Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3084 E. , 2022/4361 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3084
Karar No : 2022/4361
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacının maaş hesabı üzerine uygulanan e-haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı adına düzenlenen … ve … ana takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındıları davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilmeyerek bu ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edildiği ispatlanamadığından, usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği ortaya koyulamayan kamu alacağı için tesis edilen haciz işleminin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına düzenlenen … ana takip numaralı ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındısının davalı idare tarafından dosyaya ibraz edildiği, tebliğ alındısı incelendiğinde üzerinde ikinci defa tebliğe ilişkin şerhin bulunduğu ve tebliğ tarihi olarak … yazılı olduğu, … tarihinde tutanak düzenlenerek ilgili adreste mesai saatleri içinde gidildiği, tebliğ alacak kimse bulunmadığından tebligat pusulası bırakılarak bu şekilde tebliğ edilmeye çalışıldığı, ancak, söz konusu adrese ikinci kez gidildiğinin ispatına ilişkin olarak ilk tebliğ evrakının dosyaya ibraz edilmediği, bu şekilde yapılan tebliğin usulüne uygun şekilde yapıldığından söz edilemeyeceğinden usulsüz tebliğ ile kesinleştirilen kamu alacağı için tesis edilen haciz işleminin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu haciz işleminin dayanağı olup davacı adına düzenlenen diğer ödeme emirleri açısından ise, davalı idare tarafından gönderilen tebliğ belgelerinin incelenmesinden, iki adet tebliğ alındısının bulunduğu, tebliğ alındılarının birisinin üzerinde tarih ve şerh bulunmadığı, diğer tebliğ alındısı üzerine ise ikinci tebliğ olduğuna ilişkin şerh düşüldüğü, imza ve isim bulunmadığı, tebliğ tarihi olarak 16/11/2018 tarihinin yazılı olduğu, dosyaya sunulan tutanaklardan 01/11/2018 tarihli tutanakta ilgili adreste mesai saatleri içinde gidildiği, tebliğ alacak kimse bulunmadığından tebligat pusulası bırakıldığının yazılı olduğu, diğer tutanakta ise 11/10/2018 tarihinde adreste mesai saatleri içinde gidildiği, tebliğ alacak kimse bulunmadığından tebliğ edilemediği, 18/10/2018 tarihinde ise mesai saatleri içinde ilgili adrese ikinci kez gidildiği, alacak kimse olmadığı için tebliğ edilemediği şerhinin düşüldüğü ancak tüm bu veriler dikkate alındığında; tutanakların söz konusu tebliğ alındıları ile ilgili olup olmadığı anlaşılamadığından ve bu şekilde tebligatın usulüne uygun yapıldığından söz edilemeyeceğinden usulsüz tebliğ ile kesinleştirilen kamu alacağı için tesis edilen haciz işleminin bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu e-haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu e-haciz işleminin dayanağı davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, alacağın zaman aşımına uğramadığı, dava konusu e-haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.