Danıştay Kararı 9. Daire 2020/2973 E. 2022/3030 K. 14.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/2973 E.  ,  2022/3030 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2973
Karar No : 2022/3030

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tas. Hal. … Gıda Ltd. Şti’ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla tasfiye memuru sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 162. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17/9. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; tasfiye halinde tüzel kişiliğe ait mükellefiyetin vergi ile ilgili muamelelerin sona ermesine kadar devam edeceği ve ” tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydının silinmiş olması” halinde tasfiye dönemi için tasfiye memuru adına tarh ve ceza kesme işlemlerinin yapılabileceği sonuçlarına varıldığı, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile Ticaret Sicil Gazetesi örneklerinden, 02/01/2009 tarihi itibariyle tasfiyeye giren 13/12/2018 tarihi itibariyle de tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silindiği halde, tasfiyesi devam etmekte iken adresini terk ettiği, adresle ilgisinin kalmadığı yönünde tanzim edilen 03/11/2012 günlü yoklama tutanağı esas alınarak … Seri Nolu Uygulama İç Genelgesi uyarınca mükellefiyet kaydı 30/09/2011 tarihi itibariyle resen kapatılan Tas. Hal. … Gıda Ltd. Şti’nin 22/11/2014 tarihli sevk fişi ile takdir komisyonuna sevki sonucu belirlenen matrahlar üzerinden 5520 sayılı Yasanın 17/9 maddesine dayanılarak tasfiye memuru olan davacı adına düzenlenip ilanen tebliğ suretiyle duyurulan ihbarnameler içeriği 2009 takvim yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile katma değer vergisi borçlarının gecikme faizi ile birlikte tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin 26/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin 02/01/2009 tarihi itibariyle tasfiyeye giren 13/12/2018 tarihi itibariyle de tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden kaydı silinen ancak, ihbarname (ve hatta ödeme emrinin) tanzim ve tebliğ tarihleri itibariyle tüzel kişiliği devam eden Tas. Hal. … Gıda Ltd. Şti. adına değil, tasfiye memuru sıfatıyla davacı adına düzenlendiklerinden, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17/9.maddesi hükmüne aykırı olarak adına ihbarname tanzimi suretiyle kesinleştirilen vergi ve cezaların gecikme faizi ile birlikte tahsiline dair dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare/davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 5520 sayılıKurumlar Vergisi Kanunu’nun 17/9. maddesinde tasfiye memurlarının sorumluluğunun düzenlendiği, mükellefiyeti resen terk ettirilen şirketin tasfiye memuru olan davacı adına tarh edilerek kesinleştirilen amme alacağının adına tanzimli ödeme emriyle takibinin yasal ve yerinde olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.