanunun “parselasyon planının hazırlanması” başlıklı (4/7/2019 tarih ve 7181 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik), 18. maddesi 3. fıkrasında ise umumi hizmetlere ayrılan alanlar yeniden düzenlenerek; ve yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları,pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi alanlar umumi hizmet alanı olarak sayılmıştır.
01.10.2017 tarihine kadar yürürlükte olan “Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nin 14. maddesinin “Alan Kullanımları” başlıklı 3. bendinin b. fıkrasında
Ticaret alanı: İş merkezleri, ofis-büro, çarşı, çok katlı mağazalar, kamu veya özel katlı otoparklar, alışveriş merkezleri, otel ve diğer konaklama tesisleri, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu gibi sosyal ve kültürel tesisler, lokanta, restoran, gazino, düğün salonu gibi eğlenceye yönelik birimler, yönetim binaları, katlı otopark, banka, finans kurumları, yurt, kurs, dershane, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri gibi ticaret ve hizmetler sektörüne ilişkin yapılar yapılabilen alanlar olduğu belirtilmiştir.
c fıkrasında ise: Ticaret+Konut, Turizm+Ticaret, Turizm+Ticaret+Konut gibi karma kullanım alanları; tek başına konut olarak kullanılmamak koşuluyla, ticaret, turizm+ticaret, ticaret+konut,turizm+ticaret+konu kullanımlarından sadece birinin veya ikisinin veyahutta tamamının birlikte yer aldığı alanlar olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; “turizm-ticaret” alanında kalan parsellerin, mevzuatta belirlendiği şekliyle çok fonksiyonlu ve karma yapılaşmaya açık olduğu, yapılaşma yasağı bulunmadığı, bu alanların umumi hizmetlere ayrılan alanlardan sayılamayacağı, dolayısıyla tasarrufunun kısıtlı olmadığı ortadadır.
… ada … ve … no’lu parseller yönünden:
Dosyada mevcut, davalı idareye bağlı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 12/06/2018 tarihli yazısında, …ada …ve …no’lu parsellerin tamamının 16/06/2009 tarihli İstanbul Ataköy Turizm Merkezi 1/1000 ölçekli Kazlıçeşme Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında; “turizm-ticaret” alanında kaldığının belirtildiği, davaya konu …tarih ve …sayılı ret işleminde de bu parsellerin kısıtlı olmadığı, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün bilgi yazısının ekte olduğu, bu yazıda ise sözkonusu parsellerin turizm-ticaret alanında kaldığı, İmar Kanunu 18. madde uygulamasına tabi olduğu ve kısıtlı bulunmadığının davacıya bildirildiği görülmüştür.
Bu durumda, “turizm-ticaret” alanında kalan parsellerin, mevzuatta belirlendiği şekliyle çok fonksiyonlu ve karma yapılaşmaya açık olduğu, yapılaşma yasağı bulunmadığı, bu alanların umumi hizmetlere ayrılan alanlardan sayılamayacağı, dolayısıyla tasarrufunun kısıtlı olmadığı açık olduğundan aksi yönde verilen davanın kabulüne yönelik vergi mahkemesi kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
…ada …no’lu parsel yönünden ise:
Dosyada mevcut, davalı idareye bağlı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 12/06/2018 tarihli yazısında, …ada …no’lu parselin tamamının 16/06/2009 tarihli İstanbul Ataköy Turizm Merkezi 1/1000 ölçekli Kazlıçeşme Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında, “Tescilli Sivil Mimari Örneği” alanında kaldığının belirtildiği ve davaya konu …tarih ve …sayılı işlemde de daimi muafiyeti ile ilgili taşınmazın “taşınmaz kültür varlığı” olduğu yönünde tapuda şerh var ise bu şerhi gösteren tapu senedi ile bildirimde bulunulmasının istenildiği görüldüğünden, hem plandaki durumu hem de tesis edilen işlem yönünden davaya konu parsel diğer parsellerden farklı durumda bulunmasına rağmen, mahkemece diğer parsellerle aynı kapsamda olduğu değerlendirilerek verilen kararda isabet bulunmamakta olup, bu parsel yönünden ayrıca hukuki inceleme ve değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.