Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3070 E. , 2022/4883 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3070
Karar No : 2022/4883
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … … Petrol Turz. İnş. Gıda Meşrubat ve Market İşletmeciliği San. ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
lk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin tamamı ile … tarih ve …. sayılı ödeme emrinin 2017/Ocak dönemi gelir (stopaj) vergisi ve buna dair damga vergileri ile 2016/Ocak-Mart dönemi geçici vergiye ait gecikme zammı ve 2016 yılına ait yargı harcının tahsil edilmesi nedeniyle kaldırıldığı bildirilerek, buna dair belgelerin eklendiği görüldüğünden söz konusu ödeme emirlerinin anılan kısımları yönünden karar verilmesine yer olmadığına, … sayılı ödeme emrinin kalan kısmı ile … sayılı ödeme emrinin incelenmesinden ise; asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacının defter belge ibraz yazısının bizzat kendisine tebliğ edilmiş olmasına karşın, süresinde defter belgeleri inceleme elemanına ibraz etmediği, şirketin 7143 sayılı Kanun’dan yararlanmak için başvuruda bulunduğu, ama yeniden yapılandırılan borcu ödemediği, bununla birlikte şirket tüzel kişiliğinin sahibi olduğu ve idarece haczedilmiş 7 adet taşıt bulunmasına karşın, bu taşıtlar üzerinde öncelikle Kordon Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün haciz şerhinin mevcudiyeti nedeni ile taşıtların satılıp paraya çevrilemediği, motorlu taşıtların cebren tahsili istenen hayli yüklü miktardaki vergi borcunu karşılamaktan uzak olduğu hususları dikkate alındığında ve şirketin yeniden yapılandırılan borcunu ödemediği de hesaba katıldığında, kanuni temsilciden vergi borcunun tahsili için düzenlenen dava konusu … sayılı ödeme emrinin tahsil edilerek kaldırılan bölümleri dışında kalan kısımları ile … sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığından bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ödeme emirlerinin kanuni temsilci sıfatıyla düzenlendiği, şirket ortaklarından farklı olarak kanuni temsilcilerin takibinde, amme alacağının asıl borçludan tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmasının yeterli olmayıp, amme alacağının tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceğinin somut olarak ortaya konulmasının gerektiği,amme alacaklarının mükelleflerin veya vergi sorumlularının mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememesi durumunun ise bazı hukuki sebeplerden kaynaklanabileceği gibi, hacizli malın ele geçirilememesi veya telef olması gibi fiili imkansızlıklardan da ileri gelebildiği, olayda, asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında tespit edilen 7 adet taşıta haciz uygulanmasına rağmen satışa çıkarılmadığının anlaşıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi gereğince kanuni temsilcilerin, tüzel kişilerin vergi ve buna bağlı borçlarından dolayı sorumlu tutularak takip edilebilmeleri için kendilerine düşen yasal ödevleri yerine getirmemiş olmalarının yanı sıra vergi ve buna bağlı alacakların asıl borçlu mükelleflerin mal varlığından tamamen veya kısmen alınamamış olması gerektiğinden, kanuni temsilcinin takibi için ön şart olan amme alacağının asıl borçlu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememe durumunun gerçekleştiğinden söz etmenin mümkün olmadığı, bu durumda kanuni temsilcinin takibi için yasada öngörülen koşullar gerçekleşmeden, davacının sorumluluğuna gidilmek suretiyle düzenlenen … sayılı ödeme emri ile … sayılı ödeme emrinin idarece terkin edilenler dışında kalan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısmının kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlk savunma dilekçelerindeki iddiaların tekrarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Petrol Turz. İnş. Gıda Meşrubat ve Market İşletmeciliği San. ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinde, (1) Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın ve Danıştay Dokuzuncu Dairesinin E:2020/786 sayılı dosyasının ile birlikte incelenmesinden; kanuni temsilcisi olduğu … Petrol Turz. İnş. Gıda Meşrubat ve Market İşletmeciliği San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrine konu borçların bir kısmı için asıl borçlu şirket tarafından, 7143 sayılı Yasa uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu ve borcun yapılandırılarak yeni bir mahiyet kazandığı görülmüştür.
Bu durumda, asıl borçlu şirket tarafından yapılan bu işlem alacağın kesinleşmesi, zamanaşımının kesilmesi, mevcut borcun vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirme tarihleri itibari ile vadesi olması gibi hukuki sonuçlar doğurduğu dikkate alındığında 7143 sayılı Kanuna göre belirlenecek ödenmeyen tutarın takip ve tahsil edilebilmesi için bu yeni hukuki duruma göre öncelikle asıl borçlu şirket hakkında takip prosedürüne başlayıp bu prosedür tamamlandıktan ve asıl borçlu şirketten tahsil imkanının bulunmadığı ortaya konulduktan sonra kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesi gerekirken yukarıda yazılı takip usulü izlenmeden doğrudan davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu nedenle; davanın kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı istinaf istemini kabul edip Mahkeme kararının bu kısmını kaldırarak davayı yukarıda yazılı gerekçeyle kabul eden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.