Danıştay Kararı 9. Daire 2020/3071 E. 2022/4992 K. 20.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/3071 E.  ,  2022/4992 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3071
Karar No : 2022/4992

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, akaryakıt satışına ilişkin bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile 2014/Ocak dönemi için bir kat; 2014/Şubat-Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu incelendiğinde; banka hesaplarında yer alan transferlerin yapılan karşıt tespitlerde ve davacının ifadesinde herhangi bir ticari ilişkiye dayanmadığının beyan edildiği, ilgili dönemlerde davacının mükellefiyeti ve SGK kaydının olmadığı, buna rağmen banka hesabından yapılan transferlerin 6.154.698,00-TL olduğu, bu transferler, vergi inceleme elemanınca ticari faaliyet kapsamında satılan malların maliyeti olarak kabul edilmek suretiyle EPDK’nın ilgili yıl faaliyet raporunda bayiler için öngördüğü kar marjı (%5) uygulanarak bulunan matrah üzerinden dava konusu tarhiyatın yapıldığı, davacının ilgili dönemlerde mükellefiyeti ve SGK kaydı olmamasına rağmen banka hesabından 6.154.698,00-TL gibi yüksek miktarda para transferleri gerçekleştirmesinin ve diğer tespitlerin, vergi incelemesinin konusunu oluşturan komisyon gelirinin kayıt dışı bırakıldığı yönünde kanaat uyandıracak nitelikte olduğu görülmekle birlikte, tarhiyatların dayanağı olan vergi tekniği raporunda, davacının akaryakıt ticareti faaliyetinde bulunduğuna ilişkin somut bir tespit yapılmadığı, banka hesabında yer alan transferlerin mükellefiyetin olmadığı dönemde yapılması ve transfer yapılan kişilerin akaryakıt ticareti faaliyeti ile iştigal etmesinin davacının akaryakıt ticareti faaliyetinde bulunduğunu göstermeyeceği, akaryakıt satışı yaptığına ilişkin bir tespit olmamasına rağmen, banka transferlerinin satılan malların maliyeti olarak kabul edildiği, malların maliyeti üzerinden ise perakende akaryakıt satışı yaptığından bahisle % 5 kar uygulanarak matrahın tespit edildiği, davacının akaryakıt ticareti faaliyetinde bulunduğu somut ve hukuken geçerli bir şekilde ortaya konulmadan bulunan matrah üzerinden varsayıma ve eksik incelemeye dayanılarak tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının banka hesapları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, hem davacının hesabına hem de davacı tarafından başka hesaplara yüksek tutarlı havale ve eft işlemlerinin yapıldığının tespit edildiği, para transferi gerçekleştirdiği kişi ya da kurumların genellikle akaryakıt ticareti ile uğraştıkları, davacının ilgili dönemde bir faaliyetinin olmadığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında adına kayıtlı bir iş yerinin de bulunmadığı, banka üzerinden gönderilen paraların ticari faaliyet kapsamında sattığı malların maliyeti olduğunun hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla tespiti üzerine tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.