Danıştay Kararı 9. Daire 2020/2969 E. 2022/5308 K. 01.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/2969 E.  ,  2022/5308 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2969
Karar No : 2022/5308

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil Gıda Motorlu Araçlar San ve Tic. A.Ş.
(Yeni Unvan: … Tekstil Gıda San. Dış. Tic. A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 2017 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde, 193 Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 vergi indiriminden faydalandırılmamasına dair işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2017 yılına ilişkin gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen vergi indiriminden istifade edilebilmesi için, 2015, 2016, 2017 yıllarına ait tüm vergi beyannamelerinin (muhtasar, kdv, geçici vergi gibi) kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerin de vadesinde ödenmiş olması gerektiği, davacı tarafından, 2015/Ocak (2. Aylık dilim) ve 2015/Mart (2. Aylık dilim) özel tüketim vergisi beyannamesinin kanuni süresinden sonra verildiği anlaşıldığından, vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması şartının davacı tarafından yerine getirilmediği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin sebep unsurlarından olan, 2016 ve 2017 yılının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergisi düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmediği ileri sürülmüş ise de, söz konusu katma değer vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verildiği, ancak daha sonra düzeltme beyanları verildiği, yasal düzenleme gereği kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin 193 Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 vergi indiriminden faydalanılmasına ilişkin şartların ihlali sayılmayacağının açık olduğu, öte yandan, dava konusu işlemin nedenlerinden bir diğeri olan 2016/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi borcunun mahsubu sırasında gecikme zammı uygulandığı hususu irdelendiğinde ise, mahsubu talep edilen iade alacakları, vergi borçlarının ait olduğu dönemlerden önceki vergilendirme dönemlerine ait olduğundan ve iade – mahsup dilekçelerinin de vergi borçlarının vade tarihlerinden önce davalı vergi idaresine verildiği anlaşıldığından, idarece yapılan mahsup tarihleri esas alınmak suretiyle gecikme zammı hesaplandığından bahisle ileri sürülen bu sebepte de hukuka uyarlık bulunmadığı, son olarak davacı şirketin, 2015/Ocak (2. Aylık dilim), 2015/Mart (2. Aylık dilim) özel tüketim vergisi beyannamelerinin kanuni süresinden sonra verildiği hususu bakımından, söz konusu beyannamelerin matrahsız olarak beyan edildiği, ödenecek herhangi bir verginin bulunmadığı, tahakkuk eden tutarın ise damga vergisine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, ihtilafa ilişkin yasal düzenlemenin amacının beyan üzerine tahakkuk eden ve ödenmesi gereken bir verginin varlığı halinde bu verginin süresinde ödenip ödenmemesine matuf olduğu, damga vergisinin ise beyannamenin özü ile ilgisi olmaksızın beyannamenin verilişi ile birlikte kendiliğinden tahakkuk eden bir vergi olduğu göz önüne alındığında dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin, 2016 ve 2017 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyannameleri ve 2016/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi beyannamesi üzerine tahakkuk eden vergileri geç ödediği, 2015/Ocak(2.dönem) ve 2015/Mart(2.dönem) özel tüketim vergisi beyannamelerini süresinden sonra verdiği, tüm bu nedenlerin 193 Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen %5 vergi indiriminden faydalanılmasına yönelik düzenlenen şartların ihlali niteliğinde olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.