Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3383 E. , 2022/5483 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3383
Karar No : 2022/5483
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu, İstanbul İli Başakşehir İlçesi İkitelli mahallesi muhtelif parsellerde kayıtlı bulunan 59 ayrı parselde yer alan taşınmazlara ilişkin 2018 yılı emlak vergisinin, 2017 yılında uygulanan birim değerinin %50’sini aştığından bahisle 2018 yılına ilişkin tahakkukun iptali ve ihtirazi kayıtla fazladan ödenen 1. taksit tutarının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararıyla; olayda, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası yerine davalı belediyece %330 oranında vergi artışı yapıldığı, taşınmazların bulunduğu cadde-sokak değerleri dikkate alınmaksızın farklı cadde-sokakların esas alındığına ilişkin davacı iddialarının karşılanması ve dava konusu emlak vergisinin usulüne uygun tahakkuk edip etmediğinin tespiti uzmanlık isteyen teknik bilgiyi gerektirdiğinden, Mahkemelerince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, düzenlenen bilirkişi raporunda; dosyaya her bir dava konusu arsa ile ilgili 2014 dönemi ve 2018 dönemi için emlak vergi bildirim suretlerinn dosyaya ibraz edildiği, bu beyannameler incelendiğinde, dava dilekçesinde 2014 dönemi (2014-2017 yıllarını kapsayan) beyannamedeki cadde ve sokak isimleri ile 2018 dönemi cadde ve sokak isimleri karşılaştırıldığında aynı ada parsel no’lu taşınmazın 2014 yılında farklı sokak isimlerinden vergilendirildikleri, uyumlu olmadıklarının görüldüğü, dava dilekçesinde belirtilen aynı taşınmazlar için 2017 yılı ile 2018 arasındaki %330 oranındaki farkın nedeninin, 2014 dönemi için düzenlenen beyannamelerin dava konusu parseller ile ilgisi olmayan ve düşük bedelle ilçe takdir komisyonu karar cetvelinde de adı geçmeyen cadde ve sokakların birim değeri esas alınmak suretiyle düşük bedelden vergilendirilmeleri nedeniyle 2018 yılında doğru cadde ve sokaklardan beyanname düzenlenmesi ve vergilendirilmesi ile oluşan aradaki farkın %330 olduğunun anlaşıldığı, oysa 2014 döneminde doğru cadde ve sokaklardan vergilendirilmiş olsalardı farkın %50 oranını aşmayacağının görüldüğü tespitlerine yer verildiği, bilirkişi raporu içerdiği somut tespit ve veriler itibariyle karara esas alınır mahiyette olduğu sonucuna varılarak, davacının önceki dönemlere nazaran farklı cadde ve sokaklardan vergilendirme yapılmak suretiyle fahiş vergi tahakkuk ettirildiği iddiası yerinde görülmemiş ve dava konusu işlem içeriği emlak vergisinin yukarıda anılan mevzuat ile öngörülen usule uygun olarak doğru cadde ve sokaklara ilişkin arsa metrekare birim değerleri üzerinden ve 7061 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa eklenen geçici 23. maddede öngörülen %50 artış oranı da dikkate alınmak suretiyle hesaplanarak tahakkuk ettiği anlaşıldığından, 2018 yılına ilişkin emlak vergileri tahakkukuna karşı yapılan başvurunun reddi işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı Belediyece Emlak Vergisi Kanunu geçici 23. maddeyle getirilen düzenlemenin yok sayıldığı, 2018 yılı için belirlenen birim değerinin 2017 yılında uygulanan birim değerden %330 oranda fazla olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının maliki olduğu, İstanbul İli Başakşehir İlçesi …mahallesi muhtelif parsellerde kayıtlı bulunan 59 ayrı parselde yer alan taşınmazlara ilişkin 2018 yılı emlak vergisinin, 2017 yılında uygulanan birim değerinin %50’sini aştığından bahisle 2018 yılına ilişkin tahakkukun iptali ve ihtirazi kayıtla fazladan ödenen 1. taksit tutarının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve …sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Emlak Vergisi Kanununun 28.11.2017 tarih ve 7061 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değiştirilen Geçici 23. maddesinde:
“Takdir komisyonlarınca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınır. Takip eden 2019, 2020 ve 2021 yıllarında 29 uncu madde kapsamında bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri bu şekilde belirlenen değerler üzerinden hesaplanır.
Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de birinci fıkra hükümlerine göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” hükümleri yer almaktadır.
26.12.2017 tarih ve 30282 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 72 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin 6. maddesinin 2. fıkrasında, arsa ve arazinin herhangi bir sebeple takdir dışı kalması veya yeni cadde ve sokak oluşması gibi nedenlerle 2017 yılına ilişkin ait birimin bulunmaması halinde bu arsa ve araziler için 2018 yılına ilişkin takdir komisyonunca belirlenen birim değerinin esas alınacağı düzenlenmiştir.
