Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3506 E. , 2022/5683 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3506
Karar No : 2022/5683
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … İdaresi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından ihale edilen … ihale kayıt numaralı “Van ili Erciş İlçesi … Köyü 153 adet Afet Konutu İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” nedeniyle 2012 ila 2015 yıllarına ait hak ediş ödemelerinden kesilen damga vergilerinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve ödenen 171.178,36-TL’nin yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasında mevcut Toplu Konut İdaresi Başkanlığının … tarihli ve … sayılı yazısından, davacı şirkete ihale edilen “Van ili Erciş İlçesi … Köyü 153 adet Afet Konutu İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi”ne ilişkin ihalenin 7269 sayılı Kanunun 1. maddesi çerçevesinde Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının … tarih ve … sayılı ”Genel Hayata Etkili Olur”u kapsamında gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, ihale dokümanlarının gerçekleştirilecek işle birlikte ödemeleri de düzenlediği, ihale konusu iş ile ödemenin ayrı safhalar olarak düşünülemeyeceği, sonuç itibariyle hak ediş ödemesinin ve ödemeye ilişkin kağıtların da 7269 sayılı Kanunda belirtilen ihale, sözleşme, beyanname ve benzeri belgeler kapsamında bulunduğu ve isabet edecek vergilerden muaf olduğu, olayda davacı şirket tarafından üstlenilen söz konusu yapım işinin 7269 sayılı Kanun kapsamında ihale edildiği anlaşılmakla, davacı şirketin hak ediş ödemelerinden yapılan damga vergisi kesintilerinin iadesi talebinin zımnen reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; her ne kadar, Mahkemelerince verilen 30/04/2019 tarihli “Yürütmenin Durdurulması İsteminin Kabulüne” dair kararda 561.120,42-TL tutarındaki damga vergisinin kesinti tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine denilmiş ise de, gerek Toplu Konut İdaresi Başkanlığının dosyada mevcut … tarihli ve … sayılı yazısının, gerekse söz konusu işe ilişkin müteahhit istihkak ve avans ödemeleri takip föyünün incelenmesinden, 2012 ila 2015 yılları arasında davacı şirkete yapılan hak ediş ödemelerinden toplam 171.358,36-TL tutarında damga vergisi kesintisi yapıldığının anlaşıldığı, nitekim davacı şirketin 26.09.2019 havale tarihli dilekçesinde de, maddi hata sonucu dava dilekçesinde iadesi talep edilen 561.120,42-TL yerine 171.178,36-TL’nin iadesine karar verilmesi talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak 171.178,36-TL’nin iadesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ve tahsil edilen 171.178,36-TL. damga vergisinin kesinti tarihinden iadenin yapılacağı tarihe kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 7269 sayılı Kanun’un 42. maddesinde hak ediş ödemelerine ilişkin düzenlenen kağıtlar açıkça belirtilmediğinden, hukuki yorum gerektiren söz konusu kağıtların damga vergisinden istisna olup olmadığı hususunun vergi hataları kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacı tarafın iddialarının hukuki yorum gerektirmesi nedeniyle verginin tahakkuk safhasına karşı vergi mahkemesinde açılacak davada ileri sürülebileceği, yargıya intikal eden vergilendirme işlemlerinde idarece faiz ödenebilmesinin ancak kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi durumunda söz konusu olabileceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.