Danıştay Kararı 9. Daire 2020/3321 E. 2022/3226 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/3321 E.  ,  2022/3226 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3321
Karar No : 2022/3226

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, …Dişçilik Medikal Reklamcılık Danışmanlık Organizasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …ve …sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda belirtildiği üzere; davacının mükellef kurumun muhasebe işlerini yürüttüğü 2016-2017 döneminde, …Dişçilik Medikal Reklamcılık Danışmanlık Organizasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2016 yılında 10.324.641,17 TL, 2017 yılında 8.341.711,92 TL fatura düzenleyecek bir iş yapmasının iktisadi ve ticari teamüllere uymayan rakamlar olduğunun açık olması ve davacının anılan şirkete ilişkin olarak verdiği savunma yazısındaki beyanlarından hareketle, davacının mükellef kurumun sahte belge düzenleme faaliyetinden sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmış ise de; mükellef kurumun muhasebe işlerini yürüten ve serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının sorumluluğunun yasa hükmünde açıkça belirtildiği üzere, beyanname ve tasdik raporlarında yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygunluğu ile sınırlı olması karşısında, defter ve belgelerin gerçek bir emtia hareketine ve gerçek bir ticari faaliyete dayanmamasından dolayı davacının müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği, buna göre, davacı muhasebeci ile ilgili bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmadığı yönünde bir tespitin olmaması ve davacının asıl borçlu …Dişçilik Medikal Reklamcılık Danışmanlık Organizasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından sahte belge düzenlendiği hususunun davacı tarafından bilindiği ve harici araştırmayı gerektirmeden sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu anlaşılabilen belgeler düzenlendiğinin idarece somut olarak ortaya konulamaması karşısında davacının müşterek ve müteselsilen sorumluluğundan bahisle ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının sahte fatura ticareti yapan …Dişçilik Medikal Reklamcılık Danışmanlık Organizasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin muhasebe hizmeti verdiği ve bu mükellefin vergi beyannamelerini elektronik ortamda gönderdiğinin kayıtlara göre açık olduğu, mükellef şirketin, 2016 yılında 10.324.641,17-TL, 2017 yılında 8.341.711,92-TL fatura düzenleyecek bir iş yapmasının iktisadi ve ticari teamüllere uymayan rakamlar olduğu, her meslek mensubunun, münhasıran sahte fatura ticareti yapan ve bu amaçla mükellefiyet tesis ettiren ile gerçek bir faaliyeti bulunan kişileri bilecek kadar meslek bilgisi sahibi olduğu, davacının, mükellef şirket tarafından gerçekleştirilen sahte fatura düzenleme suçunun işlenmesini kolaylaştırdığı ve söz konusu sahte belge düzenleme fiili hakkında risk görmesine rağmen vergi dairesine durumu bildirmediğinin oldukça açık olduğu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.