72 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin;
“Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde: bu tebliğin amacının, Emlak Vergisi Kanununa eklenen geçici 23 üncü maddenin uygulamasına yönelik hususları açıklamak olduğu,
“Belediyelerce 2018 yılı emlak vergi değerinin hesabında yapılacak işlemler” başlıklı 5. maddesinde :
(1) 2017 yılında, takdir komisyonlarınca 2018 yılı için asgari ölçüde arsa ve
Arazi metrekare birim değerlerine ilişkin takdirler yapıldığı
(2) 7061 sayılı Kanunla 1319 sayılı Kanuna eklenen geçici 23 üncü madde hükmü gereği;
a) Takdir komisyonlarınca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve
arazi metrekare birim değerleri, belediyeler tarafından 2017 yılında uygulanan birim değerlerle karşılaştırılacağı
b) 2018 yılı için takdir edilen birim değerler, 2017 yılında uygulanan birim değerlerin
%50’sinden fazlasını aşıyorsa, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılında uygulanan birim değerlerin %50 fazlasının esas alınacağı,
c) İlgili belediyelerce bu değerler esas alınarak Tebliğde yer verilen açıklamalar
çerçevesinde emlak vergi değeri hesaplanacağı
(3) İkinci fıkrada belirtilen işlemler 2017 yılında takdir komisyonlarınca takdir edilen birim
değerler üzerinden yapılacak olup ayrıca takdir komisyonlarınca yeni bir takdir işlemi
yapılmayacağı
(4) Arsa takdir komisyonunca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa
metrekare birim değeri 2017 yılında uygulanan birim değerin %50’sinden fazlasını aşıyorsa, 2018yılına ilişkin arsa metrekare birim değeri geçici 23 üncü madde hükmü gereğince aşağıda yer alan örnekteki gibi hesaplanacağı belirtilmiştir.
“Diğer hususlar” başlıklı 6. maddesinde ise;
(1) Takdir komisyonlarınca 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve
arazi metrekare birim değerlerine karşı açılan davalar neticesinde, mahkemelerce takdir
komisyonu kararlarıyla belirlenen metrekare birim değerlerin;
a) İptal edilmesi sonucu takdir komisyonları tarafından yeni bir değer belirlenmesi,
b) Kısmen iptal ve kısmen tasdik edilmesi,
c) Tasdik edilmesi,
halleri sonucu oluşan bu değerler 2017 yılında uygulanan birim değerlerin %50’sinden
fazlasını aşıyorsa, 2018 yılına ilişkin bina, arsa ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılında uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlası esas alınarak emlak vergi değerleri ilgili belediyelerce bu Tebliğde açıklanan esaslar çerçevesinde hesaplanacağı
(2) Arsa veya arazinin herhangi bir sebeple takdir dışı kalması veya yeni cadde ve sokak
oluşması gibi nedenlerle 2017 yılına ait birim değerin bulunmaması halinde bu arsa ve araziler için 2018 yılına ilişkin takdir komisyonlarınca belirlenen birim değerlerin esas alınacağı,
(3) Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas
alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de 1319 sayılı Kanunun geçici 23. maddesine göre hesaplanan değerlerin esas alınacağı düzenlenmiştir
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarda hükümlerine yer verilen Emlak Vergisi Kanunu ile bu Kanunun uygulanması amacıyla hazırlanan anılan Tebliğ hükümlerinin incelenmesinden; Emlak Vergisi Kanunu’nun geçici 23. maddesiyle getirilen düzenlemeyle, kanun koyucu tarafından, takdir komisyonlarınca her dört yılda belirlenen arsa metrekare birim değerlerinin fahiş olarak artırılmasına bir sınırlama getirilmek istenildiği ve bununda 2017 yılında uygulanmış birim değeri varsa bu değerin %50’sini geçemeyeceği yönünde emredici kural konularak sağlanmaya çalışıldığı, buna göre takdir komisyonları tarafından 2018 yılı emlak vergisine esas olmak üzere belirlenen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerindeki artışın, 2017 yılı için uygulanan birim değerinin %50’sinden fazlasını aştığı takdirde, 2018 yılı emlak vergisinin hesabında 2017 yılı için uygulanan birim değerinin %50 fazlasının esas alınması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından taşınmazlarına ilişkin 2014 yılında emlak vergisi bildirimleri verildiği, 2018 yılına kadar bu bildirimler esas alınarak emlak vergisinin tahakkuk ettiği, 2018 yılına gelindiğinde ise davalı idarece yapı ruhsatlarına göre cephesinin bulunduğu cadde ve sokaklara göre 2018 yılı vergisinin tahakkuk ettirildiği, davacı tarafça 2017 yılı birim değeri ile 2018 yılı birim değeri arasında yaklaşık % 330 oranında bir artış yapıldığından bahisle fazlaya ilişkin tahakkukun iptali ve ihtirazi kayıtla ödenen 2018 yılı birinci taksidinin iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar vergisi ihtilaflı taşınmaz için, mahkemece yaptırılan kesif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafından 2014 yılında verilen emlak vergisi bildirimleri üzerine 2014 ila 2017 yılında uygulanan cadde ve sokak beyanlarının hatalı olduğu, 2018 yılındaki yüksek artışın nedeninin hatalı cadde/sokak bildiriminden kaynaklandığı yönünde tespitlere yer verilmiş ise de; 2017 yılında uygulanmış birim değerleri bulunan vergisi ihtilaflı taşınmazlarda, yukarda hükümlerine yer verilen yasa maddesi ile Tebliğ hükümlerine göre, taşınmaz için 2017 yılında uygulanmış bir vergi değeri bulunması halinde, 2018 ve sonraki yıllar için yapılacak artışın, 2017 yılı için uygulanan birim değerinin %50′ sini aşamayacağı ve bu hükmünde 2018 genel takdir döneminden başlamak üzere 4 yıl süreyle uygulanacağının açık ve kesin olarak belirtilmiş olması karşısında, davalı belediyece çeşitli yöntemlerle, yasada oransal olarak ve geçici süreyle getirilen bu düzenlemenin uygulanmaması suretiyle gerçekleştirilen tahakkukta ve bu tahakkuk esas alınarak ödenen tutarın iade edilmemesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından aksi yönde verilen davanın reddine yönelik vergi mahkemesi kararına karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.