Danıştay Kararı 9. Daire 2020/2907 E. 2022/5004 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/2907 E.  ,  2022/5004 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2907
Karar No : 2022/5004

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Motorlu Araçlar Otomobil İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü – …
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, vergi borçlarının tahsili amacıyla haciz uygulanan menkul mallar ve teminat mektubunun davalı idarece zamanında satılmaması ve paraya çevrilmemesi nedeniyle hizmet kusuru işlendiği ve menkul malların güncel değerlerini kaybettiği, bu nedenle gümrükte kalıp heba olan motorsiklet ve yedek parçaları, ödenen lojistik ve gemi ücretleri için oluşan zararın yasal faizle birlikte iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair… tarih ve … sayılı işlemin iptali ile 604.257-TL tutarındaki zararın yasal faizle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla; davacı şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla İzmir TCDD Liman İşletme Müdürlüğü nezdinde bulunan teminat mektubu ve menkul malları üzerine davalının 11/04/2007 ve 24/05/2007 tarihli yazılarıyla konulan haciz işlemlerinden; menkul mallar üzerine konulan haczin davalının 25/05/2012 tarihli yazısıyla kaldırıldığı, teminat mektubuna işlenen haczin ise banka tarafından nakde çevrilmediği ve şirkete ait amme borçlarının teminat mektubu kapsamında Ziraat Bankasınca karşılanmadığı, ayrıca söz konusu teminat mektubuna uygulanan haciz işleminin de davalının 27/06/2014 tarihli yazısıyla kaldırıldığı, ancak hacizlerin kaldırılmasına rağmen, ürünlerin konteynerlerde beklemesi nedeniyle ortaya çıkan ardiye ve demuraj (gecikme) bedeline ilişkin ek mali yükümlülüklerin davacı tarafından yerine getirilmediği ve malların ilgili müdürlükten alınmasının davacının insiyatifinde olmasına rağmen alınmadığı, anılan ek mali yükümlülüklerin (ardiye ücreti ve demuraj gecikme bedeli gibi) tahsili amacıyla bu menkul malların İzmir Tasfiye İşletme Müdürlüğünce satıldığı, satış işlemiyle hacizler arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin hizmet kusurundan bahsedilemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usule ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarece 24/05/2007 tarihinde menkul mallara haciz uygulanmasına rağmen süresi içerisinde satış işleminin gerçekleştirilmediği, haczin yasal olarak düşmesine karşın malların kendilerine teslim edilmediği, açılan dava sonucunda haczin 25/05/2012 tarihinde kaldırıldığı, haciz tarihi ile haczin kaldırılma tarihi arasında beş yıllık sürenin geçtiği, bu süre içerisinde hacze konu malların güncel değerlerini kaybettiği, demuraj gecikme bedeli ve ardiye ücretlerinin altından kalkılamayacak seviyelere ulaştığı, dava konusu malların değerin altında satılmasına, ardiye ve demuraj borçlarının artmasına, vergi borcuna faiz yürütülmesine davalı idarenin haksız işlemlerinin neden olduğu, illiyet bağının ortadan kalkmasının söz konusu olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Uygulanan hacizlerin kaldırıldığı, hacizlerin kaldırılmasına rağmen ürünlerin konteynerde beklemesi nedeniyle ortaya çıkan gecikme bedeline ilişkin ek mali yükümlülüklerinin davacı tarafından yerine getirilmediği, malların ilgili müdürlükten alınması davacının inisiyatifinde olmasına rağmen alınmadığı, nihayetinde ek mali yükümlülüklerin tahsili amacıyla söz konusu menkul malların İzmir Tasfiye İşletme Müdürlüğünce satıldığı, haciz işlemi ile bu satış işlemi arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığı iddialarıyla temyiz isteminin reddi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi…. Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.