Danıştay Kararı 9. Daire 2020/3440 E. 2022/4125 K. 21.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/3440 E.  ,  2022/4125 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3440
Karar No : 2022/4125

TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı hakkında, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiği, komisyon geliri yönünden 24/01/2013 tarihinden itibaren mükellefiyet tesis edilmesi gerektiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen,2013 yılı gelir vergisi, 2013/Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül dönemleri geçici vergi, 2013/Mayıs-Temmuz dönemleri katma değer vergisi ve bu vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ile mükellefiyet tesisi işleminin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu cezalı tarhiyatların dayanağı … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda yer alan tüm tespitlerin değerlendirilmesinden; … nezdinde yapılan yoklamalarda, işyerinde faaliyetine ait emtianın bulunmadığı ve işini 31/03/2013 tarihinde terk ettiği tespit edilmesine karşın 28/06/2013 tarihinde davacı nezdinde yapılan yoklamada davacının …’ın hapiste olduğunu ve işlerini kendisinin vekili olarak yürüttüğünü beyan ettiği, 24/01/2013 tarihli vekaletname ile tüm resmi kurum ve mercilerde tam temsile yetkili vekil tayin edildiği, muhasebecinin mükelleften şüphelendiği için çalışmayı bıraktığını beyan ettiği, işyeri sahibinin ifadesinde …’ın yanında davacının da olduğu ve adının da kira kontratına yazıldığını ifade ettiği, matbaacının ifadesinde davacıyla muhatap olduklarını ve basım bedelini de davacıdan tahsil ettiklerini, ofislerine gelerek aynı bilgilerle çok sayıda sevk irsaliyesi basılmasını istemesi nedeniyle şüphelendikleri için çalışmayı bıraktıklarını beyan ettiği, …’ın 29/05/2013 tarihinden itibaren hükümlü olduğu hususu da göz önüne alındığında, …’ın mükellefiyeti altında yapılan iş ve işlemlerin davacı tarafından yapıldığı ve … adına düzenlenen sahte faturaların da anılan kişi tarafından değil, davacı tarafından düzenlendiği, sahte fatura düzenlemek suretiyle elde edilen komisyon gelirinin de davacı tarafından elde edildiği sonucuna varıldığından, elde edilen bu komisyon geliri nedeniyle davacı adına mükellefiyet tesis edilmesinde ve bu mükellefiyet esas alınarak salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve katma değer vergisi ile geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması nedeniyle geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, geçici vergi aslı yönünden ise mahsup dönemi geçtiğinden geçici vergi aslının aranmayacağı ve tahakkuku yapılamayacağı dikkate alındığında bu kısma ilişkin karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Vergi ceza ihbarnamelerinin 08/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, cezalı tarhiyatın zamanaşımına uğradığı, bu hususun kararda dikkate alınmadığı, vekil sıfatıyla hareket edildiği, defter ve belgelerin incelenmediği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Davacının sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği tespit edildiğinden, tespitlere istinaden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.